Skip Navigation Links
Anasayfa
Radyo
Şair/Ses
Şiirler
Sesli Sözlük
Kayıt/Montaj
Seslendirme
Cıngıllar
Duyuru
İletişim
Skip Navigation Links
Günün Yıldızı
Haftanın YıldızlarıExpand Haftanın Yıldızları
Ünlülerden
Antolojimiz 2013
Bizden Biri
Makaleler
Etkinlikler
Video Şiirler
Anonsmatik
İngilizce Şiir
E-Posta/Kullancı Adı Şifreniz
 
 
Üye Kayıt    
 
Haftanın Şiirleri
1.
2.
3.
4.
5.
ŞAİRLER YILDIZLI
Son Eklenen Metin Şiirler
AL DA GİT AŞKINI BENDE KALMASIN
Bu Nasıl Bir Mesele?
Çürük Düşlerde Saklı Aşk
DİL YARASI GİBİSİN
Aktif : 78
Bugün :   6903
Toplam : 16891600
Toplam Üye: 6992
IP :   54.144.114.177
Başlangıç: 1 Mart 2011
 
Online Üyeler :  
 
Player yükleniyor...
Diğer Seslendirmeler
 
03:45
sonrada işte böyle gece vakti uyanıyorum ve devam ediyorum seni özlemeye
bu sessiz, bu dipsiz saatlerde gecenin bile uyuduğu bu saatlerde
hatta uykunun bile horladığı saatlerde
belkide meleklerin ve şeytanın istirahata çekildiği bu zifiri dipsizlikte
ben seni özlemek gibi büyük bir eylemde bulunuyorum
gözlerimi sana açtığımı dahada genellersek
bu saatte gözlerimin açık olduğunu
tek bilen allah var
allah ve sen biliyor bu özlemimi sadece
''Allah ve Sen'' ben şiirlerime başlık koymayı pek beceremem ama
unutturma bana bir gün bu başlığın altına öyle bir şiir yazacağım ki
özlem, aşka aşık
aşk, özleme özlem taşıyacak
şiirin içinde yer aldıklarında.

MatrutErdem

Mesaj Gönder Arkadaş Ekle Favori Kişi Mail Gönder Bildir Şikayet Et Engelle
Ve bir gün gelir
Ne eksilmişse koyar yerine
Masaya iki bardak
Pikaba bir 33 lük
Yüreğine ateş
Başucuna bir yastık
Ömrüne ömür
...
Ben...
Güzelliğini sende yaşadım dört mevsimin.
Gözbebeklerinde gördüm sevincini,
Mevsim mevsim yeşeren,
En güzel menekşenin,papatyanın,nergizin.
Sana olan sevdamda yaşadım,acısını..
Sevdasına vurgun,boynu bükük kardelenin...
***
Seninle yaşadım,
Coşkusunu, çağlayan derelerin..
Seninle dinledim,Cennet bahçelerinde,
Engüzel nağmelerini bülbüllerin
**
Sen..
En mutsuz anımda,gönlümü ferahlatan,
Ilgıt ılgıt esen rüzgarım,
Gölgesinde...
Uzanıp dizlerine yattığım
Kolum,kanadım...
Hayatta tutunduğum tek dalım
Sen...
Bazen,beni gözyaşlarına boğan
Hüzünlü bir melodi..
Bazende..
Bağrımda sessizce uzanmış yatan,
Arada bir tırmalayıp,canımı acıtan..!!
Minnacık bir yavru kedi..
Yinede sen..
Benim gözlerimde o kadar sevimlisinki,
Ne yazsam,ne etsemde,
Bir türlü anlatamıyorum seni..!
**
Ve benim bu hayatta..
Hayatın o keşmekeşli yollarında,
Öyle anlarım olduki,
"Herşey bitti"deyip,umutlarımın tükendiği...
İşte sen, o anlarda doğan,
Işıl ışıl parıldayan..
Yolumu aydınlatan,
Beni yeniden hayata bağlayan,
Umut güneşimsin...
İşte o yüzden, sen benim herşeyimsin,
Sen benim...
Canım,meleğim, sen benim bitanemsin.





Mahmut M. Özdemir
Berlin/ 06/02/2016
...








Gel...
Sahranın
Uçsuz bucaksız
Bağrına götür beni
Hissedeyim hicran vecdini
Ruhumdan sökün eden sessizlikleri
Yüreğimi dağlayan firkati, umut gerekçelerini
Anlayan, duyan, yar olan, yüreğini açan dostlara götür beni...

Mustafa Cilasun
...
Ya Rab kurtar beni nefsin elinden
biçare eyleme gaflete beni
ayrılmam ben asla senin kapından
kerem et, ikram et, ikrar et beni

Rahmetinle söndür dert ateşimi
Ahdine vefa bil her telaşımı
Sevgiliye dönmeyen bakışını
Sözünle özüne ilhak et beni

Ahdimi vefa'na mukabil eyle
Sevabı günaha muhasip eyle
Dermanı derdime münasip eyle
Kemal et,kamil et irşad et beni

Maşuğun gönlünde olur merhamet
Müptelası eyle ya rab hidayet
Talibi,banisi senle selamet
İsmini her zaman anan et beni

...
Ben zaten yorgundum bir başıma
Bilmem hangi ayrılıktan çıktın karşıma
Hangi yazgı itti bizi birbirimize
Hangi rüzgar savurdu
Oysa ki ne mermiler deymiş yüreğimize
Ne aşklar yaralamış seni de beni de
Bu sefer de dönemedim işte
Bu sefer de açtım yaralı yüreğimi
Belki yeni bir vurgununa sevdanın
Gel gör yüreğimi
Gel içime içime
Ben zaten çekiyordum bir başıma
Bilmem hangi acıyla çıktın karşıma
Hangi duygu itti bizi birbirimize
Hangi sevda savurdu
Oysaki kimlere yanmış ciğerimiz
Kimler anlamamış seni de beni de
Bu seferde kaçamadım işte
Bu seferde hazırlandım deli gibi sevmeye
Belkide bu defa kararlıyım ölmeye
Gel hadi gir kalbime
Gel içime içime
mk
...
SESSİZLİK

Ses vermek veya sessiz kalmakdır.
İnsanın katılaştıran bu kadar.
Yoksa yok olmakmıdır bu sessizligin sonu.
Yoksa büyük bir diriliş mi?

Yoksa seni gömekmıdır bu sessizlik.
Bedenini toprağa vermekmıdır seni..
Ey küçük coçuk toprak alır bedenını .
Nasıl gömebilirler seni vicdanlarına.

