Skip Navigation Links
Anasayfa
Radyo
Şair/Ses
Şiirler
Sesli Sözlük
Kayıt/Montaj
Seslendirme
Cıngıllar
Duyuru
İletişim
Skip Navigation Links
Günün Yıldızı
Haftanın YıldızlarıExpand Haftanın Yıldızları
Ünlülerden
Antolojimiz 2013
Bizden Biri
Makaleler
Etkinlikler
Video Şiirler
Anonsmatik
İngilizce Şiir
E-Posta/Kullancı Adı Şifreniz
 
 
   
 
Haftanın Şiirleri
1.
2.
3.
4.
5.
ŞAİRLER YILDIZLI
HAZAN GİBİYİM
Dogan.Bilge
(4 /5)
Son Eklenen Metin Şiirler
SÖZ MECLİSE MECLİSE..!!
NEYİNİ SEVELİM DÜNYA..?
DAHA'MI FARKINA VARAMIYORUZ..?
Beni Ben Yapan Yalnızlığıma
GÜL'ZAR İDİK DÖNDÜK BİR VİRAN BAĞ'A
Bayramsa Senin'de Bayramın Mübarek Olsun...!!!
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Yakıştım Sana İstanbul
Macit’i Sultan Eyle
Aktif : 173
Bugün :   17769
Toplam : 14513367
Toplam Üye: 6600
IP :   54.144.77.26
Başlangıç: 1 Mart 2011
 
Online Üyeler :  
 
Player yükleniyor...
Diğer Seslendirmeler (1)
 
uygunsuz siir (sitemim sanadir)
ey göz göz olmuş yüreğimin tanrı katındaki yarası
ayrılık tozunu sürerken üstüme
azat etmişti beni annemin göğsü
duvar dibinden bir çocuk mezarı
aklımda kalan çocuk anılarımı bir an olsun indirsen düşlerden
aşkın silsilesinden geçirmeden yolumu
takılıp düşürsen yaş dönümlerimin göz uçlarına
alın çizgimi sapa yollara çıkarsan ve ben rastlamasam ona
aklımdan çıkıp gitse gelmeyi unuttuğu zamanlar
her güneş yeni bir güne gebe kalırken
aklımın orta yerinden mutluluk aksa göğüs uçlarından

didik didik ettim gamzenden düşen gülüşlerini
bakışlarında bir yanı hüzün gördüm
ürkütsek hüzünleri havalansa ırak memleketlerin dibi bucağı olmayan kuyularına
mutluluk çemberinden geçip aşka boyansak baştan aşağı
ey kara gecelerin karabasanı
at beni sol yanımdaki sızılardan
mevsimler mevsimlerin kumasıdır
saçlarımdaki her beyaz yoksunluğun işareti
sığınağıdır çaresizliğin diz çöküp secdeye düşmek

avuç içlerinde binlerce şehir kiri
kulaklarında on binlerce insan sesi
kayboldum
vakit geldi boğazıma takılıp kalan adın
bir hıçkırığın içinden düştü gönül sularıma
kan gövdeyi götürürken yine sana takılıp kaldım
sesimi alıp giderken leylak kokulu bir akşam
sesim nefesimde boğuldu
ve yemin ettim tüm küfürlerimi bir atımda harcamayacaktım
yalvardım bir kereliğine siliverse kaderimden seni
söz verdim el bastım hiçbir şey istemeyecektim b/aşka
bir kelebek bile olabilirdim senden uzakta
bir günlük ömrünü uçurup çiçekten çiçeğe
kızılcık yarası mıydı ağzımın kenarından düşen
yüreğimin paslı yanının gıcırtısı
bir avuç külüm şimdi
hadi durma rüzgarını sal üstüme

Lemide

Mesaj Gönder Arkadaş Ekle Favori Kişi Mail Gönder Bildir Şikayet Et Engelle
Hep yazarım elde kalem
Sözüm meclise,meclise
Değmez ona versem selâm
Sözüm meclise,meclise

Puşt olupta baştan çıkmam
İnsanlıktan asla bıkmam
Hiç bir kalbi boşa yıkmam
Sözüm meclise,meclise

Yay’lar hedefe kurulur
Sel’ler akarak durulur
Hızılı gidenler yorulur
Sözüm meclise,meclise

Dörtyola diyorlar kavşak
Ne kadar çok varmış yavşak
Koltuk sıcak hemde yumşak
Sözüm meclise,meclise

Bıyığı var dolar ağza
Sanki ağzı boş bir mağza
Yazsam yazık böyle kaz’a
Sözüm meclise,meclise

Kılıç’tan keskindir dilim
Sevgiyle serelim kilim
Doğrular böyle bilirim
Sözüm meclise,meclise

Çalarım hep ben bu saz’ı
Durak’ım çekemem naz’ı
Zehretmeyin Bahar yaz’ı
Sözüm meclise,meclise

Durak YİĞİT
Gönüllerin Şairi
KOCAELİ

...
Kimini güldürün kara bağrında
Neyini sevelim de yalan dünya ?
Kimini kavurup yakan bağrında
Neyini sevelim de yalan dünya ?

