Skip Navigation Links
Anasayfa
Radyo
Şair/Ses
Şiirler
Sesli Sözlük
Kayıt/Montaj
Seslendirme
Cıngıllar
Duyuru
İletişim
Skip Navigation Links
Günün Yıldızı
Haftanın YıldızlarıExpand Haftanın Yıldızları
Ünlülerden
Antolojimiz 2013
Bizden Biri
Makaleler
Etkinlikler
Video Şiirler
Anonsmatik
İngilizce Şiir
E-Posta/Kullancı Adı Şifreniz
 
 
   
 
Haftanın Şiirleri
1.
2.
3.
4.
5.
ŞAİRLER YILDIZLI
Sürgün Kırlangıç
Hecenin_Efendisi
(4,17 /6)
Son Eklenen Metin Şiirler
Tüm Parçaların Bende...
YÜREĞİNE DOKUNMAK İSTİYORUM
Hatırlarmısın...!!!
Soma'da Sisli Bahar
Özgecan,ın Anısına BEN "KADINIM"
Kırdın Aşk Dallarımı
AŞK BİLDİĞİM YALANMIŞ
ERDEM DAVRANIŞTADIR!..
** NASIL DA ACIMAsızDIN.! **
HAYATIN GERÇEĞİ BU
Aktif : 106
Bugün :   16825
Toplam : 13429652
Toplam Üye: 6415
IP :   50.16.78.128
Başlangıç: 1 Mart 2011
 
Online Üyeler :  
 
Player yükleniyor...
Diğer Seslendirmeler (1)
 
ÇAY KARASI DEMİNDE BİR BODRUM AKŞAMI




’aşkını helâl et’





kanadı kırılmış
bir serçe ürkekliğinde soluğum
ucu nemli kirpiklerine asıyorum
zamanın
hasret dumanlı nazarlarımı

sevmek yanmak derlerdi
ben ateşte yürüyorum

nereye baksam
yokluğun
nereye baksam
sensizlik
nereye baksam
yüzün
nereye baksam
hüzün

soğuk rüzgarlar yalarken
kırık pencerelerimi
içim ürperiyor
gözyaşlarım
bir çağlayana ulaşamadan buza dönüyor
solgun yanaklarımda
geceleri
gökyüzünün en parlak yıldızını söndürüyor
sağanak yağışlarım

ne olurdu sevgili

düşlerimin en karanlık yerinden
çıkıverseydin bir anda
kınalı bir eylül güneşi gibi
sarsaydın bedenimi
erguvani bir nehrin kıyısında
buluşsaydık seninle
bedenimin en kuytusundan
söküp çıkarıverseydin yalnızlığımı

ne olurdu sevgii

tılsımlı bakışınla
dudağımdaki kızıl gelincikleri güldürseydin
denizleri kuruturcasına
mavi mavi (b)aksaydın gözlerime
ellerimi tutsaydın
avuçlarımdaki zambaklar solmadan
saçlarımdaki hüzün çiçeklerini koparıp atsaydın

ama sen yoksun

yüreğimde dinmeyen bir sızı var
ve
içimin dipsiz kuyularında yankılanan hıçkırıklarım
yokluğun
bir hançer gibi saplanıyor bedenime
böyle gecelerde

gözlerin uçurumum ah yar

sen yoksun
ben senin yoksulunum
çay karası demli bir akşam çöktü gene
Bodrum üzerine
biraz ıslak
biraz yaslı
biraz buğulu
demleniyorum.

yoruldum sanki biraz
dinleniyorum



....

Hicran Aydın Akçakaya

Mesaj Gönder Arkadaş Ekle Favori Kişi Mail Gönder Bildir Şikayet Et Engelle
Biz sizin yerleri bilmeyiz güzel
En az bir ayağım yerde kalmalı
Ve değdiği yerde toprak olmalı
İstersen sen biraz bize doğru gel
Biz sizin yerleri bilmeyiz güzel

Biz sizin şeyleri giymeyiz güzel
Etek neredeyse yere sürtmeli
Tepeden tırnağa tümden örtmeli
Başörtüsü sana olmasın engel
Biz sizin şeyleri giymeyiz güzel

Biz öyle her şeyi yemeyiz güzel
Kursağımdan helal lokma geçmeli
Suyu dahi besmeleyle içmeli
Benim kimliğime getirme halel
Biz öyle her şeyi yemeyiz güzel

Biz maymun iştahlı değiliz güzel
Gönül bir düştü mü sebat etmeli
Bir sevda bize bir ömür yetmeli
Açsa da bin fettan zülfünü tel tel
Biz maymun iştahlı değiliz güzel

Biz onca duyarsız değiliz güzel
Arayıp sormamak bizde ayıptır
Bigâne zamanlar büyük kayıptır
Sizde durgun akar en kabarık sel
Biz onca duyarsız değiliz güzel

Biz o kadar bencil değiliz güzel
Hiç «hep bana» diye başlamam işe
El vurmadım, el dalında yemişe
Sizde muteberler bizde müptezel
Biz o kadar bencil değiliz güzel

Biz onca karmaşık değiliz güzel
Fazla teferruat yorar bizleri
Yalın bir sadelik sarar bizleri
Kargaşa yağdırsa üstüme ecel
Biz onca karmaşık değiliz güzel

...

Tüm parçaların bende..
İlk öpüşün, ilk dokunuşun, ilk kalp çarpıntın..
Hepsi bende..;
Şu/ramda.. <3


...
Zehirli dilinle hep yaraladın
Canımı acıttın canıma yazık.
Kalbimi bin yerden sen paraladın
Boşa geçirdiğim anıma yazık.
**


Ben seni kendime baştacı sandım
Verdiğin dertlerden tutuştum ,yandım
Öyle bir kırıldım,öyle bir sındım
Sana harcadığım günüme yazık.
**


Geceler uykumu elimden aldın
Neden sen hep benim düşmanım oldun?
Günümü ,gecemi ne hale saldın
Sabahıma yazık,tanıma yazık.
**


Ömrümü kararttın,ruhumu yordun
Ey zalim,neden hep sırtımdan vurdun
Ne beni aradın,ne beni sordun
Bu günüme yazık,dünüme yazık.
5.05.2015.
Seslendirenler:Sibel Kılıç-Uluhan
...
Sen…
Bastığı yerler aşk kokan kadın…
Işığı, rengi, heyecanı hayatın
Söyle!
Ben gittikten sonra, kaldı mı tadın?


Sen…
Baktığı yerleri aşka boyayan…
Gözlerinin kahvesinden ömrüme akan
Kırk yıllık hatırla gönlüme dolan
Azgın bir hançer olup bağra saplanan
Kalbe dayanan
Söyle!
Ben bittikten sonra, kaldı mı havan?


Sen…
Dokunduğu yerler aşk damgalanan…
Tenimde ve ruhumda mührü bulunan
Suyla yudumlanıp gökle solunan
Söyle!
Benden yittikten sonra, sürdü mü rüyan?