Anlatmazlarım geride kalan kini.
Görmezler mı? O bakan gözleri.
Anlatmak lazim, seni herkese.
Destan olmalı o gözlerınden bakamayan dünya ya....
reber DURGUN
...
kuşlar lirik lirik kanat çırpar kalbimde
göz kapakların harekete geçtikçe
cemalin buraya dökmek zor kadın
kuşları havada avuçlama ihtimalim kadar
yahut gözlerine bakıp
tepkisiz bir buzdağı gibi kalma ihtimalim kadar
kadar..?
keder.??
kader!!
evet tam olarak bu işte senin eşittirin ''kader''
kader..?
kaderi.??
kaderim!!
evet tam olarak bu işte iyelik yahut şahıs ekinin
benim için en büyük anlam içerdiği mevzu ''kaderim''
iki olanak sundum çünkü dil bilgisi değil mevzu

kuşlar lirik lirik kanat çırpar kalbimde
göz kapakların harekete geçtikçe
devrilmiş cümlelerin altında kalır boynum
yükünü ver bana yüklemine muhtacım
odam şuan çok çökük yahut karanlık
korku karanlığın karısı
ortalarında ben
uyku haram, korku karardı
tanrı bana baktı, güneş sana doğdu
karanlık samimiyet buldu saçlarında
korkuysa kalbimi seçti gitme ihtimalim karşısında
gece
karanlık
lamba sönük
saçların
sakalım
''karanlığa gömülürken gece yetmiyormuş gibi sönerken lamba
saçlarını ayıklarım sakalımdan''
ortak payda = SİYAH

kuşlar lirik lirik kanat çırpar kalbimde
göz kapakların harekete geçtikçe
sigaramın dumanı akciğreime yol alırken
sana uğraması rahatsız etmiyordur umarım
lakin bu dert beni öldürebilir
''sigara akciğere ve sana zararlı''
dur biraz öpeyim avuç içlerini
bilirsin bu devrim demek, derdi muhsin abim
ah muhsin abim
sende düksene göz bebeklerimi küpene
ama kulağının sık sık terlemesi gerek
yoo hayır mazoşizt değil mecnunum
deli değil lan mecnunum

kuşlar lirik lirik kanat çırpar kalbimde
göz kap..
...
Çanakkale Savaşı

Unutulmaz destandır Çanakkale zaferi
Koskocaman bir devdi yüzen boğazdaki
Çelikten zırhlar giyinmiş gemiler, dev toplar
Namlular doğrulmuş hınçla hasımane
Gülleler yağıyordu birbiri üstüne
Kurşunların haddi var hesabı yoktu

Karşıda yeryer mevzilenmiş bir ordu
Yiyecek yok, silah yok, gülle yok
Kurşunlar sayılı, her şey ortada belli
Ama yürekleri azimli imanla dolu
En küçük neferinde tek korku yok
Hepsi bu topraklar için şehit olacak
Tek tek içecekler şehadet şerbetini
İşte Türk’ün azimli imanla dolu yüreği

Başta büyük komutan gözleri ufukta
Adı Mustafa Kemal heybetinden belli
Bir mevziden bir mevziye koşuyor
Namludan fırlayan bir kurşun misali
Düşman tanımamış daha Mustafa Kemal’i
Ama Mustafa Kemal’in hedefi belli

Tarihe geçecek bir savaş Çanakkale
Havada barut kokusu, kan kokusu
Birbirine karışmış gülleler, kurşunlar
Tepelerden gelen Allah Allah sesleri
Gülle ve kurşun seslerini bastırır
Allah Allah sesleri semalarda yankılanır
Gökten kopmuş gelen imanlı dev bulut sanki

Tarihe geçecek bir emir ağzından çıkan
Azimle ve kararla kati bir emir askerlerine
İşte bu emir Çanakkale’yi geçilmez yapan
Size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum
İşte bu emri veren büyük komutan
Savaşın seyrini değiştiren zor bir karar
Atının üzerinde mağrur Mustafa Kemal

18 Mart deniz savaşı ve Rumeli tabyası
Elde kalan bir top oda gülle vinci bozuk
Topun başında kahraman Seyit Onbaşı
Gülle azbuz değil tam ikiyüzonbeş okkalık
Boğazda çelik dev zırhlı Ocean pek azimetli
Seyit Onbaşı ondan da büyük, pek de heybetli
Ya Allah ya Bismillah gülle topun namlusunda
Tek atışla kalbinden vurulmuş Ocean boğazın sularında

Her Türk evladı bugünlere nasıl gelindiğini öğrenmeli
Ertuğrul Koyunu, Ezineli Yahya Çavuşları çok iyi bilmeli
Karşıda iki çelik zırhlı havadan yağdırıyor top mermisi
Üçbin düşmana karşı altmışyedi cesur Türk askeri
Düşman pek şaşkın boğazın suyu kızıla boyanmış sanki
Kopan bacağını tüfek kayışıyla sarmış iman dolu yüreği
Alçı tepesinde yatan vatan sevdalı beş şehit içinde Ezineli

Unutulmaz savaştır Çanakkale tarihte destandır
Kimi Ezineli Yahya Çavuştur, kimi Seyit Onbaşıdır
Kimisi adsızdır, ama hepside büyük kahramandır
Başta Mustafa Kemal dünyaya kafa tutan komutandır
Çanakkale’de zafer kazanan Türk askeridir
Çanakkale’yi geçilmez yapan vatan sevdasıdır
Vatan sevdasını gönüllerde yaratan büyük imandır.

Dinçer Demirel
...
Kadir Mevlam senden bir dileğim var
Bizi hainlere muhtaç eyleme
Yedi deryalara karıştır bizi,
Yine hainlere muhtaç eyleme!

Hainlerin suyu karışık akar
Düştüğü yerleri ateşte yakar
İyilik etmeden başına kakar,
Bizi hainlere muhtaç eyleme!

Hainlerin sözü kalbime oktur
Sözüne inanma yalanı çoktur
Vatana millete faydası yoktur,
Bizi hainlere muhtaç eyleme!

Bayrağıma kalkan eller kırılsın
Bizi çekemeyen yollar yarılsın
Düşmanıma bütün kullar darılsın,
Bizi hainlere muhtaç eyleme!

Ekmeğimi yiyen suyumu içen
Yapılan köprüden bizimle geçen
Kalleşçe vurmaya kardeşi seçen,
Bizi hainlere muhtaç eyleme!

Babasını bilmez imanı yoktur
Tilki gibi kurnaz dayısı çoktur
Açım diye ağlar karnı hep toktur,
Bizi hainlere muhtaç eyleme!

DOĞANAY’ım Hak ayırsın işimi
Deryalara saldım garip başımı
Kurtlar kuşlar yesin varsın leşimi,
Bizi hainlere muhtaç eyleme!

Kemal DOĞANAY

Not; Pir Sultan Abdal Şiiri esas alınarak yazılmıştır!

...
Sevildim olmadı, sevdim olmadı,
Sana altından gül aldım, solmadı,
Umutlar kuş oldu, dala konmadı,
Öfkem ulu çınar, ben ise serçe.

6 Şubat 2016

Utku ŞENER
...













Artık...
Ruhumun hicran perdesini aralama
Hüzünle refik olan yüreğimi ziyadesiyle dağlama
Melülle şen meramıma samimiyetle dönüp bir baksana
Arkanı dönüp dostluğu, fedakârlığı, samimiyeti hunharca harcama
Şayet yüreğinde bir mizan haşyeti ve inancı henüz bulunmuyorsa, gel beni yorma
Dünya ve nimetleri konusunda hiç bir endişem yoktur, nafile yere vehimlere bağlanma
Bir kefen, bir aşk,bir sevda her bakımdan yetiyor zatıma, ruhum ve gönlüm aç olmadıktan sonra

Mustafa Cilasun
...
Grizular patlıyor sevda madeninde
Elim koynumda
Bu aşkın çöküntüsünün altında,
Nefessiz kaldım.
Mahsun bıraktın beni.
Boynum bükük, öksüz çocuklar gibi
Attın beni karanlıklara

Beni bu sevdada yalnız bıraktın.
Şimdi sensizliğin başrölünü oynuyorum,
Tek kişilik sahnemde.
Perdeler açılsın!!!
Bana bıraktığın acıları
En dramatik şekilde sahneliyorum.
Gözyaşlarım bu oyunun tek seyircisi.
Kırılan ümitlerimi, yıkılan, yok olan hayatımı
Ayakta alkışlıyorlar.