Hep sahte güzellik sunan kul’lara
Meydanı dar eden garib kul’lara
Sevenin gözünü diken yollara
Neyini sevelim de yalan dünya ?

Bülbül’ü ağlatın gül’ün zar’ında
Çoğunu kül eden hasret Nar’ında
Umud’ları çalan Yaz Bahar’ında
Neyini sevelim de yalan dünya ?

Daha bekleyemem senden vefa’yı
Her’şey senin olsun sen sür sefa’yı
Yaşattın hep bana türlü cefa’yı
Neyini sevelim de yalan dünya ?

Her’şeyin sahtedir varlığım yalan
Göster var’mı sen’de ebedi kalan ?
Çaldın gençliğimi eyledin talan
Neyini sevelim de yalan dünya ?

Kimine çok verdin yoldan azdırdın
Kimine eliyle kabrin kazdırdın
Durak’ıda şair ettin yazdırdın
Neyini sevelim de yalan dünya ?

Durak YİĞİT
Gönüllerin Şairi
KOCAELİ
...
Her gece bir yıldız tuttum
Seni anlattım kendimce
İsmini söylendim durdum
Kulakların çınlar diye

Ya mektup yaz ya haber sal
Ne takat kaldı ne de hal
Saymadım sevmişliğimin
Bu kaçıncı günü zülal

Tabu gelenekse vur yık
Bir sürpriz yap karşıma çık
Yüreğimin son sultanı
Yerim yurdum sana açık

Bilmezdim aşk kimdi neydi
Fırtınalar senle dindi
Adının her bir harfini
Kuşlar taşıyorlar şimdi

Sibel KILIÇ...


Zülal “soğuk, akıcı ve tatlı su”, “her şeyin katkısız ve saf olanı” anlamlarına gelir...

...
HAZAN GİBİYİM
ŞEMSETTİN DERVİŞOĞLU
ADIYAMAN,2015
...


Oynandı sinsi oyun, fark etmedi akıllar.
Görmediler hileyi, uyudu hep vekiller.
Beyhude gezip durdu sözüm ona! Akiller.
Nur topu gibi şiddet! Kucağımıza düştü.

Kibir dolu İktidar dedi: Sivas’tan öte!
Kardeşlik bağlarımız dönüştü farklı kata.
Sandılar din yetecek, işlendi büyük hata.
Nur topu gibi şamar! Yanağımıza düştü.

Söylendi yıllar yılı alınmadı dikkate.
Ülkemi yönetenler uymadı hiç rikkate.
İktidar muhalefet koştular hep firkate.
Nur topu gibi kaos! Konağımıza düştü.

Teröristle pazarlık dar geldi, bakın size.
Ne çok derdimiz vardı, sanki yetmedi bize.
Kopacak bir kıyamet, belki de varmaz güze.
Nur topu gibi yangın! Ocağımıza düştü.

Derdest edildi ordu, kumpas deyip sustular.
Terörist çözüm dedi, oy uğruna pustular.
Türk’üm diyen kalplere kinlerini kustular.
Nur topu gibi sorun! Otağımıza düştü.

Komşuyla sıfır sorun söylendi coşku ile.
Hayal dolu bu sözler çok ta yakıştı dile.
Sorunlar bir bir arttı, dostluklar bitti bile.
Nur topu gibi komşu! Ayağımıza düştü.

Gerçeği görür Macit, bu iş kötüye gider.
Silahlı teröristler her an her yerde biter.
Azıttı Kandil yine, Işid, çıkmaza iter.
Nur topu gibi vahşet! Yüreğimize düştü.

