Skip Navigation Links
Anasayfa
Radyo
Şair/Ses
Şiirler
Sesli Sözlük
Kayıt/Montaj
Seslendirme
Cıngıllar
Duyuru
İletişim
Skip Navigation Links
Günün Yıldızı
Haftanın YıldızlarıExpand Haftanın Yıldızları
Ünlülerden
Antolojimiz 2013
Bizden Biri
Makaleler
Etkinlikler
Video Şiirler
Anonsmatik
İngilizce Şiir
E-Posta/Kullancı Adı Şifreniz
 
 
   
 
Haftanın Şiirleri
1.
2.
3.
4.
5.
ŞAİRLER YILDIZLI
Farkı Ne?
Arif_Odabas
(4,13 /15)
"Geçerken Uğramıştım "de
Remzi_KURNAZ
(4,09 /11)
(((KANDİL ÖZEL))) BU GECE..
durak41
(4,2 /5)
Deli Saçması
yildiraycoskun
(4 /12)
Filistin yanıyor, Gazze kor gibi
M_Ali_Unsal
(3,67 /3)
DELİ DEĞİLİM..!!
M_Ali_Unsal
(3,86 /7)
Gümüş Bakışlım
İzzettin_Akyapi
OZAN DEMEK
durak41
(3,64 /14)
ADEMİN ÇOCUKLARI
celalkeklikci
(3,33 /6)
BUNUN BİR ÇARESİ YOKMU DOKTOR BEY ?
durak41
(3,67 /3)
Canım Annem Dağlar Kızı Reyhan
duksbrandze
(3,67 /3)
FİLİSTİN AĞLIYOR
Cosanoglu
MAZİMİ AÇIN AYNALAR
durak41
(3,4 /5)
GECELER..!!
M_Ali_Unsal
(3,67 /3)
18
3,67
gidiyorum
demet
MÜSLÜMAN
M_Ali_Unsal
(3,57 /7)
Anla Beni Yar
Mawish
(3 /2)
30
3
38
2,33
HAK SAHİBİ
TERCAN
(1 /1)
Bu Şiir Tutacak Beni Korkuyorum
Elysa
Son Eklenen Metin Şiirler
(((KANDİL ÖZEL))) BU GECE..
BUNUN BİR ÇARESİ YOKMU DOKTOR BEY ?
Canım Annem Dağlar Kızı Reyhan
MAZİMİ AÇIN AYNALAR
"Geçerken Uğramıştım "de
Aktif : 94
Bugün :   24955
Toplam : 10784051
Toplam Üye: 5761
IP :   54.81.211.100
Başlangıç: 1 Mart 2011
 
 
 
Player yükleniyor...
Diğer Seslendirmeler
 
ŞAFAK AĞARMASI


Mecrasından deryalara akarken,
Sular öpüşürdü ay şafağımda.
Dağlar gökyüzüne çivi çakarken,
Yıldızlar üşürdü ay şafağımda.

Nurun karanlığı boğduğu anlar,
Ufuklardan umut doğduğu anlar,
Bir yerden bir yere ulu kervanlar,
Ağır yük taşırdı ay şafağımda.

Haydutlar yollara mayın döşerdi,
Sırtlanlar geç vakit mezar deşerdi,
Derin sessizliğe gölge düşerdi,
Devler kapışırdı ay şafağımda.

Tahayyül ederken nice zatları,
İbrahimler devirirdi putları,
Zafere susayan sefer atları,
Hırsla tepişirdi ay şafağımda.

Gizemli tabiat sır vermese de,
Efsunkâr yüzünü göstermese de,
Gözler cisimleri net görmese de,
Gönüller ışırdı ay şafağımda.

Ahmet Süreyya DURNA

AhmetDurna

Mesaj Gönder Arkadaş Ekle Favori Kişi Mail Gönder Bildir Şikayet Et Engelle
Çaresiz milleti güdüp sağmak ne?
Bizim kitaplarda yazmıyor beyim
Talan edip haksız yere yağmak ne?
Bizim kitaplarda yazmıyor beyim

Canilerle kulis yapıp gezmek ne?
Garibanı kimsesizi ezmek ne?
Vatan satıp sınırları bozmak ne?
Bizim kitaplarda yazmıyor beyim

Haydut çadırına çalıp atmak ne?
Çakal gibi parçalayıp yutmak ne?
Yahudi’yi ilah gibi tapmak ne?
Bizim kitaplarda yazmıyor beyim

Dere, tepe, yorulmadan geçmek ne?
Mayın dizip kahpelenip kaçmak ne?
Mağaralarda kan şarabı içmek ne?
Bizim kitaplarda yazmıyor beyim

Her gece barlarda, kafa çekmek ne?
Şehit toprağına afyon ekmek ne?
Sırtlan gibi kayalarda sekmek ne?
Bizim kitaplarda yazmıyor beyim

Devletin malını yeyip yutmak ne?
Pastadan en büyük payı tutmak ne?
Haksızken âleme vurup çatmak ne?
Bizim kitaplarda yazmıyor beyim

Sözde hilaf varsa, af ola Ya Rab
Evvelim, ahirim bir avuç türap
Gördüğüm gerçekler sanki bir serap
Bizim kitaplarda yazmıyor beyim

Nuh Comba
...

Meçhule sürükler katmış önüne
Dirensem olmuyor gitsem olmuyor.
Görmez ileriyi, bakmaz yönüne
Yürüsem olmuyor yatsam olmuyor.

Yıkılsa sırtımı verdiğim dağım,
Yumruk olur kalır boğaza düğüm.
Büyüdükçe büyür dert boğum boğum
Üstlensem olmuyor satsam olmuyor.

Rüzgârın kırdığı dala benzedik
Ummanda dümensiz sala benzedik
Dilimiz bağlandı, "lâl"a benzedik.
Tükürsem olmuyor yutsam olmuyor.

Neye hizmet edip neye koşarız
Bayrak inecekse niye yaşarız.
Bilmem bu engeli nasıl aşarız
Darılsam olmuyor atsam olmuyor.

Baykuşlar tünemiş öter tepeden
Bir kara duman var tüter tepeden
Uçuruma doğru iter tepeden
Sürünsem olmuyor batsam olmuyor.

Sınayan olursa türkün gücünü
Yıkar dağıtırlar, tahtı tacını.
Kopmaya yüz tutmuş ipin ucunu
Bıraksam olmuyor tutsam olmuyor.

Mahir ağlamaklı, hüzün son dem de
Mezarında ağlar belki Dedem de
Her şey çığırın da gitsin desem de
Sarılsam olmuyor çatsam olmuyor.

Mahir Başpınar 14.07.2014
...

Sırası gelince alır götürür
Makama mevkie bakmaz Azrail
Zamanı gelince çalar öttürür
Düdüğü boynuna takmaz Azrail

Sultanlar Krallar nerede eyler
Yıkılmış saraylar göç etmiş beyler
Çatlayan topraklar anlatır söyler
Su olsa bağrına akmaz Azrail

Delinse gökyüzü dağlar yıkılsa
Boynunda urganın düğüm sıkılsa
Yaftasız sehpaya böyle çıkılsa
Yinede mumunu yakmaz Azrail

Bir varmış bir yokmuş diyerek başlar
Yıkılır bozkırda yazısız taşlar
Bir garip deyip de düşünce yaşlar
Boğazda rahmeti sıkmaz Azrail

Buyruğu haktansa ilahi olan
Gerçeğin görünür gerisi yalan
Kısacık ömründen geriye kalan
Kurduğun hayali yıkmaz Azrail

Hoş seda bırakan gürleyen sesi
Gerçeği arayan göğüs kafesi
Allah’ı zikreden nurlu nefesi
Gülerek almaktan bıkmaz Azrail...