Ellerinde bu aşkın kan izleri
Yürek sızım,
Soğuk toprağamı layık gördün beni?
Hemde kendi ellerinle
Yaşatmadın, gömdün bu çok seven yüreği....!!!!
Çek, çek artık ellerini, sevdanı yüreğimden.


Boş bomboş düşünceler!!!
Ne yapacağını, nereye saldıracağını bilmeyen
Serseri bir mayın gibiyim...
Bölük pörçük uykularda
Sokaklarda dolaşır haykırışlarım.
Yaktığım her sigaranın ucunda yanıyor hayallerim.
Bütün umutları üflüyorum her nefesle gökyüzüne.
Sonra, son sahne oynanıyor.
Seni yüreğimden bende söküp atıyorum
Kulakları sağır eden haykırışlarda...


Birsel

05.02.2016
Saat 23:30
...
Bak yine hüzün çöktü yüreğime
İçimdeki ses ağır baştı ciğerime
Düşüncem aldı götürdü beni yine
Duygular karıştı seninle bak yine

Belliki gül gibi tüttün burnumda
Yolunu bekledim gittiğin yolda
Gözlerim bak yine süzüldü ufkuna
Hasretin vurdu yine şah damarıma

Neredesin uzaktaki gönül hasretim
Nerdesin aldığım nefes gözyaşım
Bitmeyen hasretim gönül bağım
Yoluna kurban olası gül dağım

Ben seninle tattım sevgiyi ve acıyı
Yüreğimi bıraktım yüreğine senin
Sen bil’ki uzaklar yakın olur bana
Bil’ki sen olmasanda gönlüm sana

Bilmezsin artık ak düştü saçıma
Bilmezsin gönlüm yanmakta sana
Hadi yar, bekletme gönlümü sana
Bekletipte sızlatma beni, hadi yar
...
Mekân Sığacağın Kadardır

/ Zaman yaşayacağın
Mekân sığacağın kadardır /

Çizilmemişse güzergâh
Belirlenmemişse yön
Pusulasızsa gidilen yol
Meçhule gidişin
Ve kayboluşundur

Siyah,
Kara
Ne bileyim
Ya da gecenin zifiri yarısı
Tıpkısının aynısıdır

Cümleler arası yolculuğun
Kelimeler sokağı
Heceler basamağı
Harfler temel taşları
Durağıdır noktalar

Birkaç kelime
İçinde bilmem kaç hece
Görürsen tek başınadır harf
Anla işte
Yalnızlıktır

Mekân
İçinde yaşanılansa
Aydınlık
Zamana düşen sonsuz ışıktır

Düşündükçe de anlarsın
Umut
Hayalinde ki an’ı imgeleyen
Yaşamın izidir

Tohum
Topraktan fışkıran filiz
Geleceğe kök salan körpe fidan
Dallarıyla bulutlara dokunan
Rüzgârlarla dans eden
Ve sayısız yaşama kucak açan
Zaman içinde kocaman bir ağaç
İşte hayat

Kış
Baharın müjdecisi
Hazan
Hasretin adıdır
Olgunlaşmışsan
Anla ki mevsim yaz

Noktasız cümleler
Anlamsızlığıdır yaşamın
Pusulasız gidilen yol
Kayboluşun hikâyesidir
Mevsiminde olmayanlar
Zamansız
Serserice yaşayanlarsa
Mekânsız

Günaydın diyebilmeli
Siyaha beyaza takılmadan
Sevmeli
Sevebilmeli
Renkleri ayırmadan

Büyüklüğün kime
Böbürlenmen neye
Kibrin niye
Nihayetinde bir insansın

Sorup sorgularsan
Kelebek misalidir ömür
Düşünürsen
Zaman yaşayacağın
Mekân sığacağın kadardır

Bakarsan tan vaktine
Anlarsın
Akşamın alaca karanlığını

Dinçer Demirel
...
I
Medhüsena etmeye uğraşsam tüm gücümle,
Kuramam ki yine de, ona layık tek cümle.
Gözlerin gördüğünü, getirmek için dile,
Kifayetsiz kalmakta, en geniş lügat bile,
Gündüz güneş, gece ay, pırıltılı bir ışık,
Yansıyan cemaline, dalgalar bile âşık.
Yıldızlar ona meftun, sarmışlar çevresini,
Çabalıyor bulutlar, örtmeye çehresini.
Yayılan huzmeleri, aydınlatır dünyayı,
Buldurur gönüllere, yitirdiği hülyayı.
II
Esen saba yelleri, saçlarını savurur,
Kumral sarı tellere, buseleri kondurur.
Özlenen muştu gibi, muzipçe, güle güle,
Taşırlar kokusunu, bağrı yanık bülbüle.
Açılır tüm çiçekler, gonca güller uyanır,
Gamzeli yanakları, al renklere boyanır.
Oynaşırken yapraklar, işve ile naz ile
Şenlendirir gülşeni, derinden bir haz ile.
Yükselen nağmelere eşlik eder saz sesi,
Gam yükünden azade, neşe dolu bestesi.
III
Hülyalı bakışların, efsunkâr ışıltısı,
Titretir gönülleri, emsalsiz parıltısı.
Karanlıklar içinde ışık saçan bir maytap,
Yayılan huzmeleri sanki gecede mehtap.
Güneşi kıskandıran, kahverengi gözleri,
Meftun eyler kendine, bakıp da görenleri.
Bazen bir hüzün çöker, içten içe üzülür,
İnci gibi damlalar, yanağına süzülür.
Bazense çölde serap, ya da dipsiz bir kuyu,
Susamış dudaklara sunmaz bir damla suyu.
IV
Tahta kurulmuş sultan, başında sihirli taç,
Etrafında duranlar, iltifatına muhtaç.
Sanki arşın merkezi, varlıklar onla kaim,
Pervane gibi döner, bendeleri her daim.
Bir kez nazar eylerse, gönüller abat olur,
Mazhar olamayanın, günleri berbat olur.
Çekimine kapılan, yanar da o nar ile
Teselli arar durur, gönlü ah-u zar ile.
Görür ama aldırmaz, almaz asla kaale,
Ne de olsa sultandır, alışıktır bu hale,
V
Ak ipek tende benler, itinayla işlenmiş,
Nedense bir tanesi, şakağında gizlenmiş.
Örtünmüş zülüfleri, görünmez olmak için,
Bu gizemli tutumu, bilinmez acep niçin?
Tebessümle yayılan dudaklarına inat,
Elmacık kemikleri, çizmekte keskin bir hat.
Kuğuları andıran hayli uzun boynuysa,
Ahenkli bir uyumda, o endamlı boyuyla.
Güldükçe gül saçılır, emsalsiz gül yüzünden,
Diller bülbül kesilir, bu güzel gül yüzünden.
VI
Pervası yoktur asla, minnet etmez kimseye,
O dik duran başını, mümkün mü öne eğe?
Haksızlık karşısında, tahammülsüz irade,
Çekinmeden tepkiden, hesap soran ifade.
Ancak yufka yürekli, üzülür, harap olur,
Çaresiz bakakalmak, ona ıstırap olur.
Görünen güzellikten ötesi bir güzellik,
İnsanca hissetmesi, ne güzel bir özellik.
Hulusi’nin kalemi, mümkün mü tasvir etsin,
Ama yine de bekler, okuyan takdir etsin.