Bense
Kimliksizliğe sürgün simsiyah bir kırlangıcım
Avuçlarındaki denizde boğulan...


Antakya,
28 Aralık 2012
Ali ASAFOĞULLARI
...
DUYGU YÜKLÜ YAZILARDAN MİLLİYET BLOG

HEP BÖYLE KAL

MELDA

SESLENDİREN NURAL

...
Meydan okuyarak bakisiyoruz aska
sen bir gece hikayesi fisildiyorsun kulaklarima--

BEN DENIZ SANIYORUM

parmaklarimdan
ayrilik siziyor bu sevdada

icimde adini diyemedigim sevgili ölümleri...


sehirler ve yollar
limanlar ve tren garlari
hep ayni
aci agita sürüklüyor beni

KALBIM BUZ DAGI OYSA

AYRILIKLARA DAYANIKLI

ASK ALFABEM SEN

GÖMLÜM SIRA DAGLAR

HASRETIM

SEN....


Dudaklarimin catlakliginda ayyas bir islik

TUTKU AYLARDAN OCAK SIMDI

VE

----BEN ÜSÜYORUM---

...


Ağlarım her baharda, kimse görmez sevdiğim.
Yol beklerim seherde, kimse görmez sevdiğim.

Aklımı baştan aldı umutsuz aşk yarası,
Bu yaraya bir merhem kimse sürmez sevdiğim.

Ayyaş diyor her gören, perişan hallerime,
Neden diye aklını kimse yormaz sevdiğim.

Rahmet iner yaprağa, sanki bana: Eyvah! Der,
Gözümden düşen yaşı kimse sormaz sevdiğim.

Bir hasret denizinde kâh yaşadım, kâh öldüm,
Selam verip yanıma kimse varmaz sevdiğim.

Sol yanımda bir sızı, demir kafes içinde,
Paslanmış kilidini kimse kırmaz sevdiğim.

Ah! Şu yalnızlık yok mu? Dinmiyor üşümeler,
Titreyen bedenimi kimse sarmaz sevdiğim.

Derinden yaktı beni söylediğin son sözün,
Söndürecek bir suyu kimse vermez sevdiğim.

Gitmiyor ki aklımdan uzun siyah saçların,
Benim için saçını kimse örmez sevdiğim.

Değmeden elim ele yürekten yara aldım,
Bu yaraya bir neşter kimse vurmaz sevdiğim.

Sensiz kalan gönlümde isyanım arşa çıkar,
Asi kulun derdini kimse dermez sevdiğim.

Açmadan soldu gülüm, Macit şaşkın bir bülbül,
Yoluma gonca gülü kimse sermez sevdiğim.


Mehmet Macit
15.04.2015
Dikili/İzmir

...
PEK YAKINDA


Serzenişlerin ötesindeyim
Hoşgörü sınırım aşıldı
Açığa vuracağım
bir bir
yaptıklarıyla
beni acıtanları
Tiksinerek kötü yola düşecek
dilim
elim
biliyorum
Yargılansam da
değer çektirdiklerine
Kazıyıp attığım
anılarımla gömdüğüm
günden bu yana
Oh olsun
şimdiden
hepinize
Beni suç işlemeye itenlere



Seçkin GÜNDÜZ
...

Akı karası belli olur, yedi haziranda
Bu millet bilir en iyisini, seçer valla
Seçimler adil olsun,geçsin kardeşce
Yeterki hayırlı olsun, vatana millete
* * * * *
Seçilen kendini çevresini düşünmesin
Dünyada bizi ayağa, dile, düşürmesin
Osmanlı gibi güçlü olsun,hep kükresin
Çalışsın dünyaya çok güzel örnek olsun
* * * * *
Her seçimde, binbir söz vaad verilir
Öpülür el etek, sözde çok doğrudur
Seçimden sonra, kurt kaplan kesilir
Sonra unutulur, tüm sözler vaadler

Mustafa ÖZKAYA
...
Omzuna başımı koyduğumda..
Mutluluktan uçuyordum..
Kucağıma yattığında..
Sanki huzura koşuyordum..
Böyle sevda böyle coşku..
Hiç yaşamamıştım hayatımda..
Mutluluk denen şeyi..
Tattım senin yanında...!!!

Sen benim yaşama hevesim..
Sen benim herşeyim..
Uçup gitme yüreğimden..
Öldürme beni hasretinden..
Mahrum etme sevginden..
Mahrum etme şefkatli kollarından...!!!

Bitanem, bebeğim derdin derinden..
Az önce bir sigara daha yaktım..
Mutluluktan...!!!
Her dumanında senin hayalini gördüm..
Dumanı her çekişimde hayalinle avunur oldum..
Nefesin olsam sende böyle çekermisin beni içine..
Doyururmusun beni hasretinle...!!!

Özledim..
Özledim herşeyini..
Özledim omzunu, kucağını..
Özledim nefesini, sesini..
Özledim işte..
Ben şimdi özledim..
Özledim SENI...!!!
...
(3o1 Soma Maden şehidinin ölümlerinin yıldönümü münasebetiyle)

"Kaza ve ölüm bu işin fıtratında var!.." R.T.Erdoğan

Soma'da Sisli Bahar! ..




Bahar yeli elem verdi gönül telime,
Denizlere "vira" dedim, yelken dolmuyor.
Dürri güher yağsa gökten değmez elime,
Ruhum vuslat ister ama, beni bulmuyor.

Çok şey kaldı gerilerde, tükendi mühlet,
Güzellikler birer birer tarihe sindi.
Kara bahtlı ak insanlar, kimeydi külfet;
Yüreklerince tertemiz toprağa girdi?

Sabır mı, burda hükmü yok, batmanla acı,
Soluduğun kara ölüm, akı bulunmaz.
Soğuk dehlizlerde var mı yaşam ilacı,
Çarenin, çaresizliğe çaresi olmaz.

Bir meydana dizildiler üçyüz küsür can,
Yine yan yana, kardeşçe; molada gibi.
Takvimler durdu; bir tarih yazıldı o an,
Mazlumlara mezar oldu dağların dibi.

Yalnız onlar değil, biz de öldük Soma'da.
Bizim eller sis içinde bahar yaşıyor.
Sanki mevsimler değişti, her şey komada;
Yürek yangıları yeri göğü aşıyor...

17.05.2014
Fatih-İST.



Enver Özçağlayan


...

Suyun duası

Rahmet kapısında kökü cennetten,
Ab-ı hayat gibi dökersin yağmur.
Kudret sayfasında saklı nimetten,
Toprağın alnına ekersin yağmur.

Kurak gönüllerin düşüp yâdına,
Hızır gibi koştun hep imdadına.
‘Bismillah!’ zırhıyla Allah adına,
Hay deyip duaya çıkarsın yağmur.

Nazenin bedenin ak çiçek gibi,
İnersin semadan kelebek gibi.
Rahmetin elçisi bir melek gibi,
Çölün dudağına akarsın yağmur.