Mehmet Macit
20.07.2015
Dikili/İzmir

Vatan Bayrak Millet uğruna şehit olan Tüm güvenlik güçlerimize Allah'tan Rahmet diler, Türk Milletine ve ailelerine sabırlar dilerim. Şehitlerimiz ne ilk ne de sondur. Bu Millet bu coğrafyada daha ne çok ihanetler görecek, ama her ihaneti def etmesini bilecektir.
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE

...
Bu gün muzur duygulardayım
Sanırım Çocukluğumu özledim
Tahta arabamı ,bilyelerimi, yağlı ekmeğimi
Hatta evclik oynadığım mahallemin en tatlı kızını
Parke taşlı çamurlu sokaklarımı bana takılan lakabimi
Seslenirken annemin sesindeki öfkesini
Biriketleri yıklımış yazlık sinemada çekirdek çitlerken
Öpüşme sahnelerinde gözlerimi kapatır gibi yapmamı
Altı kösele bayramlık ayakkabılarımı
Kara önlüğümü beyaz yakalığımı
Bahçelerden çaldığım olmamış elmanın tadını
Dübekte dövülürken pişmiş budayın kokusunu
Çöpte bulduğum dünyanın en tatlı çikolatalı pastanın tadını
Annemin çamaşır kazanında pişmiş kabartan sopasını
Babamın gece yarısı sokak girişinde duyduğum öksürmesini
Mahallenin o bitmek bilmeyen sohbetlerini
Kadınların yarışır gibi çamaşır günlerini
Teneke üzerinde dar ağacında idam edilmemi
Beş kuruşa çaldığımız birinci sigarşini içmemi
Yokluk denilen zamanda olan zenginliğimi
Ben özledim siz özlemediniz mi
Ben özledim tahta arabını
Bilyelarını, yağlı ekmeğini
Parke taşlı çamurlu sokaklarını
Takılan lakabını,bayramlık ,kösele ayyakkabını
Kara önlüğünü,beyaz yakalığını
Bahçelerden çalldiğimiz meyvaların tadını
Pişmiş dövülmüş buydayın kokusunu
Annenin sopasını,babanın öksürmesini
O güzel can sohbetlerini
Oyun oynadığın o güzel günlerini
Dostlarını,Dostluklarını
Arkadaşlarını, arkadaşlıklarını
Çaldığımız sigaranın kokusunu acı tadını
Yokluk saydığımız zamanlardaki zenginliğini
Ben özledim siz özlemediniz mi

...
Kılıçlar çekildi çatıldı kaşlar
Yetmedi'mi daha alınan başlar ?
Kaç defa eğildi dik duran başlar ?
Ölende biz öldüren'de bizleriz
,,,,Daha'mı farkına varamıyoruz ?
,,,,Bu habis yarayı saramıyoruz

Hiç sebeb yok iken boşa darıldık
Gözlerimiz döndü silahlara sarıldık
Kandırıldık onca kine karıldık
Dostlar yasa kalır,düşman sevinir
,,,,Daha'mı farkına varamıyoruz ?
,,,,Bu habis yarayı saramıyoruz

Yeter artık buna bir son verelim
Sevgi bağlarından güller derelim
El ele verelim gayri gülelim
Küçük hataları büyütüyoruz
,,,,Daha'mı farkına varamıyoruz ?
,,,,Bu habis yarayı saramıyoruz

Der Durak'ım elbet vade yetecek
Bu böyle giderse ÜLKE bitecek
Söyleyin bu yüzler nasıl gülecek
Bildiğimiz halde diyemiyoruz
,,,,Daha'mı farkına varamıyoruz ?
,,,,Bu habis yarayı saramıyoruz

Durak YİĞİT
GönüllerinŞairi
KOCAELİ
...

Bazen,
Bu şehrin kalabalık sokaklarında
Yalnızım
Adımlarım kaldırım taşlarını,yontar
Bazende,
O kadar çok kalabalığım-dır ki
Sanki
Kaldırım taşlarının kalbini kırar
Saatleri boğazlarım
Yorgunluktan değil,
yalnızlıktan

Dayasamda sırtımı kendi gölgeme
O da sırtını bana dayar
Bir arkadaş dost gibi
Doğmayan gün ,
Batan güneş gibi

Belki de ,
kalp sizdir yada dilsiz
Kör veya sağır
Yine de katılır sohbetime
Dinler gözler özler
Tıpkı özlediğim gibi,
Ben gibi

Ya sonra
Masmavi Akdeniz’in ateşten kumsalına akarız
O bana türküler yakar,ben ona içimi açarım
Tıpkı
Kayalara vuran o hırçın dalgalar gibi
Gözlerimden göçüp giden martılar gibi
Sen gibi
Ben gibi
Biz gibi

Artık ,
bu kentin sokaklarında, koşmakta,yoruldum
Göm semde
Şu beton yığınlarının altına özgürlüğümü
Bir kendime yanarım
Birde beni ben yapan yalnızlığıma

şiir /Ali KAPLAN
Şiir Montaj Belgin Davaç canıma teşekkür ederim

33 Yıl aradan sonra bir tesadüf eseri İlk okuldan çocukluk arkadaşımı buldum ve Yüreğinden dökülen dizeleri gün yüzüne çıkarmam ve ses olmama izin verdiği için teşekkür ederim..