Niyazi TUNCER / KURTBEY / İSTANBUL
5/5/2010 12:36:23 AM

...
Saf saf iner bugün gökten melekler
Hakka iletilir bütün dilekler
El açıp yalvarsın mümin yürekler
Şeytan ruhumuzu satmadan önce

Ilgıt ılgıt eser bu gece yeller
Hiç boşa çevrilmez açılan eller
Gönül gülşeninde solmasın güller
Nefsinle çamura batmadan önce

Yürekten zikredip yalvar ALLAHA
Bu gecenin hatrı büyük vallaha
Belkide görmeyiz bunu bir daha
Musalla taşına yatmadan önce

Af ederim tövbe edeni dedi
Böyle bir geceyi bak nasip etti
Bu gece MUHAMMED miraca gitti
Ecel şerbetini tatmadan önce

Arar olma geçip giden gününü
Der DURAK’ım hakka çevir yönünü
Gel boşa geçirme kalan ömrünü
Yaradanın lutfu boldur bu gece

Durak YİĞİT
Gönüllerin Şairi
KOCAELİ

...
Havalanma deli gönül
Gelen gider birer birer.
Kibirlenme deli gönül
Gelen gider, birer birer.

Dünya derler koca handır
Gelen Hakk’a kurban candır
Deli gönlü aşkla yandır
Gelen gider, birer birer.

Güneş doğar tepemize
Dostlar bakar yüzümüze
Şükür eyle günümüze
Gelen gider, birer birer.

Bir kapıdan girdik şöyle
Diğerinden geçtik öyle
Sen kalana selam söyle
Gelen gider, birer birer.

* * SILA ** Eserimden **

...
Seni seviyorum diyebilmek
En zor cümle belki de hayatta,
En çok söylenmesi gereken.
Haykırabilmek ise muhteşem...

Dilimizin ucuna kadar gelir de
Bir türlü dökülemez, dökemeyiz
Hüzünlü bir tebessüm gibi kalakalır
Dudaklarımızla dişlerimizin arasında.

Bazen küçücük bir papatyanın
Taç yapraklarında karşılaşırız sevgiyle
Seviyor-sevmiyor diyerek
Koparıp atarız onu da hoyratça.

Bazen sevgi kırmızı karanfil olur
Takıp dolaşırız yakamıza
Kır çiçeklerinde yakaladığımız sevgiyi
Gonca güle ulaşmak adına çiğner geçeriz arsızca.

Bazen bebek olur sevgi
Tatlı bir gülüş, peltekçe söylenen bir sözcük
Gözlerindeki ufacık bir ışıltı için
Ölümü bile göze alırız uğrunda.

Karşımıza hangi şekilde çıkacağı değil
Bizim ne yapacağımız önemli
Çiğneyip geçmek, yakamıza takmak,
Fal bakmak ya da baş tacı yapmak tanıştığımızda.

(Sinop-22.03.2007)

Leyla İnan
...


Kadir geceniz mübarek olsun
Kalbinize nur dolsun
Dualarınız kabul olsun
Tüm güzellikler sizin ile olsun

Gözleriniz bu mübarek gecede olmasın yaşlı
Sevdiğim yar merhametli hilal kaşlı
Ömür gelip geçiyor bak işte oldun yaşlı
Uyuma gönlüm kadir gecesinde bakam şaş bakışlı

Kadir gecesi mübarektir bin geceden hayırlıdır
Bir secde dua ile alır götürür cennete kalbini canlandır
Tüm ölü anları alır götürür bu gece inen Kuran ömre rehberdir
Uyuma gönlüm kadir gecesinde bakam şaş bakışlı
İnen Kuranı kerim ile ömrünü yolunu biçimlendir
Mehmet Aluç

...

Utan ey gönül düşemedin zalim peşine
Oturup kaldın kendi halinde düşüne düşüne
Yine yalnız kaldın gazze gibi alabildiğine
Var koş zalim peşine düşünme öyle derinlemesine

Kardeşindir vahşice yok edilen zalimcesine
İsrail'in yaptığı ise tam anlamı ile edepsizcesine
Müslüman ülkeler ne bekler enayicesine
Var koş zalim peşine düşünme öyle derinlemesine

Vakit yatma bekleme zamanı değil öylesine
Tam anlında vurmak gerekir İsrail'i milimi milimine
Bekleme artık insanları fayda yok koş zalim peşine
Var gitsin bırak herkes yoluna deme pisipisine

Müslüman ülkeler bilmem neden kan ağlar
Kuranı Resulü terk ettik ayrılık peşinde koştuk
Bakmadık halimize güldük ele âlemin haline
Bekleme artık gazzede kardeşimde güç kalmadı
Mehmet Aluç



...
Kadir Gecesi

" Oku..." ilk âyetiyle bu gecede başlayan
İnip inip yirmi üç yılda tamlandı KUR'AN...

Ayet âyet iniyor muhteşem Kitap KUR'AN
ALLAH lûtfuna erdi aylar içi RAMAZAN.

" Bin aydan hayırlıdır..."der ki sûre bundandır
Çünkü bu ay içinde KADİR GECESİ vardır.

CEBRAİL ve MELEKLER hayır için inerler
Gün doğumuna kadar hayır dolar gökler,yer.

Güvercin kanadında açılır can yarışa
Melekler şahit olur yakarıp, yalvarışa.

Bu gecenin affıyla günâhlar erir bir bir
İşte mübarek gece emsâlsiz bir gecedir...

Hûşû ile okuyup her âyetten ders alan
Müminlere sen şahit ol Yüce Kitap: KUR'AN...


Alper Kürük
...
Dikende güller açtırır
Güzel kokular saçtırır
Her cana ömür biçtirir
Yerin göğün hak sahibi.

Görsün diye gözler vermiş
Mahabbete sözler vermiş
Bak baharlar, yazlar vermiş
Yerin göğün hak sahibi.

Bulut dağın dumanıdır
Sevda aşkın fermanıdır
Vuslat derdin dermanıdır
Yerin göğün hak sahibi.

Her nesnede özü vardır
Kullarına sözü vardır
Bizi gören gözü vardır
Var edensin hak sahibi.

**Deli Gönlüm** Eserimden **


...
Kurtulmaz yüreğim gam’dan kederden
Bunun bir çaresi yokmu doktor bey ?
Her sabah,her akşam böyle kendimden
Körkütük sarhoşum neden doktor bey ?

Değil umurumda dünya serveti
Göstermedi felek yâr’le mürveti
Hep ödedim durdum aşk’ta diyeti
Bunun telafisi yok mu doktor bey ?

Kurudu gözeler pınarım akmaz
Bir hayırsız sevdim dönüpte bakmaz
Çağırırm daim hiç beni takmaz
Bu derdime çare yok mu doktor bey ?

Yıllardır gülmeye hasret bu yüzüm
Mutluluk gözüm de bir salkım üzüm
Uğraşır dururum bulamam çözüm
Bir çıkış yolumuz yok mu doktor bey ?

Kara bahtım bana vermedi aman
Çaresiz kalmışım hallerim yaman
Oturdu azrail kalmadı zaman
Taşa umut ekiyorum doktor bey

Düşmesin YİĞİT’in yolu kötüye
Gidemez bir adım daha öteye
Der DURAK’ım çıktım gayri çürüye
Benim için yerin yok mu doktor bey?

Durak YİĞİT
Gönüllerin Şairi
KOCAELİ
...
GİRİZGÂH
Seyhan nehrinin zeynep dolu kıyılarında
Kendisi gibi kokusu olan bir kız yaşarmış
Onun adı dağlar kızı Reyhan'mış...