Soyun göçebedir seyyahtır özün,
Baharın şefkatli ılıktır sözün.
Damlaların sırlı şeffaftır yüzün,
Sulu gözlerinle bakarsın yağmur.

Bazen sinirlenir dolu olursun,
Bembeyaz kar olur, rüzgâr solursun.
Yine de şaşırmaz yolu bulursun,
Peşine fırtına takarsın yağmur.

Buluta erince kutsal miracın,
Lokman hekim gibi şifa ilacın.
Gökkuşağı şalın, yıldızlar tacın,
Göğünde güneşi yakarsın yağmur.

Kâinat seninle yüzünü yıkar,
Şenlenir dört köşe, meydana çıkar.
Elbette bilene perde aşikâr,
Hakk’ın bayrağını dikersin yağmur.

Yerle gök arası çıkar inersin,
Boşlukta görünmez sala binersin
bazen celallenir bazen dinersin
Sinende şimşeği çakarsın yağmur.

Suyun duasıdır huşu bürümek,
Rabb’in esmasına doğru yürümek.
Bu/harın yolunda var mı çürümek?
Miski amber gibi kokarsın yağmur.



...


Ve nihayet evlendi küçük hanım
Güzelim yüzünde çizgi çizgi gam.
Kocası ne zengin, ne halden anlar biri
Üstelik çirkin ve kaba bir adam.


Evleri şimdi doğunun bir yoksul şehrindedir
Ne dağlar yol verir ne ırmaklar su
Kalın kara bıyıklı, kara mavzerli adamlar
Kurmuşlar dağların başına pusu...


Öksüz bir ceylan gibi her akşam
Odadan odaya dolaşıp durur
Pencereden baksa bir yer görünmez
Sokağa çıksa söz olur.


Kör kandiller gibi yanar elektrikler
Sokaklarda çirkin köpekler
Gece şehir kulübüne gider kocası
Küçük hanım odasında yapayalnız oturur.


Büzülür korkudan bir köşeye çaresiz
Eski hayallere bir bir uzaktan el eder;
İstanbul’u düşünür, altın kumları düşünür
Sonra bel vermez dağları, yol vermez ırmakları


Kalın kara bıyıklı adamları düşünür...
Batar avuçlarına sedeften tırnakları
Bir şey kopar içinde bir bilinmez yerinden
Nemli bulutlar geçer güzelim gözlerinden


Ah ! Bu kader demeyin, kısmet demeyin
Anlatılmaz şimdi küçük hanımın derdi
Her kuş dengiyle uçardı, böyle olmazdı
Küçük hanımlar bilselerdi...


...
O NEYİM


O senin neyin olur
derlerse
derlerse
Şarkım olur
diyeceğim
notalarım
ezgim
Arada bir çalarım
Her çalışta anarım
Dinlerken
oynamak ister
ağlarım


Seçkin GÜNDÜZ


...
Kalbime bir ok düştü sebebsiz, nedensiz..
Sanki bir ömür boyu kalbimin hücresinde saklı..
Ruhum ruhunda esir..
Neydi yüreğimin cezası...!!!

Bir o kadar ağırlık çöktü bedenime..
Ben her gece ağlamak zorundamıyım..
Ne zaman bitecek bu acı..
Ne zaman bitecek yüreğimdeki sancı...!!!

Yüreklerimiz kan ağlarken..
Değer mi hiç bütün bu zulümlere..
Sevdamız alev alev tutuşurken..
Hayatı dolu dolu yaşamak varken..
Nedir bu kin, bu öfke..
Nedir bu eziyet, işkence..
Nedir bu ızdırap...!!!

Değer mi hiç..
Candan yürekten severken..
Değer mi söyle..
Değer mi acı çekmeye...!!!

Sen benim alın yazım..
Sen benim kara bahtım..
Ben sana sevdalı..
Sen bana hasret..
Özlemlerimizle, bir ömür bitecek...!!!

Kalbimiz isyanlarda, sessiz çığlıklarda..
Duymuyor, görmüyor, hissetmiyoruz artık..
Öylesine kapalı kalmışkı hücrelerde..
Sağırız, dilsiziz, hissiziz artık..
Yazık çok yazık...!!!

Kimbilir o kapalı hücreler..
Bir gün özgürlüğe kavuşur..
Sessiz Sevdamız bir gün huzura erişir..
KiMBiLiR...!!!
...
YAĞMURU İZLİYORUM PENCEREMDEN
SİCİM GİBİ YAĞAN YAĞMURU
DÖRT BİR YANIM SEL SAĞNAK
BİR DE ÜSTÜNE CABASI;
YAĞMUR SONRASI KOKAN TOPRAK
VARSIN ALSIN GÖTÜRSÜN BENDEN KALANLARINI
BU YAĞMUR BU SAĞNAK
BELKİDE SONU BÖYLEYDİ SENİ SEVMENİN
NASİPMİŞ DEĞİLMİŞ MEĞER AŞKLA SENLE YAŞAMAK
ÇOK ZOR OLACAK BİLİYORUM SENDEN SONRA
HER YAĞMUR SONRASI YAŞIYORUM SANIPTA
NEFES ALMAK...

SEDAT KESİM
...


Gün doğarken üstüme, bölük pörçük hislerim.
Ah be zalim sevgili! Bitti artık düşlerim.
Aldın canımdan canı durmaz akar yaşlarım.
Kandım aşkın yeline, üzülme; Sıra sende,
Gönlünde yatan sevda saçın yolsun ben gibi.

Merhaba! Yeni güne, ömrün son baharında,
Okşar teni meltemler sabahın seherinde.
Üşümeler hep senli, gönül aşkın harında.
Candım canına kurban, gör şimdi; Sıra sende,
Kalasın ayazlarda ruhun ölsün ben gibi.

Ah! Şu dalgalar yok mu? Hem söyledi, hem çaldı.
Kalbimdeki yaranın hicranı baki kaldı.
Uzak kalsın bedenin, ruhunu kimler aldı?
Yandım gönülden ey aşk! Dileğim; Sıra sende,
Yanasın ateşlere, yüzün solsun ben gibi.

Deryada bir yoksulum, sulara adın yazdım.
Bilesin ki cananım! Umuda mezar kazdım.
Duymadın çığlıkları teli kırık bir sazdım.
Bendim, kapına gelen, yalnız kal; Sıra sende,
Uğra bir meyhaneye, âlem gülsün ben gibi.

Yansır suya huzmeler unut artık der gibi…
Pürü pak sevgi dolu gönlümdeki har gibi…
Gelmeyen sevgilinin niyetine sar gibi…
Andım yıllarca seni, bak işte; Sıra sende,
Hasret dolu bir yara, gönle dolsun ben gibi.

Aman vermedi yıllar büküldü bak dizlerim.
Ölüp giderim sanma! Çöküşünü izlerim.
Gülemem ben sen gibi, can evimden sızlarım.
Sandım sevgini gerçek, inan ki; Sıra sende,
Adak ağaçlarında çulun kalsın ben gibi.