...
Son isteğim vardı senden...
Bunuda bana çok gördün...
Bu kadar basit miydi herşey...
Hiç mi değerim yoktu sende...!!!

Madem öyle neden ümit verdin...
Neden boş hayaller kurdurdun...
Bana bunu mu yakıştırdın...
Hiç mi vicdanın yok senin...!!!

Yaşadıklarımızın hiç mi hatrı yok...
Unutma, son isteğimdi benim...
Ölürken gözüm arkada gidecek...
Suçlusu da Sensin...!!!

Senden tek isteğimdi benim...
Sadece son kez...
Sadece son kez SeSiNi duymaktı...
Tek dileğim...!!!

Toprağım, mezarım hep SeN kokacak...
Oralar senin hayalinle dolacak...
Sende bunu acı çekerek hissedeceksin...
Rüyalarında inim inim inleyeceksin...!!!

Unutma bunu SeN istedin...
Son isteğimi kabul etmedin...!!!

Senden son isteğimdi...
Sadece SoN kez...
SeSiNi DuYMaK...!!!
...
İnce bir sızıydı içime çöken,
Bir hain kapımı çaldı Neyleyim!
Kahbe bir kurşundu belimi büken,
Kartallar dağlarda kaldı Neyleyim!

Canıma tak etti karışık işler
Uğursuzun biri kalbimi şişler
Kardeş Kavgası’nda söküldü dişler,
İçimize fitne saldı neyleyim!

Sanki kör dediler iniyor perde
Çekilen acılar düşürür derde
Yiğitlik kalmadı vallahi serde,
Ruhumu şeytanlar aldı Neyleyim!

Aklımdan çıkmıyor verilen sözler
Demokrasi diyor;Utanmaz yüzler
Perde gerisinde bekleyen gözler,
Barış Çiçekleri soldu Neyleyim!

Yıllar oldu tarih gerçeği yazar
Tilkiler her yerde düzeni bozar
Sokakta çapulcu millete kızar,
Bütün boşluklarım doldu Neyleyim!

Bu kutsal davada bayraklar inmez
Güzelim Ülke’mde göz yaşı dinmez
Türkün Dünyası’nda ocaklar sönmez,
DOĞANAY sevdaya daldı Neyleyim!

...
Gitmiyorsun yâr’im gönül çarşımdan
Kurumaz gözlerim akan yaşımdan
Kara bulut çöktü kalkmaz başımdan
,,,Bahar gelmez oldu ova’ya dağ’a
,,,Gül’zar iken döndük bir viran bağ’a

Seni andığımda dolar gözlerim
Hasret ateşiyle yanar özlerim
Ne kadar yazsamda bitmez sözlerim
,,,Bahar gelmez oldu ova’ya dağ’a
,,,Gül’zar iken döndük bir viran bağ’a

Gülmedi bahtımız bir-kere bize
Oturmadık sen’le birgün diz dize
Biz’de erse idik el gibi düze
,,,Bahar gelmez oldu ova’ya dağ’a
,,,Gül’zar iken döndük bir viran bağ’a

Bu divane Mecnun izini arar
Kanayan yaramı acep kim sarar ?
Elim kolum bağlı işim ahı zar
,,,Bahar gelmez oldu ova’ya dağ’a
,,,Gül’zar iken döndük bir viran bağ’a

Durak’ım der sana açıktır kapım
Ellerimle sundum al gönül tapum
Sensiz viraneyim böyledir durum
,,,Bahar gelmez oldu ova’ya dağ’a
,,,Gül’zar iken döndük bir viran bağ’a

Durak YİĞİT
GönüllerinŞairi
KOCAELİ
...




Dönüp baktığımda şunu gördüm ki,
Anılar, içinde olanı saklar.
Ben de yıllar yılı izin sürdüm ki,
Her iz bir yürekte talanı saklar.

Sen ki her nefeste benim değilsen,
Çağırmadan gelip boşa eğilsen,
Bana canım derken, birden boğulsan,
Yürek viran olur çalanı saklar.

Boşuna değildir verilen emek.
Akıllarda kalsa bir gülümsemek.
Anlamsız değilken ‘’ Ben aşkım’’ demek,
Olmadığın yıllar yalanı saklar.

Bir haber vermeden çekip gidenler,
Sevenin boynunu büküp gidenler,
Yüreğe hüzünler ekip gidenler,
Koynunda kara bir, yılanı saklar.