******************************************

Çok uzun zaman önce hastanenin bir köşesinde ,
Dünyaya gelişime ilk çığlığımı atarken ben ;

Kolların mı susturmuştu ;
Duyduğum o tatlı "Yavrum !.." sesin mi ,
Beni durdurmuştu ?..

İlk gözyaşsız ağlayışımın bilinçsiz acısını ;
Bilmem ki , sesin mi , ellerin mi ;
Yoksa, şefkat yüklü ılık kucağın mı tutmuştu ?..

Eserdin ılgıt ılgıt melteminle üzerime , buhranlarımı birbir dağıtırdın.
Dilimden bir ,"Anneem !" kelâmı için aşıma canından can gıda katardın .
Ola ki , sedâma dâhi bulutlar gölge niyetinden duracak olsa ;
Dayanamaz , analık kudretinle beni savuracak fırtınalarıma nöbet tutardın.

Yaşamının ; dolu dizgin Seyhan akıntılarıyla , fırtınalı seyrederken sen ;
Hatta, sisler ve boranlar üzerine üzerine gelirken ;
Durgun göl kenarının huzur kıyılarından o reyhan kokularını
Zeynepden ziynet ziynet oyunları nasıl serpiştirebildin eteklerimize ,
Bize sezdirmeden ?..


Anneem ! Canım annem !..

Bir gülüşüme bin acıyı takas eden yüce makamın esnafı
Ayakların altından gönlüne Yaradanca nakşedilen mukaddes sanatın erbâbı
Bir tac bile sunamazken merhem yüklü şifa pınarı avuçlarına
Kapıkulu gibi durursun hep, ezelden sultanım olduğun gönlümün sarayına
...
Aşkını anmalar içimde kanar,
İlk defa hüznünü gözünde gördüm.
Sevgimi sunmalar içimde donar,
İlk defa hüznünü yüzünde gördüm.


Acılar içinde kayboldu aklım,
Dert ile kedere kaydoldu saklım,
Gözlerim yadınla doldu yasaklım!
İlk defa hüznünü sazında gördüm.


Kaygıyla doluyor yalan balonu,
Kendini bırakma dolan bul onu,
Gönlünü alıp da hemen sal onu;
İlk defa hüznünü mazinde gördüm.


Elliyi bitirdim altmışa girdim,
Sabrımın yününü yanlış eğirdim,
Sevdalar ilinde gamlı nehirdim,
İlk defa hüznünü özünde gördüm.


Sildikçe damlıyor sevdalı yaşlar,
O kara gözlerin kalbimi haşlar,
Özleyen yüreğim hep seni düşler,
İlk defa hüznünü sözünde gördüm.


Alptekin Yazar
...

Hani geleceğim demiştin ya
bir akşam vakti,
giderken.
Gözlerime bakarak,
sakın üzme kendini
kör zindanlara atma
umudunu,
bekle demiştin bıraktığım yerde
mutlaka geleceğim
bekle beni ,
güneşin battığı yerde.


Hani,
nerde verdiğin sözler ,
hani nerde.
Ayrılıklar yaşayamazdı hani
gerçek sevdalarda,
yine hüzün sardı yine kasvet çöktü
şehrin üstüne perde perde,
nerde gözlerin ,
dert üstüne dert ekliyorum
bıraktığın yerde.


geleceğim diyordun ya
biliyor musun ,
kaç zaman geçti üstünden
gidişinin
kaç kış, kaç bahar
kaç gece bir umuda yaslandım
bir umutla yaşayıp
o umutla paslandım,
aynı bir çivi gibi
çakıldığım yerde
umudumla yaşlandım.


Dinleme demiştin aylak geceleri
kırılgan zamanları çıkar takvimlerden
sayma saatleri günleri ayları...
Dipsiz kuyuların
kör girdaplarında düşerken
umutlar besledim yalın ayak,
zemherilerde yeşerttim yaprak yaprak
örselenmiş hayaller topladım
sen diye,
yıldızlara bakarak.


Seslendiğim isyan mısralarının
boşluklarında
en ışıltılısından
yıldızlar topladım ,
birer birer saydım dizlerimin üstünde,
satırlarıma işledim
nakış nakış
ama sen yine yoktun,
artık ne yıldızlar ışıltılı
nede dizlerimde derman var
biliyor musun sevgili
yıldızları çaldılar.
düşlerimi zaman kovar.


Hani döneceğim diyordun
mevsimler döndüğünde
bekle beni demiştin
güneşin battığı yerde.
Aldatmasın karanlıklar seni
aldatmasın
fal tuttuğun ayrılık şarkıları
belki bir bahar sabahında belki akşamında güzün
belki bir gece yarısı karakışta,
belki de ortasında gündüzün
geleceğim diyordun
mutlaka geleceğim
kaç zaman geçti üstünden,
kaç bahar, kaç kış
yalan mıydı gözlerinde ışıl ışıl yanan bakış
yalan mıydı
yıldız yıldız işlediğim nakış.
İşte gece yine kara
yine mevsimler döndü
sensiz geçti bahar
içim üşüyor hava soğuk,
mevsim yine karakış .


Yalan mıydı sözlerin,
hadi söyle sevgili
nerede
umut veren gözlerin.



Belki bir yansımaydı,
belki de hiç yoktu .
Gölgesi miydin
sokak lambalarından yanı başıma düşen,
kim bilir belki de
sadece bir yokluktu düşlerimi bölüşen,
bilmiyorum sevgili
inan ki bilmiyorum
ben miydim
ışığına aldanıp alev alev,
gölgelerde üşüyen.


Ayrılıklar yaşamaz diyordun
gerçek se sevdalar,
yaşamaz derdin ,seven yürekte ayrılıklar,
lime lime doğranıyorum şehrin kuytusunda
ölüme yatıyor sevdalar,
nerede avuç avuç topladığım
yıldızlar,
nerede güneş olup sabahlarıma açan gülüşlerin
nerede bahar saçan
satır satır yazdığım düşlerim
Bana baharımı ver
nerede sevgili
nerede ,gül kokulu
öpüşlerin.


Biliyor musun sevgili
gittiğinden beri
sustu bahar meltemleri
sustu ağustos böcekleri
boy vermiyor altın sarısı başaklar
biliyor musun, her gün gözlerimi mıhlıyorum yollara
karartıyorum geceleri
parçalıyorum heceleri
kendimi vuruyorum,
biliyor musun gittiğin günden beri
ben hala
güneşleri batırdığım yerde ,
öylece duruyorum.


hani geleceğim diyordun ya
çok ölümler yaşadı bu şehir
gittiğin günden beri,
kaç yaşam doğdu her sabah
anaların kucağına,
ne mevsimler mevsim, ne iklimler iklim
sefer üstüne seferler yaptı
uzak denizlerin yorgun gemisi ,
hani el salladığım
peşinden.
Sen yoksun işte
ne bir iz ne bir haber geliyor,
batırdığın güneşimden.


Bak zehir öksürüyorum artık
ellerim titriyor
ciğerlerim kurum tuttu,
katrana döndü şiirlerimin demi
bilmez misin yoksa ey sevgili ,
bilmez misin
yaşadığım elemi.


Sanki çıkıp gelecekmişsin gibi
bekliyorum hala
güneşin battığı yerde
öksüz çocuklar gibi,
bekliyorum bıraktığın yerde
ses ver ne olursun
nerdesin sevgili ,
neredesin nerede.