İsyan etmem kadere düşlere dalan benim.
Erdi aşka yüreğim, yanmaz artık bu canım.
Macit Hakk’a gidiyor varsın boş kalsın yanım.
Bandım aşkın aşına, darılma; Sıra sende.
İşlesin ciğerine, yere çalsın ben gibi.


Mehmet Macit
15.05.2015
Dikili/İzmir

...
Canımda can bildiklerim
Gözünden yaş sildiklerim
Yollarına öldüklerim
Söyle bana nerdesiniz?

**
Yoklukta el ele idik
Sohbette dil dile idik
Acıda sel sele idik
Söyle bana nerdesiniz?

**
Dünya çarkında ezdiren
Gözlerinden yaş süzdüren
Akları kara yazdıran
Söyle bana nerdesiniz?

**
Koldan kola sarılmaya
Sevgi ile karılmaya
Gün kalmadı sorulmaya
Söyle bana nerdesiniz?

**
Günü gelir devran döner
Eller bize dıştan yanar
Gün ikindi ,gözler söner
Söyle bana nerdesiniz?

Osman Tekerci

Seslendirenler:Hürrem-Uluhan
...
Biliyor musun sevgiler hep anlamsız
"Seni seviyorum" desem anlayacak mısın
Hani ben sana "sevdam" diyordum ya
Saatlerce resmine bakıyordum ya
Hani ben sensiz nefes alamıyordum ya
Hani sen yokken her şey anlamsızdı ya
Hani sebepsiz göz yaşlarımdın ya
Hepsi doğru hepsi gerçek
Ben seni
Senin bilmediğin senin düşünemediğin
Senin sevemediğin yüreğimle sevdim
Çok yaralar açtın artık dermansız
Seviyorum desen bile artık mânâsız
Gelişin muhteşemdi gidişin anlamsız
Güvenmiyorum artık sana aşklar da vefasız
O elâ gözlerin geldi bir an aklıma
Kendimi attım o eski sokaklara
İsmini yazmıştım parktaki ağaçlara
Yazılar silinmiş aşklar unutulmuş
Beklerken ağaçlar çoktan kurumuş
Virane olmuş bitmiş ömrüm
Hoşçakal hoşçakal gönlüm...
...


Ezgilerden ayrıldım sen buradan uçalı
İçimdeki çocuğun katili oldum anne
Dokunduğum gül diken okşadığım hep çalı
Yüreğime saldığın yaşlarla doldum anne.
Yıllar geçti su gibi yitenleri unuttum
Yuvarlandım bir yara, itenleri unuttum.

Bulut düştü düşüme aldırma gülüşüme
Yağmalandı gökyüzüm maviler koyulaştı
Zaman mı sebep oldu böyle bükülüşüme
Yüz yıllık kasavetler karanlığa ulaştı.
Yalnız albümde kalan resimleri unuttum
Dost muydu, arkadaş mı, ben kimleri unuttum?

Denizde yakamozu çılgın bir dalga vurdu
Hüzün renkli gömleği şiirle oyaladım
Ömrüme cellât saat zamanı sona kurdu
Simsiyah mürekkebi büyük hazla yaladım
Mısralarda kayboldum melekleri unuttum
Yıldızlarla tuttuğum dilekleri unuttum.

Kök salıyor saçlarım uykusuz gecelere
Dağılan tellerini rüzgârla tarıyorum
Dilimdeki sitemler vatandır hecelere
Eskiyen günlerimi özlemle arıyorum.
Beni hicrana salan türküleri unuttum.
Yaşamayı sevdiren öyküleri unuttum.


Afet İnce Kırat
...
GİTTİ

Öyle doğdu
Böyle öldü
Şöyle böyle yaşadı
Yaşadıklarına doymamıştı
Yaşayacaklarını kucakladı
dopdolu sevgiydi
donup kaldık
kaptı gitti


Seçkin GÜNDÜZ


...


Artık hiç bir şey eskisi gibi değil
Bu nasıl kirleniştirki, özgürce gülemiyorum
Cehalet ölümün kıyısına demir atmış
Saçlarımı okşayan baharın ellerinde soluyorum

Ümitlerimi çileden çıkartan eksiklik, içler acıtan!
Gözlerimde gökyüzünü gürleten kirleniş, pınarlarımı
kurutan!
Ruhumda şimşekleri çaktıran yarımlık, yüreğimi
susturan!
Kulağımı sağır eden insanlıktan utanıyorum

Her an içimde deprem kopuyor,
"Suçlu", "azmettirici","tahrik" edenmiş gibi
Masumiyetimin yüzüne bir çentik daha atılırken.
Tek katilim, "cehalet".

Ruhum tekmelercesine darp ediliyor
Korunmasız bağırışlar, yapayalnız çırpınışlar
Şiddete, cinsel istismara maruz kalıyorum.
Yorgun, soluksuz, kendimi suçlu hissediyorum

Sahi, kaç kadını daha öldüreceksiniz?
Umutlarımızı, bir kefene sardınız mı?
Hiç yaşanmamış, yanılmamış gibi susup,
Bu toplumun omuzlarında uğurlanıyorum
Oysa ben "anayım", ben "kadınım"

Remziye ÇELİK
Radyo Sinko canlı yayın kaydı ...
...
Sensiz kalan yüreğim inan metin olacak,
Öyle bir estin yâr ki, kırdın aşk dallarımı.
Fersiz solan gözlerim inan yetim kalacak,
Öyle bir estin yâr ki, kırdın aşk dallarımı.


Kararımı kapkara gözlerinde kılmıştım,
Nedensiz bir sözünle anında yıkılmıştım,
Halbuki yıllar boyu aşkına takılmıştım,
Öyle bir estin yâr ki, kırdın aşk dallarımı.


Ne çare ki ben artık nazlarından yoruldum,
Şimdi bana sorarsan olgunlaştım duruldum,
Mantıklı düşünerek koltuğuma kuruldum,
Öyle bir estin yâr ki, kırdın aşk dallarımı.


Sabrettikçe nereye? Sonu yok bu çilenin,
Umrundamı belki de kalbime seçilenin,
Yazgısı pek karaymış sevdikçe küçülenin,
Öyle bir estin yâr ki, kırdın aşk dallarımı.


Halıma bir göz attım silkeledim toz attım,
Ayranım yavan imiş çalkaladım tuz attım,
Deli dolu huyundan çok usandım söz attım,
Öyle bir estin yâr ki, kırdın aşk dallarımı.


Alptekin Yazar

...
BABAM..!
Babam hızlı imiş canı da tezmiş,
Gönüllere sevgi ekmiş can babam.
Anamla birlikte bağ-bahçe gezmiş
Nice fidanları dikmiş can babam.

Dedemizden göremezken hiç sevgi,
Bizleri büyüttü dilinde övgü
Babasından her gün alırmış yergi
Daha ne cefalar çekmiş can babam.