Olur olmaz işe kafa yoranlar,
Olup bitenleri elden soranlar,
El aleme uyup bana vuranlar,
İdam fermanımda ilanı saklar.

Her kim ki bilirse sevdayı, aşkı,
Elbette yarenle düşler bir meşki.
Aşk ile doldukça bir gönlün köşkü,
Yürek, kadir kıymet bileni saklar.

Dosteli şaşırır bu garip işe.
Sözler acı olur, dokunur dişe.
Aşkın iksiriyle dolu her şişe;
Kaybedeni değil, kalanı saklar.
...
Dilinle yiyipte bitirme beni
Hasretin dondurdu yaz gönder bana
Basımpta bağrına sevdalım söyle
O yanık yürekten köz gönder bana
.
Kaşların çatıpta vurma darbeyi
Şaşırtma yönümü bana kıbleyi
Sevdan ziyaretken kutsal kabeyi
Yaktığın bedene buz gönder bana
.
Şiirler besteler aşkın tanımı
Hicazkar takılıp alma canımı
Gidipte akıtma benim kanımı
Yüzüne bakacak yüz günder bana
.
Dört kitaba dil,olmada bendim
Ademe sunulan elmada bendim
Güldeki sararıp solmada bendim
Dikenin dermeye göz gönder bana
.
Hasrete yenilmem sen aşkım dersen
Kokonu giderir tek telin versen
Dağları delerdim gel diye bilsen
Koşmaya yeterki diz gönder bana
KÜRŞAT TAŞDEMİR
...


Gördüm petekte ece bir balcıya sor hele!
Kına yaktım rüyamda bir falcıya sor hele!

Uslanmayan şu gönlüm düşlere daldı yine,
Sundu sana aşkını can özünde kar hele!

Nice güzeller gördüm ruhum seninle coştu,
Açıldı gönül bahçem tez zamanda var hele!

Temmuzun sıcağında yola düştü bu garip,
Feryat figan içinde poyraz olup sar hele!

Umut dolu yarınlar gelecek elbet bize,
Aşk dileyen gönlüne mutluluğu ör hele!

Onulmaz dertlerime derman olmaz merhemler,
Lebindeki balını ilaç diye sür hele!

İnanmazsan sözüme, hançeri al eline,
Kalbimdeki aşkını görmek için yar hele!

Tutsak etme kalbini anıların içine,
Kilitli kapıların zincirini kır hele!

Kadere isyan edip vazgeçme sevgilerden,
Zaman her şeye gebe sakin sakin dur hele!

Bırakma direnmeyi huzura ermek için,
Bitmeden henüz yaşam sesime ses ver hele!

Sığınıp durma artık yalnız gecelerine,
Aşkla bakan gözleri inat etme, gör hele!

Usandım beklemekten susmasın o dillerin,
Yeter Macit’ bir gül, yollarına ser hele!

Mehmet Macit
12.07.2015
Dikili/İzmir

...
Sen bayramıydın yüreğimin
Sen minik bir kıvılcımken
Büyüyen gönül alevim
Arife gecelerinde ki
Heyecana benzerdi gelişin
Beyaz bir mendile sarardım düşlerimi
Saçlarımda bayram çiçeklenirken
Ne zaman girdin yüreğime
Ne zaman yaktın bu kadar
Gelişine sevinen kalbim
Şimdi ağlıyor gitme ihtimaline
Hani küslük olmazdı bayramda
Hani dargınlar barışır
En uzak yollar bile aşılırdı
Bu kadar mı yabancıydın kendine
Bayramın mübarek olsun
Ne elsin artık nede yakın
Kurban ettim ümitlerimi
Kan damlarken gözlerimden
İnanmamıştım zaten
Kaderin bu kez yüzüme güleceğine
Sen git sevgili git
Bayram çiçekleri saçlarımda solarken

...
Bayram gelmiş bugün gurbet ellere...
Bülbül kederinden şakır güllere...
Yürekteki hüzün düşer dillere...
Bayramsa Bayramın Mübarek olsun...!!!

Gönül gam yüküyle yollara düşer...
Ciğer kor ateşte pistikçe pişer...
Gurbetin acısı bağrımı deşer...
Bayramsa Bayramın Mübarek olsun...!!!

Neyleyim bayramı Sensiz Neyleyim...
Yüreğim hüzünlü.. Ben hep böyleyim...
Dinle bak hüznümü sana söyleyim...
Bayramsa Bayramın Mübarek olsun...!!!