...












Belki...
Hatırlamak istemezsin
Oysa kızım gibi sevmiştim
Zor şartlarda yetişmiş bir nefestin
Dikkatsizdin, nezaketsizdin, aklına düşeni söylerdin
Yeri ve zamanını hiç önemsemezdin, ikazlarıma gülüp geçerdin
Ben bir ömrün nihayetindeydim, sen ise henüz fidelemiş taze bir ümittin
Şimdi artık kendi halinlesin, dilediğin gibi davranmakta serbestsin, cemiyet hayatını öğrenmelisin

Mustafa Cilasun
...
Yalnızlık bir ömür boyu sürecek:
Ucra köşelerinde haritanın,
Ya da sıra dağlarında,
Veyahut; terkedilmiş kervansaraylarında…

Yalnızlık bir uçurum kenarı misali;
Ucuna kadar gidersin de düşmezsin.
Lakin; biri seni iterse veyahut;
Sen itersen kendini, düşersin.

Ben kendimi hep ittim de,
Hiç bu kadar itilmemiştim;
Yalnızlığa, sonsuz uçuruma.
Hiç ama hiç haketmemiştim.

Şimdi ne varoluş destanı yazmak gelir içimden,
Ne diriliş kendi kendime…
Ne yağmur ormanlarıma açar güneş,
Ne buzdan acılarıma.

Her şey benimle kaldı, her şey.
Ne gözü kara yarin cebinde bir pul bırakabildim,
Ne de amansız dostların gönlünde bir iz.
Yalnızlığa mahkumum…

Ey! nice yiğide zindan olmuş,
Bunca zamana cefa bulmuş,
Onca derdin arasında sefa sürmüş yalnızlık,
Bırak yakamı, bırak…

Gönlüm söylemez dizelerimi,
Ruhum his eylemez.
Gözüm görür lakin;
Zihnim var bellemez.

Bir parça huzur mu fazla bana,
Bir kase mutluluk mu,
Şimdi gözümde bir damla gözyaşı,
Tek çare korkuluk mu?

Derde tasaya gözyaşından korkuluk,
Şu halet-i ruhiyeme durgunluk.
Fırtınasız bir gün, bir gün benim için mutluluk,
Yalnızlık yelkenlisinde…

Uzat elini telkinim,
Uyar beni, dürt.
Uzat elini hayalim,
Sana dokunmayan her parçam,
Sevgiden biçare züğürt.

Uzat elini, uzat…
Gel artık, gel…
...
nedamete ne hacet bir hata ki bi-günah
pak alnınla hemhaliz haya ettik leyale
şu gönlümüz şû'ledir her meşale bin bir ah
bir sevda ki ezeli sevda ki bi-nihaye

dökülsün mâsum yüzden bir dirhemlik şehamet
sırlara bürünmekte ebed aşk-ı müebbet
...



Sevdanın uğruna çektim hep keder
‘’Solsan da fark etmez’’ diyorsun bana
Bir can taşıyorum olmasın heder
‘’Ölsen de fark etmez’’ diyorsun bana

Şu garip halime bir ümit versen
Tebessüm ederek bir umut versen
"Kalbime gir" diye, bir komut versen
’’Alsan da fark etmez ‘’ diyorsun bana

Görmediğim anlar bittiğim gündü
Karardı tüm dünyam ışığım söndü
Biriken göz yaşım gölete döndü
‘’Salsan da fark etmez’’ diyorsun bana

‘’İnşa etmek için alsan tapumu’’
‘’Mimari hislerle çizsen yapımı’’
‘’Aşkına kapalı tık tık kapımı’’
’’Çalsan da fark etmez’’ diyorsun bana

Söyle! Bu ıztırap, ne kadar sürer?
Cilve mi, inat mı ? insan pas verir
Asabi duruşun sabrımı örer
‘’Yılsan da fark etmez’’ diyorsun bana


Sensiz uzaklara yüreğim sürgün
Hayalin kurmaya hislerim yorgun
Rüyamda ararken eririm her gün
‘’Bulsan da fark etmez’’ diyorsun bana


Yüzsüzlüğe vurdum tutmuyor yama
Mecnunca düşmüşüm çöllerde gama
Peşinden dağ yaran deli adama
‘’Gelsen de fark etmez’’ diyorsun bana

Kafkasi kalbinde yaşar bu anı
Hüzünlü bir yanı, hasret bir yanı
Güldürsen yüzümü verecem canı
‘’Gülsen de fark etmez ‘’diyorsun bana

Osman Onuktav
Kafkasi
03/02/2016




...
Kaldın çölün yüzünde,
Yanıyorsun be Gülüm!
Gördüm suyun gözünde,
Sönüyorsun be Gülüm!

Sevgiye maya kattık
İnsanı boşa sattık
Ardından kurşun attık,
Gülüyorsun be Gülüm!

Başında kavak yeli
Esiyor deli deli
Olmuşun yağmur seli,
Esiyorsun be Gülüm!

Kaderimiz yok satar
Sabrımız hemen batar
Gönlümüz erken yatar,
Yatıyorsun be Gülüm!

Yüzünü hiç görmedim
Hayatımda sevmedim
Sana da söz vermedim,
Geliyorsun be gülüm!

Gönlümüzü kırdılar
Yaramızı sardılar
Nasıl diye sordular,
Soruyorsun be Gülüm!

DOĞANAY’ım gülemem
Hemen sana gelemem
Bu doğrudur diyemem,
Biliyorsun be Gülüm!

Kemal DOĞANAY

...
GECENİN GÖZYAŞISI

Bu gece de her gece gibi.
Sessiz, ıssız ve dahi senin gibi.
Terkettiğin gün gibi.
Sevmiyorum dediğin gün gibi.

Ne kadar can yakabilir ki bir söz?
Neleri değiştirir ki bir harf?
Seviyorum diyenlerin,
Bir gün sevmiyorum dediği...

Bir kağıt verin bana.
Bir kalem verin ona.
Yazsın beni doya doya.
Çizsin üstümü elleri titreye titreye.

Gecenin gözyaşısı,
Dökülür kağıdıma bir su gibi.
Kalemimin kırılır ucu,
''Yeter'' der gibi.

Korkmak neyi değiştirir ki?
Giden, geri gelir mi ki?
Söndürün sigaralarınızı.
Gelmeyecek giden geri.

Ağlama arkasından boşuna,
O; gülerken başkasıyla,
Sen geceye dökme gözyaşlarını.
Bırak bulsun senin kadar sevmeyeni.

Unut artık keşkeleri.
O seni kaybetti, sen onu değil.
O seni üzdü, sen onu değil.
O seni terk etti, sen onu değil.

Verin kalemimi bana.
Neyim kaldı ki zaten geriye?
Verin de dökeyim acılarımı kağıda.
Verin de haklarını vereyim bütün gidenlerin.

Gecenin yalnızlığında,
Tek dostumdur ucu kırık kalemim.
Dökerim kağıda bütün acılarımı,
Anlatırım duvarlara korkularımı.

Bırak kalbim; giden, gitsin.
Giden, gittiği yeri mutlu etsin.
Ben yalnız gecelerimin huzursuzluğunda,
Karanlığın sessizliğiyle, huzurluyum.