Gençliğinde sevmiş güzel bir kızı,
Alamadan onu geçirmiş yazı
Bir yerde birleşmiş annemle izi
Ama kaynanadan bıkmış can babam.

Annem güzel kadın çok sevmiş onu,
Dört yıl çocuk yokmuş, bu imiş konu
Ama Allah vermiş beş çocuk sonu
Hepsini koluna takmış can babam.

Almanya’ya gitmiş ablam doğunca,
Geri dönmüş gurbet onu boğunca
Gam ile gasavet başa yağınca
Hayattan usanmış-bıkmış can babam.

Çalışmış bir ömür yüzü gülmemiş,
Dünyada güzel bir vefa bilmemiş
Ölürken de bizden kimse kalmamış
Kevser ırmağına akmış can babam.

06/08/2012 Selma DİZLEK
...
Miraç kandiliniz mübarek olsun....
...
ANAM
Pınarların suyu acı ama berrak
Gözlerinden akıyor yaşlar ağlayarak
Üzülme garip anam ağlamayı bırak
Özledim seni özledim ANAM

Ömrüm geçdi hem anasız hem babasız
Bir abim var ellerde vefasız
Mutlumu sandın gurbetde yalnız
Özledim seni özledim ANAM

Cok sevdiğim babam şimdi nerde
Özlemin birikdi taşıyor bende
İki oğlun var biri gurbette
Özledim seni özledim ANAM

ARİF HİKMET YANMAZ.
...
Ben karaliklarda aglar

Karanliklarda soylerim

Binlerce gozyasi deyse tenime

Gun isigi dogdugunda gulerim

Karanliklarda diner korkularim

Karanliklarda biter acilarim

Sen olmasanda zor gunumde

Karanliklarda sevdami yasarim

Coskularim,sevinclerim,sevdam

Firtinalara tutulmus

Toz bulutu misali

Ucar gider ellerimden

Tutamam dur diyemem

Karsi duramam aciz kalir yuregim

Karanliklara siginir

Karanliklarda yasarim

Bak gece oldu sokaklar soguk

Hasret kaldigim sevgin isitir beni

Karanlik coker issiz kuytulara

Yuregimde tasidigim sevgi aydinlatir beni

Seni aradim habersiz gidislerinde

Hep ozledim sessiz bekleyislerimde

Daglama yuregimi niye agladin diye sorma

Sensiz dunyamda konusurum ben yarali

Yanlizligimda sakli tum acilarim

Son veda sozu gibi islemis yuregime

Suskunlugum ise bos duvarlara konusur

Hayal bile edemem mutlulugu kahrolurum…

Icin icin yikilmis hayatimda yok olurum

Hasret coker karabulut gibi ustume

Gozyaslarim ise icten ice yakar canimi

Anlatilmaz anlasilmaz sozler cikar dudaklarimdan

Manasiz bakarim sensiz hayata

Boslukta yasarim sevginden yoksun

Bilinmez bir hayatta SIKISIR bedenim

Uzgunum bile diyemem sorgusuz infazlarda

Bir ruh olume mahkum yanlizliklarda

Vay sevda vay seni tasimak ne kadar agir

Tasimak yurek ister hemde dag gibi sabir

...



Eskiler alırım haydi eskici..
Eski halı,kilim,giyisi alırım:
Bir zahmet banada uğra eskici,
Acele edersen memnun olurum...

çekinme eskici içeri buyur
Burada bir aşkın ateşi uyur
Baktıkça içimin yangını büyür!

İşte şu odada başbaşa kaldık,
Şu ahşap masayı birlikte aldık.
Onun şu gördüğün kadife koltuk.

Bilsen şu camları örten perdeler
Neler gizlediler,neler gördüler,
Konuşabilseler neler derdiler...

Burada ne varsa hepsi senindir,
İlk önce duvardan tabloyu indir.
Hiç sorma resmini gördüğün kimdir ..!

Onun şu daktilo,şu kalem kağıt
İster sat istersen hayrına dağıt
Sussun bu hıçkırık,dinsin bu ağıt..!

Sabırmı dayanır bu ihanete !
Hiçbirşey bırakma kütüphanede,
Benim ne işim var defter kitapla
Topla be eskici hepsini topla!

Hepsinde yaşayan binbir anı var
Hepsinin birşeyler söyler yanı var
Al götür hepsini sırdaşlarımın
Kurusun kaynağı gözyaşlarımın...!

Al götür eskici ne resmi kalsın
Ne yüzü,ne izi, ne ismi kalsın
Onsuzda gülmeye değer bu dünya
Onsuzda görmeye değer her rüya...


Cemal Safi
...
HOŞCAKAL

Biliyor musun sevgiler hep anlamsız
seni seviyorum desem anlayacak mısın
Hani ben bana sevdam diyordun ya
Saatlerce resmine bakıyordum ya
Hani ben sensiz nefes alamıyordum ya
Hani sen yokken her şey anlamsızdı ya
Hani sebep siz göz yaşlarımdın ya
Hepsi doğru hepsi gerçek ben seni
Senin bilmediğin senin düşünemediğin
Senin sevemediğin yüreğimle sevdim
çok yaralar açtın artık dermansız
Seviyorum desen bile artık manasız
Gelişin muhteşemdi gidişin anlamsız
Güvenmiyorum artık sana aşklarda vefasız
O ela gözlerin geldi bir an aklıma
Kendimi attım o eski sokaklara
İsmini yazmıştım parktaki ağaçlara
Yazılar silinmiş aşklar unutulmuş
Beklerken ağaçlar çoktan kurumuş
Virane olmuş bitmiş ömrüm
Hoşçakal hoşça kal gönlüm

Şiir:
Arif hikmet yanmaz.


...
SENDE Mİ KALDI ŞİMDİ KURDUĞUM SENLİ DÜŞLER
SENDE Mİ KALDI HAYALLER UMUTLA BEKLEDİĞİM YARINLAR
BİR SEN VARDIN BENDE OLAN BENİ HAYATA BAĞLAYAN
SENDE Mİ KALDI ÖMRÜM AL ARTIK İSTEMEM SENİN OLSUN
SANA ADANMIŞTI TÜM SEVMELER...

SÖYLE BU GİTMELER NEREYE KADAR
NEREYE KADAR TERKETMELERİN
MUTLUMUSUN ŞİMDİ BENDEN UZAKLARDA
TADI YOK İNAN Kİ SENDEN SONRA TÜM SEVMELERİN...