Bugün bayram derler gözlerim ağlar...
Buralar beni acıya bağlar...
Gurbetin acısı yüreğimi dağlar...
Bayramsa Bayramın Mübarek olsun...!!!
...
Sen Yoktun Ya..,
Canımsın içim yanıyor zaten
Biliyormusun hüzün çöküyor
Odamın duvarlarına bazen
Sakin kaybolma
Bırakıp gitme Uzaklara
Yabancı olma birden bire bana

Sen yoktun yaa
Ne gündüzlerimde güneş
Ne gecelerimde bir yıldız
Yaşanan yıllar hep yanlız
Hey zalim dünya
Bir yola başladık
Ne sevdalık
Ne vedalık
Ne sana ne bana yaradı ayrılık

Sen yoktun ya
Bilemezsin uğramadın ..,
Belkide hiç farkında değildin
Kaybetmeye şenle başladım
Hey zalim dünya
Sonra kayboldu hep
Benden birşeyler acımasızca..,

sen yoktun ya
Birşel gibi yaşanan ne varsa
Bizi yürekten yaktı baksana
Hey zalim dünya
Bu canı Bugün değil
Sevgiye doyunca alsana
Hey zalim dünya
Gururlu idi başımız
Yıkılmadık anlaşana

Sen yoktun ya
Hey zalim dünya
Bir yola başladık
Ne sevdalık
Ne vedalık
Ne sana ne bana yaradı ayrılık

...
Yarın İdrak edeceğimiz Mubarek Ramazan bayramının,
Ülkemize İnsanlIğa Barışa,Huzura,
Sevgiye Birlik Beraberliğe vesile olmasını..
Şeker tadında bir bayram olamsını
Kalbi dileklerimle temenni ediyorum..
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
...
Biliyorsun;
Aşk, bi tek sen demekti benim için…
Yalnız seni çağrıştırırdı
Ve en çok bize yakışırdı…


Evet… Sen…
Keman sesiydin bana…
Kanundun… Neydin…
Bu hayatta başıma gelen en güzel şeydin…
Fakat şimdi,
Senli fiilleri
Mazi kipine göre çekimliyorum…




Biliyor musun?
Ekseri geceleri geliyorsun aklıma
Usul usul… Aniden… Ve birdenbire…
Derinden sarsıyorsun benliğimi!
Sahiden… Harbiden sarsıyorsun…
Geliyorsun… Geliyorsun… Gitmiyorsun!



Bazen gece gibi ağır ağır ve karanlık!
Ama en çok, ay gibi berrak ve aydınlık…
Öyle bir alıyorsun ki aklımı başımdan
İçimdeki boşluğunun sancıları,
Kemirircesine yankılanıyor beynimde…
Dalıyorsun bileklerimi…
Etimi kemiğimden ayırır gibi ısırıyorsun yüreğimi…




‘KADER’miş…
Kader bu öyle mi?
Yıllarımızı çalan,
Yollarımızı ayıran,
Umutlarımızı yolan kader!

Seni de beni de darmaduman eden kader!
Hani şu bir türlü gücümüzü yetiremediğimiz kader…

Dallarımızı kıran,
Tomurcuklarımızı vuran,
Gözyaşlarımızı gözbebeklerimizde kurutan kader!

Ben ‘KEDER’ diyorum ona!
Yokluğunun iki koluyla
İki kolunun bütün parmaklarıyla boğazıma yapışan,
Soluğumu kesen,
Kanımı emen keder…



Şimdi,
Kaygan güney rüzgârlarının,
Ekinleri yalayan hışırtılarıyla dindiriyorum acımı…
Çığırtkan kuşların çığlıklarında gizliyorum avazımı.
Asi’nin, asiliğine koyuveriyorum hıncımı…
İddiasız, sakin şırıltılarında sağaltıyorum,
Sensizliğimden doğma sancımı
Ve galiba
Artık yitiriyorum, aşka olan inancımı…




Sonra fener düşüyor aklıma…
Bir parça Anadolu…
Kayalar, deniz… Fener yolu
Saçların… Tenin… O iyotsu koku…
(Çiçeği burnunda bi hemşire, gözleri hayat dolu!)
Faytonlar… Yakamozlar…
Balıkçı kayıkları ve koyu…
Sardunyalar, balkon şakayıkları
Bi radyo… Bi pastane…
Foga…
Ve…
En unutulmaz sevda şarkıları…




Hatırlıyor musun?
Ne çok merak etmiştik Foga’nın anlamını…
Sormuş sormuş da bulamamıştık…
Ancak öğrenebildim, yıllardan sonra;
Bir tür elbisesiymiş!
Düğün elbisesi…
Bi çeşit, yöresel gelinlik…
‘Gelinlik’ diyorum!
Anlıyor musun?