EMRE KONAÇ

...
Düzenekli bombayı sarın şu bedenime
Salın gitsin şerefsiz kahpelerin içine
Bir an tereddüt etmem imanıma dinime
Kısasa kısas olsun masumların suçu ne ?

Her şehit haberinde ateş düşer ocağa
En çok analar ağlar giden canın yongası
Asla taviz verilmez hain çiyan alçağa
Kimse ahkâm kesmesin bu Ülkemin kavgası

Neyi tartışıyoruz her şey açık ortada
Beyinleri yıkayan çıkarcılar güruhu
Anında kaçar gider en küçük bir vartada
Korkuları bizdeki Çanakkalenin ruhu

Davamız müşterekse endişeye gerek yok
Çatlak sesler bir sussun kafalar karışmasın
Toplumu Fitne böler tarih yazmış örnek çok
Kimse menfaat için hırsıyla yarışmasın

Bu savaş âdil değil her taraf pusu tuzak
Türlü şekil kılıkta ortalık kalleş dolu
Zafer bizim olacak sanmayın ki çok uzak
Defolup gidecekler bunun yok başka yolu
...

Bastığın toprak olmayı
Süründüğün misk olmayı
Okşadığın baş olmayı
Ne de çok isterdim efendim

Layık olmasa da
Bu günahkar yüz
Günahı işlese de
Bu günahkar beden
Harama baksa da
Bu günahkar göz
Gül yüzünü görmeyi
Çok isterdi efendim
...
ne elim ah-u enin bi-kes kalmış şadırvan
ha ispinoz mazide ha şu numâyan bülbül
yıkım ile yıkanmış gönüllerde galeyan
seher demi bidarken solmakta verdiğin gül

şu demin seherinde afakımız kıpkızıl
çirkef akşam önünde ister diren ister yıl

...








Bilmem ki...
Nereye, hangi ümide
Yoksa arzular hengâmesine mi?
Nasıl bir tasavvurla, gerekçeler hak olmayınca
İnanmak, sadece kanmak mı, yoksa zan üzerine yanılmak mı?
Hangisi söyle, meşkûk bir hal içindeyim, muvazeneden uzak gönüldeyim
Bilinmeyenler deryasında sersefil bir haldeyim, bilinenler adına viran ve derbederim



Ey...
Bire zalim
Ne ister, neden katle dersin
Bu aziz toprağın akıbetini bilmez misin
Altında yatan binlerce kefensiz yatanı sual etmezsin
Şafaklara muştu suna bayrağı indirmek istersin, niçin hakkı görmezsin
Seni ve emellerini kullanan küffara hizmet etmek için masumları öldürmek istersin
Huzuru, süruru, umudu, aklı, vicdanı, iradeyi ve ruhu insana bahşeden ve onu kulum diye yalnız bırakmaya hakka savaş ilan edersin
Nemrutların, Karunların, Firavunların akıbetlerini merak etmezsin, küfür ve şirk tuzağına varlığını hasreder sin ve mizanı hiç önemsemezsin


Mustafa Cilasun
...
''Gelsen Diyorum Artık''...

kır çiçeğim,
nazlı kelebeğim,
gönlüme sakladığım biriciğim...

ah ! bir bilsen
bilsen diyorum artık
içime düşen yangını...
ah ! bir anlasan
neden vazgeçemediğimi,
belki anlardın o zaman nasıl üzüldüğümü...

kınalı kuzum,
çoban yıldızım,
gönlüme doğan ay yıldızım...

ah! bir gelsen
gelsen diyorum artık
uzatabilsen ellerini...
içimdeki acıları söküp atardın,
yüreğini yüreğime katardın,
dünyalar benim olurdu sevdiğim.
anlardım sevildiğimi vuslata erince
unuturdum acımı sen yanımda olunca...

ince sızım,
kalp hırsızım,
gecem ve gündüzüm...

ah ! bir görsen
görsen diyorum artık
içine düştüğüm yalnızlığı...
ah ! bir aralasan şu karanlığımı
çıkarsan beni attığın yerden
sıkıca sarsan
bir daha gitmesen diyorum...

iki gözüm,
kara gözüm,
sanadır yine sözüm...

ah ! bir sorsan
sorsan diyorum artık
o zaman kalmazdı gözümde yaş...
ah ! bir dokunsan yüreğime
öpebilsen acıyan yanımı
derman olabilsen hicranıma...

ah biz,
ah ikimiz,
yaşayabilirdik o zaman
belki de bu aşkın
bu sevdanın doruklarında...

Polat Tek
2 Şubat 2016

çok minik not: ''Şiir severlerin adresi'' dıyorlar
biz yazıyoruz yazmasına da
yorumcu bulmakta zorlanıyoruz
bu da apayrı bir konu =))
okunması dileğiyle kısmet diyelim...
...
bir soğuk duruş ile meyletme de bu gece
el diyardan duyulan bakışın gibi kamer
bilirim efkârını bir bana sefilâne
sedasızken evvelde şimdi avaz bu makber

hüzün ile çizildik sahife-i âleme
kari dilinden vardık uslanmaz bir meçhule
...

Bağrım benim,
Sancılıdır bağrım benim.
Yüreğimi sızlatmakta,
Dayanılmaz ağrım benim.
Ele değil, yâda değil,
Kardeşime çağrım benim.

Duy sesimi kardeş hele,
Yürür iken hep el ele,
Hangi fitne sebep oldu,
Nasıl düştük biz bu hale?

Şu uğursuz terör ile
Gözyaşımız döndü sele,
Ayrılıktan, gayrılıktan,
Mümkün müdür hayır gele?

Kız alıp da vermedik mi?
Aynı gülü dermedik mi?
Tüm dertlere hep birlikte,
Göğsümüzü germedik mi?

Aynı vatan, aynı bayrak,
Başımız dik, alnımız ak,
Zorluklara katlanarak,
Bu günlere ermedik mi?

Fırat Dicle iki ırmak,
Değil midir etle tırnak,
Ha İstanbul ha da Şırnak,
Ayıranı yermedik mi?

İman üzre ahdımız bir,
Kaderimiz bahtımız bir,
Aynı sözle alıp tekbir,
Seccademiz sermedik mi?
...........
Değil miyiz biz bir millet,
Nerden çıktı şu kavmiyet,
Lanetlenmiş o şer illet,
Akıtmakta kanımızı.

Kürdü ile Türkü ile
Söyleşmişiz türkü ile
Oysa şimdi türlü hile,
Yakmaktadır canımızı.

Dinimiz bir, kıblemiz bir
Kabirdeki taşımız bir,
Çektiğimiz acımız bir,
Gel silelim yaşımızı.

Elde keleş pusu kuran,
Çukurları kazıp duran,
İçimizden bizi vuran,
Zehir eyler aşımızı.

Bak bin yıllık tarihimiz,
Kaderimiz, talihimiz,
Hep bir iken her şeyimiz,
Kimdir açan aramızı?

Marksist kafa, kör zihniyet,
Barış değil asla niyet,
Gör gerçeği, gör nihayet,
Gel saralım yaramızı.

...
Bugün,en acımasızlığı sabrımın,
Bugün,en yüksek tepesindeyim,kahrımın,
Seninle darıldık,
Bugün,küstük anlamsız,
Bugün,en büyük yanlışındayım,hayatımın.

Suçluyum bir türlü susmak bilmiyorum,
Biliyorum hatalıyım,susturmuyor düşüncem,
Tek sebep ikimize acele düşünmem,

Ruhum diyorki,sus biraz sus!
Aklım diyorki,yap bir an önce
Mutluluğa doymuyor işte seninle,
Herşeyi istiyorum bir an önce.