Yalan mıydı yoksa ,
yalan mıydı bu sevda
hani ayrılıklar yaşamazdı
gerçek sevdalarda,
hani uçsuz bucaksız deryalar gibiydi sevdamız,
hani üstünde güneş batmayan devletler gibi kudretliydi.
Karanlıktayım üşüyorum ,
saatler yine sabahı vuruyor
yelkovan koşar adım
akrep se lanet li bir ok
yine beşte duruyor,
bilmiyorum sevgili ,inan ki bilmiyorum
saatleri kimler vuruyor.



Cevap vermiyor ne günler, nede aylar
yoksun işte her an zulüm,
her yer karanlık
dön ne olur
yeter artık .
Dakika dakika parça parça
seni mevsimlere ,mevsimleri yıllara
bölüyorum,
güneşin battığı yerde
sen diye ağlayıp ,
sen diye ölüyorum...

Niyazi TUNCER KURTBEY / İSTANBUL
11/23/2008 10:09:46 PM

...
Fındık bahçeleri ile süslenmiş
Dağlara baktıkça seni anarım.
Sırtını çevirip şehre yaslanmış,
Sahile çıktıkça seni anarım.

Sevgi bahçesinden gülleri dersem,
Uykuya dalınca rüyana girsem,
Geldiğini görüp murada ersem,
Kalbime aktıkça seni anarım.

Şu yalan dünyada sevgidir yolum,
Sen gelmedin yine kırıldı kolum,
Sevmeyen kalplere revadır ölüm.
Karanlık çöktükçe seni anarım.

Özlemle yanarım, çekerim çile,
Sevdamın ateşi düşürdü dile,
Hasret ateşini döndürüp küle,
Sineye çektikçe seni anarım.

Ölürüm gözünden akan yaşına,
Hasretim sevdiğim karakaşına,
Elime aldığım sabır taşına,
İçimi döktükçe seni anarım.

(Ordu – 02.02.2010 – 14.49)

Leyla İnan
...

Solmuş benizlerde uykusuz gözler
Hüzün’ü, umudu salar insanlar
Kimisi ağlaşır, kimi yol gözler
Umudu neştere dolar insanlar

Yazılmış alına ne ise kader
Açılır her kapı sonuna kadar
Kimi kökten keser kimsi budar
Saçını başını yolar insanlar

Hastaneden başlar asıl sevkiyat
Kurulmuş dünyadan uhreviye hat
Kader cilvesinde erirken hayat
Gözyaşı cemale bular insanlar

Anası, babası, oğulu, kızı
Yürekler sancılı bitmiyor sızı
Ecel dinlemiyor yokuşu düzü
Gassal teneşirde sular insanlar

Erinde, geçinde yürürüz hakka
Unutmam ölümü her gün, her dakka
Yönümü dönmüşüm Mevla ya hakka
Vakit namazını kılar insanlar

Nuh Comba
...
Niçin boynunu eğdin ey mazlum evladı
Bilmezmisin Siyonistler sömürür insanı
Sen boyun eğdikçe, korkak sanır insanı
Gör işte gör, katil canavar İsrail insanı

İnsanlık bilsin kan emici acımasız katili
Görmezmisin öldürüyor beşikteki garibi
Durmadan bombalıyor evi barkı yetimi
Kan emiyor acımaz İsrail emperyalizmi

Merhametsiz ve acımasız zalimin vicdanı
Hiç gözünü kırpmadan bombalar insanı
Katil İsrail acımaz, öldürür Müslümanı
Öldürmek İsrail işidir, taşlaşmış vicdanı

Arkandaki yaltakçılara güvenme sakın
Amerkanında sonu geldi görürsün yakın
Siyonistler seni desteklesede yolun yakın
Yetimin ahını aldın, Allah’ın hışmı yakın

Mazlumun bedduası dökülür İsrail sana
Sanma bu devran sürekli dönecek sana
Mağdurun hesabı ağırdır kalmaz sana
Katil İsrail, mahşerde Allah sorar sana

...
CESARET YÜREK İSTER

Şimdi oturup düşün bir beynin varsa eğer
Aklını pula sattın fikrinde yokmuş meğer
Bu kafayla gidersen leşine itler siğer
Kes artık boş lafları cesaret yürek ister

Kasma kendini öyle sanki kahraman gibi
Bir tekmelik canın var yerin cehennem dibi
Senden daha cesurdur şu beş yaşında sabi
Kes artık boş lafları cesaret yürek ister

Kaç kuruş ederin var bağırıp durma arsız
Soyun sopun kim senin sıfatında pek nursuz
Dilin aldatır ama elin harama hırsız
Kes artık boş lafları cesaret yürek ister

Döktüğün gözyaşları timsahları güldürür
Şeytan zapt etmiş seni vicdanını öldürür
O kibirli nefsini şakşaklarla doldurur
Kes artık boş lafları cesaret yürek ister

Ardına takılanlar kanmış riya yüzüne
Oysa tek doğru yoktur inanılmaz sözüne
Nasıl da sürme çektin ahmakların gözüne
Kes artık boş lafları cesaret yürek ister

Bence saçmalıyorsun yakındır senin sonun
Batıyorsun gittikçe kapkara arkan önün
Takılmayın peşine yalandır işi onun
Kes artık boş lafları cesaret yürek ister

Şükran Gülcenaz AYDOĞAN
...
Cahile inanıp sözüne kanma
Hak nârından başka ateşle yanma
Cehennemde odun ocak var sanma
Herkes ateşini burdan götürür.
**
Doğrudan ayrıldım, ellere kandım
Helâli bırakıp harama bandım
Zâhirde, âhirde yandıkça yandım
Herkes ateşini burdan götürür.
**
İyilik yük eyle, yüklen de götür
Sevgiyi, sevdayı kalbine yatır
İğneyi sen önce kendine batır
Herkes ateşini burdan götürür.
**
Alimin ilmini baş tacı eyle
Hak ilmini öğren, dilinle söyle
Boş işlerle dünya biter mi öyle
Herkes ateşini burdan götürür.
**
Ben kime güvendim,kime inandım
Yanıldm yanıldım, kendimce yandım
Son demimde tahta bir sala bindim
Herkes ateşini burdan götürür.
**
**DOST ELİ** eserimden**

...

Filistin ağlıyor, Gazze yanıyor,
Ürkek müslümanlar, neredesiniz,
Kimdir bunlar deme, dünya tanıyor
Korkak müslümanlar, neredesiniz ?

Yahudiye kimse, bir dur demiyor,
Ne ramazan, nede bayram dinliyor,
Kardeşlerin, inim, inim, inliyor,
Sahte müslümanlar, neredesiniz ?

Sahtekar hacılar, bana neciler,
Bilmem şucu, bilmem ocu bucular,
Sabaha çıkmayıp, ölesiceler,
Dilsiz müslümanlar, neredesiniz ?

Arabistan, Mısır, ey ortadoğu,
Karun dan zengindir, bunların çoğu,
İsrail hep kırdı, çoluk çocuğu,
Korkak müslümanlar, neredesiniz ?

Yan gelip, yan gelip, yatın bakalım,
Paranıza para, katın bakalım,
Öyle haberlerden, bakın bakalım,
Çürük müslümanlar, neredesiniz ?

Sesiniz çıkmasın, susun bakalım,
Ayağa kalkmayın, ıkın bakalım,
Yeter artık yeter, kalkın bakalım,
Korkak müslümanlar, neredesiniz ?

Coşanoğlu
20.Temmuz.2014

Şiiri yorumlayan kızım Hilal’e teşekkür ederim.