SEL SAĞNAK YAĞIŞLARIM OLDU HEP SENDEN SONRA
FIRTINALAR ESER KASIRGALAR KOPAR YÜREĞİMDE
GELDE DİNSİN BU CAN ÇEKİŞLERİM GÖNÜL GÖZÜM GÜLSÜN
AŞKI DOĞSUN ARTIK SEV DE SEVDA SABAHLARIMA

AĞUSTOSUNDA KAR OLDUNDA YAĞDIN SENLİ HAYALLERİME
SENDEN SONRA ÇİÇEKLERİ SOLDU BAK GÖNÜL BAHÇEMİN
HÜZNÜN BÜYÜK ÇOK AĞLADIM SESSİZ GECELERDE
BİLİYORUM BU GİDİŞ EBEDİ YAZIK Kİ BİR DAHA DÖNMEYECEKSİN

KIRIK DÖKÜK MÜ ŞİMDİ SENLİ HAYALLER
PARAMPARÇA DARMA DAĞIN SENDEN AYRI
BİR ARAYA GELMEZMİ YAZIK SEVEN GÖNÜLLER
AŞK BİLDİĞİMİZ MEĞERSE KOCA BİR YALANDI

HADİ GİT ŞİMDİ;

BENİ BÖYLE BIRAK BÖYLE ANLAMSIZ BÖYLE DAĞINIK VE BÖYLE ANSIZIN...

SEDAT KESİM
...

Erdem Davranıştadır! ..

Lafta değildir erdem, bil ki davranıştadır,
Onun için âlemde yarış muttasıl sürer.
Yaşama savaşında, insan arayıştadır,
İrfana denk düşen şey, ancak vermekle ürer.

Böyle akar evrende kemâle doğru ahenk,
Faydasız ilimlerden sığınılır Allah'a.
Gökler insana verir, insan tabiata denk,
Bu düzene uymayan yollar çıkmaz felaha.

Derdimiz; nefse göre bencilce yol almaktır,
Aç komşusu kalmayan toplum gibiyiz, eyvah!
Firavun'ca muteber saraylarda kalmaktır,
Tutar bizi sonunda milyonlardan çıkan ah! ..

22.12.2014
Fatih-İST.
Enver Özçağlayan
...


- Bir kibrit aleviyle kenti ateşe verip
Yangınlar ortasında donmaktır seni sevmek…-



Seni sevmek, ateşe kor taşıyan çıranın
Bir kardelen hüznüyle buz tutup yanmasıdır.
Çoktan uykuya dalmış eski bir hatıranın
Bir ney fısıltısıyla tekrar uyanmasıdır.

Seni sevmek, “ol” denen anda arafta kalmak
Kalûbelâdan beri can bilmek nefesini.
Cennet hangi yandaysa diğer tarafta kalmak
Cehennemde yanarken ödül saymak sesini.

Seni sevmek, her gece gurbeti yudumlayıp
Annesine kavuşan bir çocuk çığlığıdır.
Kirpiklerinden sızan şerbeti yudumlayıp
Damlaya teslim olmuş denizin sığlığıdır.

Seni sevmek, bir kavmin göçünden vazgeçmesi
Dizlerinin dibinde kalması on beş asır.
Meleklerin avcuma konup zemzem içmesi
Tek kişilik bir efsun, hiç dillenmemiş bir sır.

Seni sevmek, gecenin yakamoz sarhoşluğu
Yıldızların denizle imzalanmış aktidir.
Umudu müjdeleyen tan yerinin loşluğu
Bir sabah ezanına sığmış huzur vaktidir.

Seni sevmek, güneşe vurgun şafak zamanı
Gözlerimi okşayan ufuk çizgisi bazen.
Bazen tövbekâr bir düş, bazen nifak zamanı
Bir sarhoşu ağlatan sevda ezgisi bazen.

Seni sevmek, aynada gördüğüm yüze bakıp
Kudretini yeniden anlamak Yaradan’ın.
Kimliğimi sahipsiz bir yetime bırakıp
Yelkovan suretiyle sahibi olmak anın.

Seni sevmek, şairin şiire doymaması
İsmini her bakışa yazmak istemesidir.
Yitirdiği yılları toprağa koymaması
Mezarını gönlüne kazmak istemesidir...


Yavuz Doğan
Beylikdüzü
...
Sen öyle elif gibi dimdik durup
Başkası yok dercesine bakarken gözlerime
Ben cezm olup tutuklu kalmıştım yüreğinde
Toprak kokusunun sarhoşluğuna düşüyordum
Aşka efsunlanmış gözlerinin yakamozlarından

Sen mecnun sırrında sevdiğim diyordun
Ben özlemine yeniliyordum
İsyanları sıralayıp ardı ardına
Küfürbaz sözlere nazır
Kırılgan gelincik yaşları devşiriyordum
Çöl sıcağı dudaklarımın kıvrımlarından

Ey ömrümün mevlanası
Bir gül ver, ya da gülüver
İstersen güzel bir söz söyle
Gönül mihrabından gelen
Hutbeni okusun yüreğim!
Bütün bedelleri ödeyesim var

Dilin mi dön müyor?
Öyleyse Yusuf iffeti sakladığın
Gözlerin gülsün.
Savrulsun aşk cemresi bakışların
Zemheri gönlüme baharlar düşsün...!
Bastığın yerlerde yüreğimi kurban edesim var

Rüzgar ol istersen
Es yüreğime süpür sensizliği
Saçlarımı ellerin çözsün
D ilimi lal edip parmak izlerin tenime düşsün
Buram buram kokunu çekip gönlüme bereket yağdırasım var.



Yağmur olup
Yağ üzerime üzerime
Sırılsıklam aşk denen derdi şakaklarıma dayarken
Gözlerinin kuytusuna kör bir sevgili düşsün
Dilimdeki sessizliği yalanlayasım var


Bir şey ol işte, güzel bir şey
Ben sende, sen bende iken
Üzerimize ayrılığı giydirmeden,
Anlasana sevgili ,ey sevgili ,en sevgili!
Ey aşk bakışlı yar
Ne güzeldir
Bir çift gözde gülüş olabilmek
Bir gönülde dua olabilmek
Ben seni dualarıma aldım
Aminlerime yokluğunu anlatamam
Rabbim biliyor, sende bil istedim...
Ömrümü ömrüne veresim, alnına yazılasım var...
Sen kokunla tütsülenmiş bir emanet taşıyorum
Gönül kabene yüz süresim var ...


...
Ak kâğıt üstüne yazarken aşkın
Sığmıyor gözlerden taşıyor taşkın
Bense yokluğunda divane şaşkın
,,,,Gözlerim ağlıyor beden üşüyor
,,,,Kara topraklara gözüm düşüyor

Yâr koydun koynumda iki elimi
Görmüyorsun şu çağlayan selimi
Ey vefasız lâl eyledin dilimi
,,,,Gözlerim ağlıyor beden üşüyor
,,,,Kara topraklara gözüm düşüyor

Kendimdende yavaş yavaş ıradım
Erişti göklere ahım feryadım
Şişelerde damla damala aradım
,,,,Gözlerim ağlıyor beden üşüyor
,,,,Kara topraklara gözüm düşüyor

Der DURAK’ım gayri canı nideyim ?
Bu davayı nere kadar güdeyim ?
Eylemeyin beni artık gideyim
,,,,Gözlerim ağlıyor beden üşüyor
,,,,Kara topraklara gözüm düşüyor

Durak YİĞİT
Gönüllerin Şairi
KOCAELİ

...
........’Kaderim bu böyle yazılmış yazım
.........Hiç kimsenin aşkında yoktur gözüm
.........Bir yalnızlık şarkısı çalar sazım
.........Ben yalnızım, ben yalnızım, yalnızım’


*****



Bir değil,
bin yalnızlık şarkısı söylüyor içim
bedbahtlığın,
perişanlığın en ortasındayım
BEN YALNIZIM...