Kırıyorum seni fakat,bende mutlu değilim,
Üzüyorum,bende üzülüyorum,
İlk defa bende senin gibi,
Seninle yaşıyorum,
Bnede kararlarımı seninle alıyorum,

Tek başına olmuyor,YAR...

ÖZÜR DİLERİM

Özür dilerim...

...







Genç...
Kafa dağıtalım diyor
Ne kadar kafası var onu da bilmiyor
Gece yarılarına kadar maşa başında nikotin içiyor
Mesnetsiz konuşmaları, garip garip dalaşmayı marifet biliyor
Arlanmadan, utanmadan itibardan bahsediyor, fikirsizlikten medet umuyor
Cemiyet hayatında sanal bir kişilikle boy gösteriyor, güya gönül adamlığını seçiyor
Ekmeğe muhtaçken, geleceği belirsizken, umutsuz bir şekilde geçmişte yaşamaya devam ediyor

Yazan Akıl


Yar...
Sual edersin
Ne kadar dönmesem de
Sessizce nezaket içinde beklersin
Ehlibeyt dersin, ruhumun sızısını aralarsın
Titreyen yüreğimin için bu kadar anlamaktan bizarsın
Sevgilinin, hayat rehberinin emanetlerinin akıbetini dinlemek istersin
Dünya hayatındaki zulümlerden, eziyet ve cefadan bahsetmemi beklersin
Her kim olursa olsun, tercihleriyle kaderini yazan akıl ve nefistir, mizan adalet için beklemektedir

Mustafa Cilasun
...
Merhaba Yalnızlık
Karanlığın pençesinden sesleniyorum sana
Onceden pek merhabalığımız yoktu
Ama biz zor zamanlari değil
Zor zamanlar bizi yenecekmis
Iyi gunler degil
Kotu gunler galip gelecekmis
Ağlıyorum yalnizlik
O silerdi gozyaslarimi
Simdi karanligin bagrina siliyorum
Gece olunca daha da ozluyorum ben onu
Gülmesini, sesini, nefesini
Ben onu ozluyorum
O yesil gozleri
O gulen gozleri
Ben seni degil
Onu istiyorum yalnizlik, onu!!!

...
Rüzgârlarda savrulan gazel yapraklarından,
Farksız olan ruhumun, kalmamışken hevesi,
Beyhude geçip giden onca yılın ardından,
Yaşarken hazanımı, bu cemre neyin nesi?

Şu tarumar gönlüme, hoş gelmiş safa gelmiş,
Ancak vakit çok geçmiş, niye böyle gecikmiş?

Derbeder halde gönül, çekilmişken uzlete,
Niçin böyle ansızın, gelip kapımı çalmış?
Koştururken coşkuyla, bir yar ile ülfete,
Kaybedip de yolunu, sokağıma mı dalmış?

Yanılmış olsa bile, hoş gelmiş safa gelmiş,
Ancak vakit çok geçmiş, niye böyle gecikmiş?

Yorgun yaşlı yüreğim, yitirmiş hülyasını,
Tüketirken günleri, düşen her yaprak ile.
Hayra bile yormayıp, gördüğü rüyasını,
Bekliyor kavuşmayı, nihayet toprak ile.

Eğer bir düş ise de, hoş gelmiş safa gelmiş,
Ancak vakit çok geçmiş, niye böyle gecikmiş?

...
“Hiçbir suç cezasız kalmaz!”

Yer yarıldı gök çöktü,
Bunlar hesap veriyor.
Timsah gözyaşı döktü,
Yanlar hesap veriyor.

Kol kırıldı can kaldı
Ağalar haber saldı
Görevli SUR’u çaldı,
Onlar hesap veriyor.

Dağların altı bakır
Dayanmaz buna fakır
Gözleri bile çakır,
Canlar hesap veriyor.

Kandil’de söndü ışık
Elinde ağaç kaşık
Dil damağa yapışık,
Kanlar hesap veriyor.

Adamın yüzü kara
İçine dolmuş yara
Hainler düştü dara,
Boylar hesap veriyor.

Aman verme düşmana
Ağlarsın yana yana
Ya banadır ya sana,
Kollar hesap veriyor.

DOĞANAY’ım sözüm söz
Çalıdan düşmezmiş köz
Kardeşiz dese de öz,
Baylar hesap veriyor!

Kemal DOĞANAY

...
Kan Ağlıyor Bugün.

Ne desem dostlarım, meydanda işte
Türkmen kardeşim kan ağlıyor bugün.
Yüreğim hem közde, hem de ateşte
Türkmen kardeşim kan ağlıyor bugün.

Bakıyorum her yer, acı ve hüzün
Aynaya bakacak kalmadı yüzüm
Ey benim milletim, ey iki gözüm
Türkmen kardeşim kan ağlıyor bugün.

Feryatları sardı, dört bir yanımı
Yapılan zulüm dondurdu kanımı
Kadın kız demeden vermiş canını
Türkmen kardeşim kan ağlıyor bugün.

Bir türlü gitmiyor, Moskof belası
Lanet olsun doğal gazı parası
Yüzümden çıkmıyor isi karası
Türkmen kardeşim kan ağlıyor bugün.

Mekan kurmuşlar gönlümdeki ele
İçimdeki isyan geliyor dile
Yanıyorlar vallahi bile bile
Türkmen kardeşim kan ağlıyor bugün.

Türkmen dağı sarmış kara gölgeler
Gönlümde yıkıldı, bir bir ilkeler
Nerde hani bizimdi o ülkeler
Türkmen kardeşim kan ağlıyor bugün.

Milletimin kini sel olup taştı
Gözlerinden akan kan ile yaştı
Bucaktan kara haber tez ulaştı.
Türkmen kardeşim kan ağlıyor bugün.

İbrahim Değerli.1.2.2016
...
BİZ KADINLAR
Biz kadınlar neyiz biz?
Anne mi?
CAN MI, CANAN MI?
Dövülürüz, sövülürüz hatta öldürülürüz,
Azcık sevgi verilse,
Fazlasıyla işkence ile alınanlarız.
Yardır; sever de söver de diyen toplumun kadınlarıyız biz.
Çocuğu okula verirken eti senin kemiği benim,
kız evden gelin giderken,
- Gelinlikle çıktın kefenle ancak dönersin,
Okula giderken kardeşler,
- Ayağını kırarım tersliğini görürsem.
saymakla biter mi ..
Tvler de gazetelerde ,
Kadına şiddeti görüyoruz okuyoruz.
Kadın dövülür, bir sebebi vardır,
KAdın öldürlür , kimbilir ne yapmıştır,
Kadın ayrılmaya kalkar dövülür, hatta öldürülür.
Kadın tecavüze uğrar sokak ta ne işi var.
Bu mu kadına görülen reva.
Hani o kadın annendi, bacındı.!
Kendine dönerse,
Dersin ya; Dünya'yı yıkarım hem de yakarım.
Yak bakalım, say ki annendir, bacındır.
Biz kadınlar neyiz biz?
Suçu birlikte işleriz,
Aşkı birlikte yaşarız,
Hamuru birlikte yoğururuz,
Cezası hep bize kesilir.
Müslümanız dilimizde siper lafımız,
'Allahın verdiği canı allahtan başkası alamaz"
Madem bunu biliyosun,
Kadına kıyım.
NEDEN.....?
Diye sormazlar mı adama.
Ben anayım,
Ben aşçıyım,
Ben dadıyım,
Ben yar'ım,
Ben evmin hizmetkarıyım,,
Ben hastabakıcıyım,
Saçı uzun aklı kısa değilim.
Suya gider susuz gelen de hiç değilim.
Ben şevkate, sevgiye ve sayılmaya layığım.
Ben anayım...
Sizi doğuran ben, yetiştiren ben...
Ben yar'ım
Sana çocuk veren, sevgiyle bakan, hastalıkta sağlık ta hastabakıcın, öğünlerinde aşçın,
Kadınların dünyasını karartmaktan vazgeçin.
Bırakın ikinci sınıf muamelesi yapmayı,
Sevmeyi korumayı deneyin ne olur....
Ölmesin Ayşeler... fatmalar.... Analar...
KADINA ŞİDDETE HAYIR .
31.01.2016 - MELEK DÖNMEZ
...