...
ANLA BENİ YAR



merhaba canım
şimdi sana
ölmek istediğim bir yerden sesleniyorum
kalbinden
o buğulu gözlerinden bakınıyorum sana
izliyorum seni
ağlama
ben burdayım can
bir nefes gibi
yanında
yanıbaşında seyrediyor kalbim

sular söndürmez içimdeki yangını
hiç bir deniz
dindirmez nehirlerin gözyaşlarını
ağlasam da duymaz
duymaz kalbin biliyorum
ama yine de ben
sana sesleniyorum can

uzaktan bile yakınım sana
hemen yanında yanı başında
sol yanımda
seni düşlüyorum her gece
alaca karanlıkta

gözden uzak bir aşk yaşıyorum
görmüyorum
hoş sen de görmüyorsun
bilmiyorsunda
sözüm ona sen yok
ben ise hep var sayıyorum
varlığınla yaşıyorum can

bırak
yerle bir olsun bu hayat
bırak gülmesin ayrılıklar boş ver
bırak
sende bilme istersen
hiç önemli değil zaten
varsın ya yeter
onca yıllar gelsin bir anda gitsin
hiç önemli değil
seninle biten günler
seninle yaşlansın boş ver

yaşamdan kalan bir miras gibi
son gelenimsin kalbime
daha önce hiç gelmemiş gibi
ilk kez vuranısın yüreğime
ve ilk kez seviyormuşum gibi
son kez seveceğim kalbimde

ah be yar
yokluğun bir varlık olsa da içimde
her gün bir hazan yüreğimde
gözlerimde ise bir yağmur bereketi
ıslak ıslak bakıp yağar
gönlüm ise sessizce ağlar
dur desem de susmaz
bu dünya sensiz zor
çok zor
anla beni yar
.
.
.
Mawish
.
.
.

ANLA BENİ YAR – Mawish Şiirleri
...



Ey nebilerin kokusunun sindiği şehir
Kim kurtaracak seni
Vahşetin lanetini saran ellerden
Kim kurtaracak diye soranlara
Haykır göğsündeki imanla
Filistin'i giyindi yüreklerimiz ensâr bir canla
Acısı ellerimizden süzülen dua
Aminlerin sesinde kurusun diye gözyaşları
El Kahhar
El Kahhar
Zulmün gözleriyle Gazze' ye bakanlara ...

20 Temmuz 2014

Arzu Karadoğan

www.facebook.com/ArzuKaradoganOfficial
...

yüz sene düşünsen aklına gelmez
ne oldu bize böyle ne oldu dost
üç kıtaya hüküm sürerken bizler
nazarmı değdi bize nazar mı dost

dünyaya örneken atalarımız
her değerden öte analarımız
ilim irfandayken kafalarımız
nazarmı değdi bize nazar mı dost

dostu unutup elli dost sayarken
en güzel değerler elden kayarken
mevki makam deyip yan yan bakarken
nazar mı değdi bize nazar mı dost


mehmet şerif kardaş
...
Geçmişi sizinle deşmeye geldim,
Mazimi ne olur açın açın aynalar
Bir defalık olsun görmeye geldim
Mazimi ne olur açın açın aynalar

Ergenlik çağımda tanıdım sizi
İçime düşmüştü o anda sızı
Saçımı tararken gönlüme sızdı
Mazimi ne olur açın açın aynalar

Kimdir o yerimde duran yabancı
Her yanımı sardı çoğaldı sancı
Sahi bu benmiyim gerçek ne acı !
Mazimi ne olur açın açın aynalar

Çekil git yanımdan duran yabancı
Gerçeği gösterin bitsin bu acı
Gözlerimden düşer yaş acı acı
Mazimi ne olur açın açın aynalar

Benmiyim bu adam anlı kırışmış ?
Yüzlerim buruşmuş simam karışmış
Yüzüm hüzünlerle nasıl barışmış
Mazimi ne olur açın açın aynalar

Ben sana bakarken mazime daldım
Yıllar yordu beni ne hale kaldım
İndirip yelkenim deryaya saldım
Mazimi ne olur açın açın aynalar

Düşürüp dillere eyledin destan
DURAK’ım soldu bak gül ve gülistan
Gideceğim bekler beni kabristan
Mazimi ne olur açın açın aynalar

Durak YİĞİT
Gönüllerin Şairi
KOCAELİ
...
Senden uzakta olmak,
öksüz kalmak gibi bir şey
nefes almakla eşdeğer
aynı şehirde olmak.
Yüreğim sızlıyor geceleri.
Boğazıma düğümlenen sözcükler,
Gözlerimde biriken yaşlar,
Akmak için senin omzuna hasret.

Bir bilsen sevdiğim,
seni ne çok özledim.
Teninin kokusu
buram buram burnumda
Güneş bile bir garip doğuyor sensiz
Akşamları daha bir
hüzün kaplıyor içimi.
Baktığım her yerde
seni görüyorum.

Gel artık bir tanem
Sensiz yapamıyorum.
Bahçe içinde pembe panjurlu
ev falan da istemiyorum.
Nohut oda, bakla sofa
hayalleri de kurmuyorum artık.
Tek gözlü bir eve razıyım,
Yeter ki içinde sen ol,
biz olalım.
Kem gözlerden ırak,
Mesut olup
mutlu yaşayalım.

(Kırklareli - 10.09.2007 – 02.37)

Leyla İnan
...

Dost diye görüp de uzattım bir el
Özümde hazlarım olmuşum sel
Sazıma nağmesin çalınca tel tel
Gönlüm sitem eder kırılır dallarım

Tebessüm edene dostça sarıldım
Husumet boş dedim kinden arındım
Niceleri vurdu çoktan kırıldım
Ben bana gücendim yanar ağlarım

Yolum perdelenmiş karanlık önüm
Sensiz durmuş zaman geçmiyor günüm
Divane misali sanayken yönüm
Gelemem sevdiğim bağlı yollarım

Dost uğruna yandım özde yoğruldum
Kesildi takatim dertten yoruldum
Bulanık nehirdim sende duruldum
Senden başkasını sarmaz kollarım

Yollarını kesen yağmurlar dinmiş
Geldiğini duyan acılar sinmiş
Deli gönlüm aşkın atına binmiş
Yeşillere durmuş çorak çöllerim

Seher yeli eser dost diye anar
Sevgiler yeşerir baharım sanar
Şakraktır şu dilim gül diye konar
O yar sitem eder içten solarım

Çiğdem ÇİMEN

...

Yazında kışında billur suyunda
Derelerden akan ırmağı benim
Yirmi dört bölüğü türlü soyunda
Ağası çobanı yamağı benim

Dağların üstünde esen rüzgârı
Karayel lodosu poyrazı benim
Bağında üzümü ayvası narı
Elması fındığı kirazı benim

Dalında gül diye öten bülbülü
Kurduyla Kartalı böceği benim
Papatya Begonya nazlı Sümbülü
Çiğdemi Lalesi çiçeği benim

Üç deniz etrafı içte Marmara
Boğazı adası dahası benim
Ovada yaylada attığım nara
Çölün ortasında vahası benim

Mevlana ruhuyla haktır diyeni
Hacıbektaş veli kapısı benim
Yunusun gönlünden baktır diyeni
Edebalı eli tapusu benim

Tuna boylarında akıncı eri
Şan veren ordusu milleti benim
Sakarya da vurup inleten yeri
Düşmanın bağrında zilleti benim

Beş bin yıllık tarih ruhumda yatar
Korkut dedem söyler yazısı benim
Yesevi nefesi önüme katar
Orhun’dan bugüne kazısı benim

Ertuğrul ocağı Domaniç Söğüt
Yavuzu Fatihi Osmanı benim
Atamdan aldığım mukaddes öğüt
Ezbere okunan romanı benim

Alevi demem ben Sünni hiç demem
Allah Kuran Resul diyeni benim
Laz Kürt Çerkez Gürcü ayırt edemem
Bir sofrada lokma yiyeni benim

Azeri Kazağı Kırgız Türkmeni
Evladı fatihan Boşnağı benim
Halayı zeybeği horon tepeni
Obası şehiri oymağı benim

Sahipsiz garibi çile çekeni
Ümmetten başlayan insanı benim
Nizamı Âleme gönül vereni
Allahın Kelamı lisanı benim

Bir bayrak altında yaşarız yalnız
Hepimiz horasan erenleriyiz
Hilalin bağrında bir nazlı yıldız
Hep aynı kilimin desenleriyiz...