Gecenin karanlığı eşkıya gibi
çökünce şehre
Aklıma da
apansız sevdan geldi miydi bir de
Değmeyin gayrı saltanatıma...



Hani
O eski köy meydanlarını aydınlatan
Tek direkli,
sönük ampüllü
Kendini ışıtmaktan bile korkan
Sokak lambaları vardır ya;
İşte
onlara benzer yalnızlığım...
Bırakın,
Bir değil,
bin yalnızlık şarkısı söylesin dilim
Kime ne...



Uçsuz-bucaksız bir ummanda kaybolmuş
yelkensiz
Küreksiz
Dümensiz
Başı boş bir tekne gibi yüreğim...
Ne yana gideyim?
Kime ne diyeyim?
Nasılsa yutacak beni dalgalar
Ve ben yalnızım...


Bırakın,
Bir değil,
bin yalnızlık şarkısı söylesin dilim
Size ne ?


Tarifsiz sızılar var bedenimde
Yüreğe saplı paslı bıçaklar misali
Sevdası hala içerimde
Çekip atsan bir türlü
Çekmesen bir başka...


‘’Söyleyemem derdimi ben kimseye’’


Ve ben yalnızım...
‘’Bırakın’’ dedim size!
Varsın,
Bir değil,
bin yalnızlık şarkısı söylesin dilim...
Kime ne?



Bursa
16 Ağustos 2001
Ali ASAFOĞULLARI
...
Ben dünya denen bu koca okyanusta sadece bir damlayım
Yaradan doğ dediği için doğdum gelip geçiciyim faniyim
Benim senden senin benden bir üstünlüğün yok
Ben aynı sen sense aynı benim
Yaradan emretti geldim ancak onun emriyle giderim
Misafiriz şu yalan dünyada ey insan kardeşim
Bende senin gibi iki kapılı bir handayım
Geldik gideceğiz elbet birgün
Veysel misali uzun ince bir yoldayım

Sedat Kesim
...
KOCA ÇINAR

Sana dair senli cümler kurmak
Güneşi tutmak yıldızları yere sermek olurdu
Cennette tuba ağacı dalında yaprak,
Üzerinde gölgen olmak
Nasıl yazılır nasıl anlatılır
Yaşanan mutluluklara kifayetsiz sözler
Seninle varoldu bahçende güller çiçekler

Kokunun olmadığı mekân gurbet
Adının geçmediği diyar el gibidir
Yandığında yüreğim, sızladığında içimin ağrıları
Karlı dağımsın, kana kana içtiğim ruhumun can suyusun

Zirvesinde kartal kanatlarında uçtuğum
Yaylasında coştuğum, ovasında doyduğumsun
Yeleleri coşkulu yılkı atları gibi özgür olurum sinende
Gövdesine sırtımı yasladığım, dallarına sarıldığım
Eli bereketli, ayağı nasırlı koca çınarım

Aldığım nefes bahar rüzgârı gibi huzur dolu
Yürüdüğüm yollarda senin izin
Dokunduğun saçlarım elin kokuyor
Öğütlü sözlerin var kulağımda çınlayan
Yaradan seni önümüzden eksik etmesin
Gölgesine tutunduğum soluklandığımsın annem

Şimdi bende anneyim
Sen olmak yüreğimi yoruyor.
Karlı dağım koca çınarım
Sakın gitme uzaklara

Sen varken hiç korkmam
Hasta olmam yolda da kalmam
Gidersen öksüz kalır her yanım
Üşürüm çok üşürüm
Yamalarım çoğalır dertlerim azar
Hep yanımızda hep başımızda kal
Koca çınar
Gülümse ki gözlerinde cenneti göreyim.

Deniznas (S.E)
...



Güvenme çok dostuna üstüne ayaz düşer,
Üzülürsün bak sonra gönlüne maraz düşer.

Sevmek zorunda değil elbette kızan olur,
Kırdığın gönüllerden kinayeli söz düşer.

Yok etme hayalleri inandığın gibi ol,
Zorda kalan yoksulun umuduna tuz düşer.

Seçilecek Vekili seçmemeli Liderler,
Aksi halde mebusun hislerine kuz düşer.

Sıralarsın çok vaat inanır sana toplum,
Getirmezsen yerine rakibine koz düşer.

Söylediğin her sözün durmalısın ardında,
Çıkar bir gün yalanın sohbetine buz düşer.

Basarak sağlam yere sarf etmezsen sözleri,
Görmeden henüz yazı mevsimlere güz düşer.

Hatipler meydanlarda sanki her sözü doğru,
Saf sanmayın Milleti oylarına naz düşer.

Çok mu zor dürüst olmak? Saklarlar gerçekleri,
Açık olursa her şey, maskeleri tez düşer.

Demeyin ha! Hep bana, düşünün oy vereni,
Giderse bu hal böyle sandıktan ikaz düşer.

Kimlikler üzerinden yapılmasın siyaset,
Gelecek yarınlarda topluma garez düşer.

Alet olmasın Dinim siyasetin diline,
Vatandaşın kalbine sönmeyen bir köz düşer.

Partilerin dilinde barış, sevgi olursa,
Oy verecek insanın yüreğine haz düşer.

Çıkınız ekranlara paylaşın kozunuzu,
İyi not alanlara kalplerden niyaz düşer.

Yüzde onluk barajı eleştirmez büyükler,
Yem oldukça küçükler Macit’e uyuz düşer.


Mehmet Macit
07.05.1015
Dikili/İzmir

...
Gel Zeyn
Gel ki adımların Hızır’ın ayaklarında bereket olsun
bir bir umut düşürsün
toprakları arşınlayan tomurcuklara
Güneş aldığın her nefes
verdiğin her nefes te
Ziyâ’lar doğursun step’lerin ana kucağında
Ve ne kadar kızıl şafak
ne kadar tükenmişlik varsa
Mazlum olan sesin dua silahıdır
yüreğin ellerin
tut her birini sıkıca
tut aln’ın dan karışla
Ki
Çocuklar korkusuz ca gülümse sin
Gözlerini yumma dan ufuklara





Gel Zeyn
Gel ki dağı taşı parsellenmiş şehirlerin eteklerinde
yamalar sökülsün
Gamzelerin de gizlenen gülüşünden bir tebessüm lûtfet
Göğüs kafesi beton yaralar la açılan renkler
Kuşlar misali gök yüzün de süzülsün
Ezânların
yalnızlığımı ciğerlerim de hançerlediği vakitlerde
Baş döndüren hız la genleşen koca
koskoca bir boşlukta
Şelpe’ler le inleyen sazın teli gibi aklıma düşmelerin
Ve bilmelisin ki
bu benim kefen giyinmiş halim





Gel resimlerin yıpranan kenarların da
gözlerine eğreti mutluluk sürmeleyen yetim
sofraların dövülen
itilen
hor görülen elleri Zeyn
Gel
Avam tabakan dan kaçak bir türkü fısılda kulaklarıma
Zulüm rüzgârın da uçuşan sakallarım aklansın
Merhamet’in ecel terini döker iken Dünya
isyankâr reddedilmiş sözcükler sür dudaklarıma
Son bir damla göz yaşına şahit olan
Yasin hürmetine
Su niyet’ine gel Zeyn
Gel...