Hak...
Niçin gönül verdi
Aşk ve sevdayı aşikâr eğledi
Ruhun hikâyesinden, nesin akıbetinden bahsetti
Aklı ve iradesi olan kulunu muhatap alarak ayetlerle yol gösterdi
Şerre sahip çıkana, cehaleti umut sayana, zulmü caiz göreni ihtar etti
Henüz yaratılmamış olan cennet ve cehennemin serencamını bizlere şerh etti
Hak ve hakikati seçene müjde verdi, isyan eden, şerik koşana akıbeti aşikâr eğledi




Onca...
Taze fidanlara kıyarlar
Aklı, iradeyi, umudu hiçe sayarlar
Bir insanı öldürmenin neye mal olacağını unuturlar
Cehaletin ve küfrün şubelerinde nara atarak alkış tutarlar
Bu zalimleri destekleyen ve her şartta yanında yer aslan hainler kusarlar
Kendilerini bir şey sanan aklı kararmış ve katılaşmış, nefislerine ilahlık kapısını açmış olanlar
Millete, birliğe, dirliğe, huzur ve istikrara, güven ve emniyete kast etmek ve insanları dehşete düşürmek için saldırırlar


Mustafa Cilasun
...
Her Akşam Olduğunda Geçiyorum Odama Sanki Duvarlar
Üstüme Geliyordu Gölgemle Yapayalnızım Artık Aşk Evimde
Hayalimle Konuşuyordum Sonrasında Dışarı Çıkıyorum
Herkeze Bakarak Gözlerim Sulanıyor Herkes Mutlu Huzurlu
Ama Ben OLamıyorum İşte Hayat Sitem Ediyorum Sana Sitemm
Ağlıyorum Birden Hıçkırıklara Boğuluyorum Hüzün Doluyor
İçime Kalbim Ağrıyor Herşeyden Bıkar Oldum Yaşamaktan
Hayatımdan Herşeyden Her Akşam Aşk Evime Gidiyorum
Sadece Ben Oluyorum Bıkarak Allahıma Dualar Ediyorum
Diyorumki Allahım Yalnızlık Öyle Zorki Gözlerim Öyle
Doluki Şuan Dualarımı Ediyorum Allahım Öyle Birini
Çıkarki Karşıma Hayatımda İlk Kez Mutlu OLayım İlk
Kez Sabahları Uyandığımda O Olsun Sadece Benimle
Nefes Alacak Kadar Mücadeleci Olsun Allahımm
Sabah Oldu Sonrasında Uyandım Her Zamanki Gibi
Yalnızdım Çıktım Yollara Bir Çiçekçi Gördüm O An
Çiçek Pazarında Nerden Bilebilirdimki Dualarımda Sen
Olacağını O An Bir Çiçek Almıştım Senden Sonrasında
Sana Vermiştim Ellerimle Gözlerine Bakarak Çiçek Pazarında
Seninle Tanıştım O Ara Mutlu Oldum İlk Kez Seninle
Allahım Dualarımı Kabul Etti Seni Buldum Sen Girdin
Kalbime Hoş Geldin Yalnızlığıma Diyerek Mutluluğa Koşan
Biz Olduk Sevgilim Ben Seninle Sende Benimle Artık Yalnız Değilim...

...
Eğer başkasına akarsa kalbin
Alda git aşkını bende kalmasın
Eğer ellerimden kayarsa elin
Alda git aşkını bende kalmasın ...Erdal SONUÇ & Yeşim...

Seninle vuslata ermekti niyetim
Ne halden anladın ne kıymet bildin
Varsada olmasın vuslat hayalin
Alda git aşkını bende kalmasın ..... Yeşim & Erdal SONUÇ...

Aşk diyen dilimi susturacaksan
Gönlümü yaşlarla dolduracaksan
Herkese bir çare sorduracaksan
Alda git aşkını bende kalmasin ... Arzu Buse ERASLAN...

Gonca güllerimi solduracaksan
Gönlümü acınla kandiracaksan
Benden baskasina yar olacaksan
Alda git aşkını bende kalmasin .. Arzu Buse ERASLAN & Doğan BİLGE...

Azap mı, hazan mı, aşk mı sevgilim
Yurdum yangın yeri, tarumar ilim
Ne şarkılar söyler, ne sabır dilim
Al da git aşkını bende kalmasın ....Nuray ALPER & Şule ŞAHİN...

Sevda dediğimiz bir hırçın kale
Çok kuşatan oldu geçmedi ele
Hırsın yağmuruyla karışıp sele
Al da git aşkını bende kalmasın ...Bilal BÜTÜN...

Bir söz havalansa şimdi semada,
adını yemin bilirim.
Düşerse yeminli aşkın üzerine
bir başka gölge
Ahirete göçerken öksüz kalırsa yüreğim
Al da git aşkını, bende kalmasın ....MUTİ.....

Hüzünden çiçekler verdin elime
Sakın ha düşmesin adın dilime
İstemem bir tas su dökme ölüme
Alda git aşkını bende kalmasın ...Mustafa DOĞAN....

Rahminde bir aşkı kavurur gibi,
Babasız bir bebek doğurur gibi,
Sonrada sokağa savurur gibi,
Al götür aşkını bende kalmasın ...Bayram MECİT & Filiz KILIÇ....

Kadehime hicran dolduracaksan
Beni bu hayattan yıldıracaksan
Ak düşen saçımı yolduracaksan
Alda git aşkını bende kalmasın ... DERVİŞOĞLU....

Âhuzâr yaşarken sürülmez sefa
Hakîkatin nûr'u bende ki vefa
Âhım yakar seni çekersin cefa
Alda git aşkını bende kalmasın .... Nuray ÇAKMAK...

Mademki koymadin bu aşka şekil
Sevmek asıl ister olmaz ki vekil
Haydi yeter artık yolumdan çekil
Al da git aşkını bende kalmasın ... Dursun DEMİRAY...

Küstür alfabeyi sil hafızamı
Mazimde isminden tek harf olmasın
Öznesiz cümleler kessin cezamı
Al da git aşkını bende kalmasın ...Ali ERDİNÇ & Noyan YILMAZ...

Pişmanlık taşımam ömür tasımda
Benimleyken aklın bir başkasında
Vakit geç olmadan yolun başında
Al da git aşkını bende kalmasın ...Sibel KILIÇ....

Dipsiz uçuruma atarsan beni
Sensizlik narına katarsan beni
Bir heves uğruna satarsan beni
Alda git aşkını bende kalmasın ..Erdal SONUÇ & Mehmet NALBANT...