‘Duvak’ diyorum…
‘Beyaz’ diyorum…

Sahi…
Sen hâlâ, gelin olmadın değil mi?
Hanım olmadın…
Ana olmadın…
Benim, olamadığın gibi…



Biliyorum sevgili… Biliyorum;
Hiç kimsede bulamadın…
Değil benzerine
Zerresine bile rastlayamadın değil mi?!
Bu esir olurcasına bağlanışın,
Ve…
Bu ölürcesine sevdalanışın…




Biliyor musun?
Fırtınaların dudaklarımdan çaldığı sözler gibisin…
Adını her anışımda kezzap gibi dağlıyorsun beynimi…
Ama elimsin yine de
Ayağımsın…
Gözümsün… Yüreğimsin…
Ne olur yorma dilimi!
Çek artık pimimi…
Çek ki bitsin hepsi…



Antakya, 13 Mayıs 2015
Ali ASAFOĞULLARI


Biliyor musun?
Aşk her şey demekti...
Bu şiir ancak hiçbir şey anlatabilir sana...




...
Hava bozmaya görsün,
Sol ayağı sancırmış hep, sürüklermiş tuta tuta.
Birinin başı sıkışsa,
Hemen koşarmış Akif Usta’nın yanına.
Baba adammış, cömertmiş Akif Usta.
Çocukluğundan bilirmiş babam;
Bulgaristan’dan kaçmış bu yana.
Kaçarken ayağına ne olmuş anlamamış.
Yalnız yaşamış yıllarca.
Geride bıraktıklarını düşlermiş hep,
Bir ana, bir baba ve üç kişilik bir yuva…
Bir kız sevmiş, çok hem de,
Vermemişler bakıp sol ayağına,
“Kaçarım” demiş sevdiği, “götür beni”.
El ele verip koyulmuşlar yola.
İlk değilmiş ki kaçışı,
Alışmış nasıl olsa.
Hep gülümsermiş Akif Usta.
Sol ayağına sövermiş bir tek.
Kızdığı görülmemiş başkasına.
İnat eder gitmezmiş bir türlü,
Yıldızı barışmazmış doktorlarla.
Karısı zorlamış bir gün,
“Etme Akif’im yazıktır sana”
Akif Usta perişan, yıkılmış;
“Karım utanır mı benden acaba?”
Erkenden tutmuş kasabanın yolunu
Sevdiğinin hatrına.
“Kesmek gerek” demiş doktor,
“Sen nasıl yaşadın bu ayakla”
Akif Usta şaşırmış;
“Kesmek şart mı doktor bey?”
“Ben alıştım yıllarca”
Kesmişler bileğinden acıyan sol yanını,
Söylemez olmuş dili,
Artık, suçlayan gözlerle bakar olmuş karısına.
Rahatsız olmuş varlığından, yaşayamamış tek ayakla
Çok sürmemiş, ölüvermiş Akif Usta.
Karısı vicdan azabıyla hala boğuşmakta.
Adı dillere dolanır olmuş,
Baba adamdı, cömertti
Yiğitti Akif Usta,
yiğitti akif usta
Akif usta….



...

Bir kuş kadar özgür olduğunu düşünüp
Bir kul gibi yaşamak.,
Bağımlı olmak birşeylere
Köle misali bağlanmak
Gam düşünce birşeylere sarılmak
Hüzün çökünce içinde boğulmak
Yanlız kalınca zorlanmak
Dost sevgi aşk aramak gibi
Başlamak en baştan yeniden

Kısaca hep birşeye kul olmak
Zaaf sanmak kayıpları
Yok saymak yaşananları
Kabullenmeden zamanı..,
Muhtemelen..,
Zaman dan hep medet ummak
Düzelmesini beklemek umutla
Bazende sabırsızca kaybolmak
Hayatın içinde Küşerek

Yanılgılar ve yanlışlarda
Zorluk sayıp hayatı
Kolayı seçip bocalamak
Yalancı mutluluklarla
Mesela..,
Günü birlik avutmak kendini
Mutlu sayıp gülümsemeye çalışmak
Kul olmak Yanlız karanlığa
Bir duman’da efkarlanmak
Bir şişenin dibinde bulmak kendini
Yabancı bir ten’de Nefeslenmek
Kuş kadar özgür hissetmek kendini
Çözümsüz bir döngüde kaybolmak
Var olma nedenini unutmak
Benliğini kaybetmek gibi