...
ANAM

ANAM SANA BİR ŞİİR YAZACAKTIM AMA
SENİ ANLATACAK KELİMELER YETMEDİ LÜGATTA
DİLİM TUTULDU KONUŞAMADIM
ÇOK YETERSİZ KALDIM SENİ ANLATMAKTA

NERDEN BAŞLASAM,NASIL ANLATSAM
ÇOCUKLUĞUMA DÖNÜP TE DİZİNDE YATSAM
DÜŞTÜM YARALANDIM, YARALARIMI SARAMADIM
MERHEME NE HACET,SEN ÖPÜNCE İYİLEŞİRDİ YARALARIM

NE KORKUM OLURDU,NE TASAM
KEŞKE HEP YANINDA YAŞASAM
ŞİMDİ YALNIZIM ,ACITTI CANIMI YARALARIM
SEN OLSAYDIN YANIMDA ,ÖPÜNCE GEÇERDİ TÜM SANCILARIM

ÖNÜMÜZE KOYDUĞUN AŞDAN
ALMAZDIN BİR KAŞIK BİLE TABAKTAN
HEP DOYDUK MU DİYE BİZE BAKARDIN
KENDİN SOFRADAN ,HER ZAMAN AÇ KALKARDIN

ANLAMAZDIM NEDEN HEP KARNINI BAĞLARDIN
KAÇINCA YÜZÜNÜN RENGİ,KUŞAĞI BİRAZ DAHA SIKARDIN
NE BİLEYİM ANAM KÜÇÜKTÜM CAHİLDİM
ANCAK ŞİMDİ AÇLIKTAN OLDUĞUNU ANLADIM

BİLSEYDİM O ZAMANLAR
ALIR MIYIM BİR KAŞIK BİLE SENSİZ
DEDİM YA KÜÇÜCÜKTÜM,CAHİLDİM
YOKSA GEÇER MİYDİ BOĞAZIMDAN LOKMALAR


KİTABINDA YOKTU SENİN,HASTA OLSAN DA YATMAZDIN
HASTA HALİNLE KALKAR BİZE YEMEK YAPARDIN
BİZLER ATEŞLENİP YATARKEN
BAŞUCUMUZDA BEKLER, DUA EDER AĞLARDIN

HEP KOL KANAT GERDİN
BİZİM İÇİN ÖMRÜNÜ VERDİN
HER AN YANIMIZDAYDIN
CENNET GÜLÜ GİBİ KOKARDIN

SOKULUNCA KUCAĞINA,GÜL KOKUSU DUYARDIM
KABUSLU FIRTINALI GECELERDE HEP SENİ ARARDIM
USULCA HER GÜN ÖNLÜĞÜMÜ GİYDİRİR
KIZ KARDEŞİMİN SAÇLARINI ACITMADAN TARARDIN

DAĞILINCA ÇOCUKLARIN
RAHMETLİ OLUNCA BABAM
YALNIZ MI KALDIN
KENDİN Mİ SARDIN YARALARIN

NE DESEM NASIL ANLATSAM SENİ
DOYASIYA ÖPSEM PAMUK GİBİ ELLERİNİ
SERSELER DE ÖNÜME DÜNYAYI
DEĞİŞMEM GÜL KOKULU SAÇININ TELLERİNİ

ANAM ANAM GÜZEL ANAM
RABBİM UZUN ÖMÜRLER VERSİN DE
SAKIN OLA BIRAKMA BİZİ
SENSİZLİĞE DAYANAMAM

NASIL ETSEMDE,VERSEM DE DÜNYAYI
HAKKINI ÖDEYEMEM
HELAL ET NOLUR HAKKINI
YOKSA CENNETE GİREMEM

SEN RAZI OL Kİ BENDEN
RABBİM DE RAZI OLSUN
EKSİK ETME DUALARINI
YOLUMUZ DOĞRU OLSUN

KIYMETİNİ BİLEMEDİK
AFFET NOLUR BİZİ
CENNETTE DE AYIRMASIN
RABBİM SENDEN BİZİ

MUZAFFER KULA (ŞİİRİSTAN 1)

DEĞERLİ KARDEŞİM ADİL YETER E SESLENDİRMESİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİM


...

 

 
     
Şiir : ÇAY KARASI DEMİNDE BİR BODRUM AKŞAMI
Seslendiren : cimlerinmelod...
Dinlenme : 4
Şair : Hicran Aydın ...
Okunma : 5
Ses Yıldızı : 1 1 kez
Tarih/Saat : 25.05.2015 / 12:1
Gönderen : cimlerinmelod...
Kategorisi : Aşk
İndirilme/Yorum : 0 / 0
Ses Yıldızı
Haftanın Seslendirmeleri
1.
2.
3.
4.
5.
Seslendirenler YILDIZLI SESLER
Hep Böyle Kal
nural
( 4,5 / 8 )
2
4,22
Yazık
ULUHAN
( 4,22 / 9 )
Sürgün Kırlangıç
Hecenin_Efendisi
( 4,17 / 6 )
Son Eklenen Sesli Şiirler
Tüm Parçaların Bende...
Hatırlarmısın...!!!
Özgecan,ın Anısına BEN "KADINIM"
AŞK BİLDİĞİM YALANMIŞ
ERDEM DAVRANIŞTADIR!..
GÖNÜL KABENE YÜZ SÜRESİM VAR
HAYATIN GERÇEĞİ BU
Bugün Günlerden Yokluğun
BANA UZAK DURAN DOSTU N’EYLEYİM
Melekler Öpsün Ellerinden
Her Bakana Bir Uçak
Zaman aşk Okuyacak
BENİ HİÇ SEVMEMİŞSİN
ŞairTürk Tanışma Şöleni 2015
EY İNSAN KARDEŞİM
Önce düşün sonra söyle
ŞAİRTÜRK TANIŞMA ŞÖLENİ 6
Site kurallarını okumak için tıklayınız Her Hakkı Saklıdır© 2010 web:iletisim@serkanweb.com

Üye Olarak Giriş Yapmalısınız..