Kurtbey / İSTANBUL

...
Kendir tohumu ekmişim ummanıma,
Kök salmış hernefesinle sineme,
Boy vermiş umudumla,
Benden aşmış,onda yasar olmuşum,
Yağlı ilmik olmuş sarmış yavaş yavaş
Fark etmemişim büyütmenin sevdasıyla sevdamı,
Agırlaşmışım gitgite,
Taşıyamamış yükümü,
Yaban menekşe,egmiş başını caresiz.
Sallanmış ucunda,
Cansız nefessiz sensiz
14 12 2009
...


İşte kalkıyor imanın gemisi limandan
Zulüm batarken
Simsiyah ifrit gözleri ile zamandan
Gözlerimiz ufukta cennete bakarken
Hesap soracağım edepsiz İsrail den
O cehennem de yanarken

Bu zulümde gönül aşkı sevdayı neylesin
Zulüm ile savaşmak varsa savaşılır
Buymuş denilir kaderin
Gazzelim benim sana kavuşacak yolda yolum kaybolmuş
Yoktur haberin

İmtihan dünyası sap ile saman ayrılırmış
Kimisi Ağu içer kimisi Kevser yollar ki ayrılmış
Tilki girmiş insan postuna aldanmamak gerekir
Sunduğun zehri kendin içiyorsun haberin yok ey zalim

Üzülme Kardeşim teselli olmak mahşere kalmış
Bekliyor gül kokulu Resul iman ile yaşamak lazım
Ey zalim unutma ateş seni saracak feryadın ile bilmen lazım
Laftan anlamıyorsan da sana ne desin zavallı masum kazım

Secdede günde beş vakit alnım ile dizlerim
Silinmez ki benim geride bıraktığım izlerim
Sen utan edepsiz İsrail sanadır bu sözlerim
Sen çıkamazsın artık düz yolda
Çamur çirkefin içinde gece gündüzleri sana söylerim
Ne yaparsan yap artık cehennemi hak ettin İsrail edepsizi

Müminin Ramazan ayında kan aksa da yüreğinde
Her bahar açar kardelen gibi kışın soğudun da
Mümin tövbe ile sevda dilenir rabbinde affı için
Sana nasip olmayacak cennet kapısı zalim
Yanacaksın cehennemde İsrail ibreti âlem için

Mehmet Aluç

...
Dur hele, adamlıktan’mı bahsettin sen
Bak hele, adamlık senin zannındaysa eğer
Adam olmadan, adam oluşuna bak hele
Bırak istemem, sende kalsın senin adamlığın

Sen hayallerindekini adam saymışsın
Sen adamlığı öğrenmeden adam saymışsın
Sen akletmeden kendini adam saymışsın
Bırak istemem, sende kalsın senin adamlığın

Sen adam görüneni, adamdan saymışsın
Sen kalıbınla, adam oluşunu adam saymışsın
Sen görmeden, gördüğünü adam saymışsın
Bırak istemem, sende kalsın senin adamlığın

Hayatını, Allah yoluna adamaktır adamlık
Dürüstlüğü hayatına sokmaktır adamlık
Allah yolunda can ve mal vermektir adamlık
Adamlık varsa sende, asıl bunlar adamlık

...


Batmış iken bunca günah içine
Müjden ile affın almaya geldim
Nefse uyup girdim bin bir biçime
Ben aslımı sende bulmaya geldim

Merhamet sahibi yüce Allah'ım
Sen affeyle bizi, çıksın günahım
İçim yanar yoksa bitmez eyvahım
Rahmet pınarından dolmaya geldim

Helal nimetleri sen ihsân eyle
Şeytanın yolunda çekmeyim gâile
Affın umuduyla yaşayım böyle
Ecrin ışığında solmaya geldim

Mağripten maşrık’a dünyanın ucu
Altını, gümüşü, demiri, tuncu
Gaflet gemisinde bitmez, bu sancı
Usumdan şeytanı salmaya geldim

İblisin kavlidir Âdem azdırmak
Elma ağacına kader yazdırmak
Habil’i, kabile vurup ezdirmek
Ben huzur kapında kalmaya geldim

Râhman'sın, Râhim'sin, Rezzaksın yârsın
Bütün mevcûdatta zerrede varsın
Âlem-i İslam’ı rahmetin sarsın
Mağfiret deryâna dalmaya geldim

Anam, babam, bacım, abim, kardeşim
Oğlum, kızım, yavrum, biricik eşim
İşim, gücüm, rızkım, ekmeğim, aşım
Saadet pınarından kanmaya geldim
Kalbimi şeytandan çalmaya geldim

Nuh Comba


...

Gökyüzü karanlık yıldızlar da yok
Sen de yoksun
Yüreğim kanıyor
Şahlanıp her şeyi yıkmak geliyor içimden
Kabarıp sahillere vurmak geliyor isyanlarımı
Nerdesin gümüş bakışlım nerde
Kara bulutları yırtıp yüzünü göstersen
Doğu versen gökyüzüme geceyi süslesen
Karanlık sularıma gümüş bakışlarınla serpilsen
Seninle inciler göndersek sahillere
Bizi bekleyen çiftlere
Huzur doldursak sevdalı yüzlerine
Gözlerinden aksak üşüyen yüreklerine
Ah gümüş bakışlım ah
Bir bilseler ne kadar şanslı olduklarını
El ele göz göze aşkı yaşamanın kıymetini
Uyuşmayan sözler için gereksiz dargınlıkları
Birbirlerini delice severken bastırsalar gururlarını
Serinletsek bizi bekleyen yalnızları
Hasretle kavrulan birbirinden uzak sevdaları
Umutları eksek umutsuzluklarına
Hatırlar mısın biz de onlardandık
Birbirimize uzak imkansızlığın şehirlerinde
Yasakların olmazların ve çaresizliğin içindeydik
El ele tutuşamayacağımızı göz göze bakamayacağımızı
Hiç ama hiç kavuşamayacağımızı anlayana kadar
Sırf bu yüzden ikimizde kalplerimizi
Kopardık bedenlerinden
Bedeni gündüze kalplerimizi geceye
Sen kalbini ay ışığına
Ben ise denizin karanlık sularına
Teslim ettik yıllar önce
O günden sonra gündüzü geceye teslim eder
Yolunu gözlerim
Sen kara bulutları yırtar doğarsın yüreğime
Hoş geldin bir tanem hoş geldin gümüş bakışlım
Hüzünlerimin kara çırpınışları
Muhteşem güzelliğinle sevinçlere büründü
Yaz gecesinin serin şarkısı esiyor
Palmiye yaprakları dans edip alkış tutuyor
Balıkçılar bağrımdan ağlarını çekiyor
Bak sahillerde flaşlar patlıyor
Kavuşmamızı ölümsüzleştiriyorlar
Sevincimize mutluluğumuza isim bile vermişler
Bize mehtap diyorlar
Şarkılarda şiirlerde resimlerde bizi konuşuyorlar
Sensiz ben karanlık ve anlamsızım
Seninle ben aydınlık ve vazgeçilmezim gümüş bakışlım…
07.07.2014
İZZETTİN AKYAPI

" Şiire sesiyle can veren Meltem Hanıma çok teşekkür ederim..Sesine güzel yüreğine emeğine sağlık.. Sağ olsun var olsun.. Saygılarımla.."