Meçhulüm Mecnunum yandım aşk ile
Halet-i ruhiyem geldi dileme
Hüzün doluyorum mutluyken bile
Alda git aşkını bende kalmasın ...Erdal SONUÇ & Yeşim...



Emeği geçen tüm ŞAİRTÜRK dostlarına sonsuz teşekkürler...

...



‘’Eğitimsiz kalan halk doğruya sağır olur.
Yanlış yaparsa Erkler, bedeli ağır olur.’’
M.Macit


Üşüyor şimdilerde Ay yıldızlı Bayrağım,
Ne usta anlar bunu ne duyarsız çırağım.
Vurmalı derin neşter, yanlış elde bıçağım.
Dahili ve harici düşman doldu yurduma,
Musallat oldu itler, Türk’e kardeş Kürdüme.

Çözüm denilen süreç, gaflet mi, hıyanet mi?
İçeriği olmayan çirkin bir melanet mi?
Kapalı odalarda gizli bir muhabbet mi?
Rahat mıdır vicdanlar bunca şehit kanıyla?
Ödüyor bedelini Asker, Polis canıyla.

Bak, Asım’ın nesline, yattığın yerden Şair!
Hain girmiş Vatan’a kusuyor bin bir zehir.
Karışmış gerçek yalan, aldatır halkı zahir.
Bunların müsebbibi bizi bizden edendir,
Siyaset ilmi varken bu hamaset nedendir?

Bayrak şairi Asya! Kılıç sığmıyor kına,
Ay yıldızın uğruna yakılır kanla kına.
Yakışmıyor ihanet ne Bayrağa, ne Din’e.
Duracak dendi hani? Akan gözyaşı seli,
Kırma zamanı geldi ihanet eden eli.

Gökalp’in Memleketi, kan ve barut kokuyor,
Aşağılık hainler Türk’e meydan okuyor.
Bin yıllık kardeşliğe kin ve nefret sokuyor.
Perişan olmuş masum kaçıyor gözü yaşlı,
Çıksın artık açığa bu ihanetin aslı.

Vuruşur Asker, Polis Vatan sevgisi dolu.
Kalleşçe kurşun sıkan sanki ermeni dölü.
Bu anlamsız savaşta yok mudur aklın yolu?
Kan akarken bir yanda, öte yan sanki ruhsuz!
Olmamalı bir Millet böyle günde şuursuz.

Bu nasıl bir mesele? Çözülmüyor yıllardır.
Teröristi şımartan sorumsuz akıllardır.
Yerli yersiz konuşan fesat dolu dillerdir.
Haini kollayana neden hesap sorulmaz,
Şehidin hakkı için defterleri dürülmez?

Türk ismiyle bir ilkti, Devlet’in adı Göktürk.
Türk’e son Devlet’ini miras kıldı Atatürk.
Gençliğe hitabeyi anlamalı her bir Türk.
Sahip çıkmalı şimdi EMANETE bu Millet,
Düşmeli yakamızdan Terör denen bu zillet.

Mehmet Macit
30.01.2016
Dikili/İzmir









...






Balık kokan ölümü, taze ceninle yemlediler Ötzi.
Tuzlu sularda kuruttular.
Anne karnından giyindiğim deriden elbiseleri,
Kaderim ki boynundan zincirlere vurulan ram
Âhirine razı gelen toprakta ki mercan,
Derin sularda nisyana terkedilen
bir o kadar insanım,
insan..!





Sürgüne âşinâ coğrafyamızın damarlarına,
kan şırıngaladılar Ötzi.
Yollar sızdı,
petrol mavisi ağlayışlarımın göz çukurlarından.
Yedi kat göğü, varil bombasıyla
vurdular kuşağından.
Güneş, demirden kanatlı ölüm,
Rüzgâr, kaval kemiklerimde deprem,
kulaklarımın çığlık enkâzında,
yer kabuğu neslimin kromozom mezarlığı...





Okyanusları göğermiş sübyan dudakları ile
yıkadılar Ötzi.
Balondan ecel yudumladı hayat,
membâından göçmen kuşlar...
Hakikâtin tükürük bezlerini keyifle yutarken,
hırsın otuz iki dişinde sarmaşık salyalar...
Güneyin kıvırcık saçlı kız çocuklarını,
kuzeyin zemherinde
kına taşlarına küstürdüler.


-ve içimdeki serçeler Ötzi!
serçeler hazır olda gözyaşından kurşuna dizildiler...





Saç diplerimde şarapnel neşterleri,
sırtımdan kaburgalarıma ağıt yakan sızılarımla
bir tutam vicdan simidi ile tutundum filikalardan...
Mevsim sen,
içim cehennem...
Uyandır bütün canlı renkleri Ötzi..!
Açlığı, zûlümü çizdiğim kara kalem resimlerimden,
Kurtulsun insanlık, kara sinekli ölümü
revâ gören
vurdum duymaz yeryüzünden!...




Muharrem KÜÇÜK
Seslendirme: Ahmet ORMANCI


...

 

 
     
Şiir : 03:45
Şair : MatrutErdem
Okunma : 7
Şiir Yıldızı : 1 1 kez
Tarih/Saat : 07.02.2016 / 19:54
Gönderen : MatrutErdem
Kategorisi : Aşk
İndirilme/Yorum : 0
Şiir Yıldızı
Haftanın Seslendirmeleri
1.
2.
3.
4.
5.
Seslendirenler YILDIZLI SESLER
Bir Efsanenin Çocukları
cimlerinmelodisi
( 3 / 3 )
Anılarımı Karıstırıyorum.
mustii67
( 3 / 2 )
..Yakarış..
TERCAN
( 1 / 1 )
Diyorsun Bana!
Kafkasi
( 1 / 1 )
Özür Dilerim
yalnizefe
( 1 / 1 )
Yalnızım
SairCemAltinoz
( 1 / 1 )
Al Da Git Aşkını Bende Kalmasın
ERDAL_SONUC
( 1 / 1 )
Son Eklenen Sesli Şiirler
GÜNEYDEN AKAN NEHİR..19.
AL DA GİT AŞKINI BENDE KALMASIN
Çürük Düşlerde Saklı Aşk
DÜŞÜMDE OLMAN GÜZELDİ
BİR GÜN YÜREĞİME SORDUM...!!!
YÜREĞİMDEKİ EN GÜZEL TÜRKÜ
TEMENNİ KUYUSU ŞİİR-2
GÜNEYDEN AKAN NEHİR..3..
Rengarenk Gökkusagi HaYaLLerim (DüşLerim) ..,
Ölümün Ayazında…
DİYE DİYE GELDİ 2016
Güllerin Suçu Yok mu?
Gömüyoruz Gögsümüze Karanfil
KULLAR ARASINDA BİR GÜL
GÜNEYDEN AKAN NEHİR..13.
GÜNEYDEN AKAN NEHİR..12.
GÜNEYDEN AKAN NEHİR..15.
GÜNEYDEN AKAN NEHİR.17.
GÜNEYDEN AKAN NEHİR..18.
Deme Zamanı geçti.
HANİ ÖLÜMSÜZDÜ AŞK
Aşık mıydım Ben Sana?
KÜLLENEN AŞK / KARA SEVDA
Site kurallarını okumak için tıklayınız Her Hakkı Saklıdır© 2010 web:iletisim@serkanweb.com

Üye Olarak Giriş Yapmalısınız..