...
herkesin ağzında aynı laf , neymiş efendim ben deliymişim
evet deliyim inkar etmiyorum ki zaten , hem de zır deliyim
kendi kendime konuşup kendi kendime gülüyormuşum
eee ! komiğim napayım hem siz gülmüyor musunuz sanki bana
ben gülünce niye garip oluyor ki hiç anlamadım bunu
ben sadece kendime de gülmem ayrıca ,
mesela güler geçerim sizin ağladıklarınıza
deliliğin güzel tarafı işte ; gülebilmek canın her istediğinde
siz akıllılar sebep ararken gülmeye ben sebepsiz gülerim doya doya
sırf gülmek için bile deli olur bence aklı olan ,
görüyorum güldüğünüzü
komik geldi değil mi akıl ve deli kelimesi aynı cümlede
şimdi , size uzun uzun anlatırdım aslında bunun nasıl olduğunu
ama boş verin gülün siz hazır bir sebep bulmuşken gülün
öyle ya siz deli değilsiniz istediğiniz zaman istediğiniz yerde gülemezsiniz
maazallah deli derler değil mi adama ....

kendi kendime gülmek dışında deliliklerim de var benim
mesela konuşurum hayvanlarla kendi dilimle , ya da kendi deliliğimle
geçen bir kediyle uzun uzun sohbet ettik örneğin bir ağacın dalında
neyse ki ağaç uyuyordu o sıra
yoksa kesin deli derdi bana konuştuklarımızı bir duysa
nerde kalmıştım ha evet dertleştim diyordum geçen gün bir kediyle
insanları anlattım ona , arkamdan vuranları , ihanet edenleri
ve nasıl delirttiklerini beni , anlattım hepsini kediye
şaşırmadı kedi anlattıklarıma , şaşırdım kedinin şaşırmayışına
niye şaşırıyorsun ki dedi bana ben de en az senin kadar tanıyorum insanları
hem biliyor musun biz kediler nankör deriz insanlara
güldüm , diyemedim
nasıl denir ki her türlü vefasızlığı yapan insan da size nankör diyor diye
diyemedim işte ....
kedi nankör , nankör kedi , kedidir kedi , ben özlemedim ki seni kedi özledi
yaa görüyorsunuz işte her durumda suçlu kedi
insansa sütten çıkma ak kaşık değil mi
süt dedim de sütü döken de kedi
amaaann kedidir kedi .....
kedicik biliyor musun belki de bunların hiç biri gerçek değil
kedi diye bir şey yok mesela , ben uydurdum aklımdan seni
aslında akıl diye bir şey de yok varsa da benim akılla işim yok
hatta belki de ben bile yokum
belki olmayan aklıyla olmayan beni kurguluyor
hiç bir zaman olmayan bir ben
korkmaya başladınız değil mi , biraz daha okursanız
benim gibi olmaktan korktunuz , delirmekten korktunuz
maazallah deli derler sonra adama .....
tamam tamam uzatmıyorum hem korkmayın canım
öyle kolay deli olunmuyor , hele bir geçin bakalım geçtiğim yollardan
yok öyle iki satır yazı okumakla delirmek
kalıp devam etmek isterdim sohbete ama randevum var bir kediyle daha
meydandaki ağacın üçüncü katında üç yüz on üç numaralı dalda
morali bozukmuş kediciğin , gidelim bakalım neymiş derdi
zor da olsa çıktım dala , hah işte kedi de geldi
evet kedicik dinliyorum seni anlat bakalım derdini
-anlamıyorum abi anlamıyorum
-neyi anlamıyorsun be kedi kardeş
-bu kadar çokken ciğeri beş para etmez adam ciğer fiyatlarının pahalılığını
- bu muydu be kedicik derdin , gerçi haklısın , ciğer önemli tabi sizin hayatta
boş ver be kedi anlama , sorma , sorgulama , anlamak mutlu etmez ki kimseyi
düşünme hiç bir şeyi , düşünmek yorar bünyeyi
deli ol mesela , deli ol benim gibi , deliler düşünmez kedicik , düşünmez hiç bir şeyi
ki bu da deliliğin en güzel tarafı
düşünmek dedim de ben acaba düşünüp de mi deli oldum
yoksa spontane delilik mi benimkisi
hiç düşünmemiştim bunu , zaten deli olduktan sonra düşünmedim ki hiç bir şeyi ....
ben sıkıldım artık kedicik bitiriyorum devrik ve de delilik cümlelerimi
hem kimin umurunda olacak ki zaten anlattıklarım
anlatan deli , dinleyen kedi kim ne yapsın bu saçma hikayeyi.



...
Ah gönül bir bilsen Allah aşkını
Bırakırsın dünya mal mülk aşkını
Olursun vallahi Allah aşkı ile sevgi şaşkını
Bırak dünyayı Allah aşkı ile dünyada dön

Kudreti sonsuz
Merhameti ile gönülleri gülümsetir
Dünyadan sefayı unut gönlü öldürür
ahirete bırak sefayı sev insanları
Ömrü ahireti güldürür

Bir gün musallaya bedenin konur
Allah aşkıdır işte sana musallada onur
Dualarla seni mezara iki kişi bırakır unutur
Allah dünyada ve ahirette unutmaz
Seveceksen Allah aşkı ile sev insanları

Allah aşkı yoksa gönülde kimler sever seni
İnsanları sevmezsen insanlar neylesin seni
Gönlünde merhamet yoksa ölüm neylesin seni
Seveceksen Allah aşkı(merhamet ile) ile sev insanları

Musallaya konulunca iyiliği varsa söylenir
İyiliğin yoksa kötülüğün söylenir senin
Dünyada iyilikle kazandığındır senin
Diğerleri dünyada kalır değildir senin
Seveceksen Allah aşkı(merhamet ile) ile sev insanları

Bu kervanlı giden yolda merhametsiz gönül olur mu
Söyleyin kardeşlerim kul imansız yolda yürür mü
Fahri kâinat gül kokulu Resulsüz olur mu
İman ile gönül kapısını açmak gerekir dünyada
Seveceksen Allah aşkı(merhamet ile) ile sev insanları

İman ile gezelim gülümseyerek varalım mevlaya
Kırılsa ayağımız dönmeyelim iman dolu yolda hoplaya zıplaya
Fani dünya malına kanmayalım gelip geçer düşürür belaya
Seveceksen Allah aşkı(merhamet ile) ile sev insanları
Mehmet Aluç



...

Gün gelir
Soluğunun ortasından geçen yola
Bir cenaze ekersin
Üstüne yediveren
Akşam sefası
Az da fesleğen
Gün gelir
İyi gelir
Giden.


21 Temmuz 2014

...


Beklemek seni
bir kış gecesi gibi sarar ellerimi
hasretin konar avuçlarıma
yüzümü yıkar özlemin,
gözlerimdeki umutsuz bir bekleyişle.
biliyorum
daha çok yolcu olurum acıya bu gidişle...


Önce hayalin düşer suya
sonra sancısı
dağ olur
taş olur
gözden düşen yaş olur
ayrılıksa adı eğer
eylülü bekleyen dallara telaş olur
mevsimler ise sayar yerinde
yıldan yıla geçmesi yavaş olur...


Bir ağacın gölgesinden
güne değer kör bir bakış
sen olmayınca yanımda
ne yazım yaz olur
ne baharda kalır hevesim
ne de içimi üşütür kış...

-Arzu Karadoğan -

sabaha karşı 04:10

09 temmuz 2014

www.facebook.com/ArzuKaradoganOfficial
...
HESAPSIZ MAHŞER ’ FİLİSTİN ’

’ Şu semasında güvercinler olması gerekirken savaş uçaklarının geçtiği ilahi şehri görüyor musun? İşte bebeklerin kana bulandığı Filistin ora, feryadın vurduğu yer...’

Nasıl kıyarlar sana çocuk
bir çöl sıcağında ya da bir kuyu başında
çalıntı düşler mezarlığına döner her yanın
dikilecek taşın bile ağlar
dökülünce kumlara o günahsız kanın

seninle düşlerim de ölür
ne kadar feryat etsem nafile
kulakları sağır kalpleri katıdır
haklı davanda bir taş elinde
ötesi kurşun..
ötesi ölüm..
Ötesi Hak’tır

Daha kaç gün ölüm kusar geceler
katillerin doyması için
Ve kaç ölüm doğurur Filistin’im

Yeter artık ölmesin o masum canlar
Dökülmesin ölüm saçan kurşunlarla kanlar
yüzlere sürülü kalsa da aminler
sanma ki çıktığın benliğinin en tepesinden geçmez ebabiller

Elbet bir gün yine güneş doğacak
bir ölenin yerini yüz binler dolduracak
şehadet fışkıracak toprağın rengi
çocuklar kurşun düğmeli kefenler taşıyacak
insanlığın gözlerinde utanç lekesini yıkayacak

bedeni kan kusan mavzerlere yatırmak kolay
Unutmakta ne ...unutulmak asıl olay...

Filistin...işte ora,
feryadın duyulduğu yer
sanki her yer cehennem,
sanki hesapsız mahşer...

sana da sorulacak elbet bunun hesabı
unutma ey insafsız beşer ...


20.07.2014

RASİM YıLMAZ
...

Yoksa sıcak bir selamı
İki tatlı söz kelamı
Bencilik se tek meramı
Ahmaktan ne hayır gelir


M.şerif kardaş
...

Ne diye gösterirsin yüzümde ki çizgiyi
Anlatırsın sırrımı pervasızca herkese
Bunca eğri içinde düzümde ki çizgiyi
Yokuşa çevirirsin aldanırken o sese

Sadece bir hayaldim bende yalandım oysa
İkimizin kaderi bir birine benziyor
Bunca yolcu içinde sona kalandım oysa
Bilir misin içimde başka biri geziyor

Ardımıza düşen yok galiba bir gölgeyiz
Cisimsiz yaşıyoruz bulutsuz havalarda
Terk edilmiş virane belki de bir bölgeyiz
Unutulmuş ismimiz uğursuz davalarda

Ben bende değil iken bilmem kime kanarsın
Bulunur mu kaybolan yıllarımız nerede
Aslında sen kendine benden fazla yanarsın
Akarız beraberce bir yalancı derede

Suçlu arama artık fıtratımız böyleymiş
Yalancı ateşlerde istiyorsan hep kayna
Direksiz gökte duran son çatımız böyleymiş
Vurulurum her sabah sana bakarken ayna…

Kurtbey / istanbul

9/29/2012 10:08:31 AM

...

Çökün karanlıklar ne olur çökün
Bütün hüzünleri bağrımdan sökün
İsterse üstüme benzini dökün
Nerde dert var’ise verin GECELER

Issız gecelerden meçhule dalıp
Maddeden manadan kendimi alıp
Başımı dönülmez ummana salıp
Bir lahza sırrından derin GECELER

Açamam gözümü heryer karanlık
Yaşarım dünyada herşey bir anlık
Şu üç günlük ömrüm sân’ki samanlık
Üstüme kol kanat gerin GECELER

Kafamdan atayım şöyle tasamı
Ukbaya açayım gönül masamı
Musanın misâli vurun asamı
Üstüme yıldızlar serin GECELER

Duymazsa duymasın o YÂR sözümü
Kapattım dünyaya gayri gözümü
Vermeyin sırrımı açman özümü
Her sırrımı size derim GECELER

Gizlice DURAK’ın bağrına akıp
Daldırdın seraba manalı bakıp
Zifiri gecede yanlız bırakıp
Bana bu huzuru verin GECELER

Durak YİĞİT
Gönüllerin Şairi
KOCAELİ
...

 

 
     
Şiir : ŞAFAK AĞARMASI
Şair : AhmetDurna
Okunma : 1
Şiir Yıldızı : 1 1 kez
Tarih/Saat : 24.07.2014 / 18:23
Gönderen : AhmetDurna
Kategorisi : Ruh hali
İndirilme/Yorum : 0
Şiir Yıldızı
Haftanın Seslendirmeleri
1.
2.
3.
4.
5.
Seslendirenler YILDIZLI SESLER
Sen Bilmiyordun
bilalbutun
( 4,24 / 17 )
2
4,21
Hezimet
samataxx
( 4,21 / 14 )
(((Kandil Özel))) Bu Gece..
durak41
( 4,2 / 5 )
Farkı Ne?
Arif_Odabas
( 4,13 / 15 )
"Geçerken Uğramıştım "De
Remzi_KURNAZ
( 4,09 / 11 )
İntifada Yüreğim
TERCAN
( 4,08 / 12 )
7
4,07
Tıp
DENIZUZUNER
( 4,07 / 14 )
Deli Saçması
yildiraycoskun
( 4 / 12 )
Deli Değilim..!!
M_Ali_Unsal
( 3,86 / 7 )
10
3,67
Gel
aysel_can
( 3,67 / 3 )
Bunun Bir Çaresi Yokmu Doktor Bey ?
durak41
( 3,67 / 3 )
Canım Annem Dağlar Kızı Reyhan
duksbrandze
( 3,67 / 3 )
Geceler..!!
M_Ali_Unsal
( 3,67 / 3 )
Filistin Yanıyor, Gazze Kor Gibi
M_Ali_Unsal
( 3,67 / 3 )
Ozan Demek
durak41
( 3,64 / 14 )
Sensiz Ve Kimsesiz
AyRiLiK
( 3,6 / 5 )
Müslüman
M_Ali_Unsal
( 3,57 / 7 )
Mazimi Açın Aynalar
durak41
( 3,4 / 5 )
Ademin Çocukları
celalkeklikci
( 3,33 / 6 )
Anla Beni Yar
Mawish
( 3 / 2 )
Saat On Ikı
yalnizefe
( 3 / 2 )
İncir Reçeli / 'Şimdi Gidiyorsun...'
hakanb
( 1 / 1 )
Hak Sahibi
TERCAN
( 1 / 1 )
Garibim
AyRiLiK
( 1 / 1 )
Bugün Ahmet Benim!
hakanb
( 1 / 1 )
Olsan Da Bir Olmasan Da
Arzu_Buse_ERASLAN
( / )
Son Eklenen Sesli Şiirler
(((KANDİL ÖZEL))) BU GECE..
incir reçeli / 'şimdi gidiyorsun...'
BUNUN BİR ÇARESİ YOKMU DOKTOR BEY ?
Canım Annem Dağlar Kızı Reyhan
Filistin yanıyor, Gazze kor gibi
MAZİMİ AÇIN AYNALAR
"Geçerken Uğramıştım "de
ÖLMEYECEKMİŞ GİBİCESİNE
BABA BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL ^^ tekrar ^^
ÖLMEYECEKMİŞ GİBİCESİNE
SENİ BENDE GİZLEME YAR
TÜM GÜLLERİN RENGİ KARARDI
Karlar(L)a Yakacağım Şiirlerimi
En son Ne zaman Bir kadını sevdin
Site kurallarını okumak için tıklayınız Her Hakkı Saklıdır© 2010 web:iletisim@serkanweb.com

Üye Olarak Giriş Yapmalısınız..