Asıl olan Zamandır.
Kuş misali
Gelip geçer sona erer
Farz et ki..,
Ve Nefes biter Gerçeğe dönme zamanı
Hiç birşey ne görüldüğü
Ne söylendiği gibi
Kuş misali geldin
Kuş misali gidiyorsun
Esas olan ise..,
Şimdi kulluk zamanı
Günahların ile sevapların
Ne eksik ne fazla hesabını veriyorsun
Geldiğin gibi olmasada
Yaşadığın gibi gidiyorsun

...
Çocuk yaşta düştüm ben kucağına
Bırak gurbet beni sılama gidem
İncir ağcı diktin sen ocağıma
Bırak gurbet beni sılama gidem

Bana bu yaptığın söyle şakamı ?
Bırakmadın birgün gurbet yakamı
Önümü kollasam görmem arkamı
Bırak gurbet beni sılama gidem

Durmadan akıyor giryan gözlerim
Ana Baba Kardeş Bacım özlerim
İki sözün biri hasret sözlerim
Bırak gurbet beni sılama gidem

Niye senin kastın hep garibana ?
Yaralıdır bağrım hep senden yana
Böyle ayrı kalmak zor gelir cana
Bırak gurbet beni sılama gidem

Senden bir kurtulup köyüme gitsem
Eşim dostum ile hasret gidersem
Lanet olsun sana daha gelirsem
Bırak gurbet beni sılama gidem

Der Durak'ım özlem coştu çağlıyor
Sılamın hasreti yürek dağlıyor
İki gözüm çeşme hergün ağlıyor
Bırak gurbet beni sılama gidem

Durak YİĞİT
GönüllerinŞairi
KOCAELİ
https://www.youtube.com/watch?v=mwP90fINP6I&feature=youtu.be
...
Sustum bak,vazgeçtim, gidiyorum.
Burnumun direğinde bir sızı,
Varsın ağlatsın.

Yakılmış köy gibiyim.
Ahım; küllerin arasında bir resim.
Orada kalansın.

Yetim bir kederin gölgesi var kalbimde.
Hoşça kal canım yarısı, çok iyi bak kendine.

İncittik, üzdük biz sevdamızı.
Sustum ki büyüsün mevsimler.
İlk baharımsın.

Hiç bir şey söyleme, dinmez sızı.
Sürüldüm sılamdan giderim.
Ama bende kalansın.

Yetim bir kederin gölgesi var kalbimde.
Hoşça kal canım yarısı, çok iyi bak kendine.

Söz-Müzik:İlkay Akkaya
Düzenleme:Aytac



...
Otobüs durağında iki kişi bekliyor,
Biri benim, her zamanki gibi,
Diğeri son otobüsü yakalamaya çalışan,
Son yolcu,
Ben telaşsız bekliyorum,
Yılın üç yüz altmış beş günü,
Yağmurda, rüzgarda, karda,
Gecenin bu saatlerinde, bu durakta,
Ömrüm oldukça daima,
Seni bekleyeceğim,
Biliyorum gelmeyeceksin,

Otobüs durağında iki kişi bekliyor,
Biliniz ki biri benim,
Diğeri, eğer kaçırdıysa son otobüsü,
Aklı vereceği dolmuş parasının hesabında,
Son yolcudur,
-Belki- beklediği otobüs gelecek,
Ya da ümidini kesip dolmuşa yönelecek,
Çok geçmeden kavuşacak, sıcak yuvasına,
Ben ise, her zamanki gibi,
Gece yarısını hayli geçe,
Yine boynum bükük, omuzlarım çökük,
Bitkin ve çaresiz olarak,
Vefasızlığa alışkın adımlarla,
Soğuk yalnızlığıma döneceğim,

Otobüs durağında iki kişi bekliyor,
Biri son yolcu, biri de benim, seni bekleyen,
Aklım, bekleyişin nafile, gelmez diyor,
Kalbimse gelecek,
Anlaşılan kalan günlerim,
Seni beklemekle geçecek,
Ömrümün son anında da olsa vuslat,
Yıllar süren bu bekleyişe değecek,

Yılın üç yüz altmış beş günü,
Yağmurda, rüzgarda, karda,
Gecenin bu saatlerinde, bu durakta daima,
Karşımda hayalin,
Gözlerimde yaş,
Dudaklarımda şarkımız,
Seni bekleyeceğim,
Biliyorum gelmeyeceksin,

Otobüs durağında iki kişi bekliyor,
Bilmelisin ki biri benim, seni bekleyen,
Ve biliyorum gelmeyeceksin, gelmeyeceksin,
12.03.1998

Zıraat lisesinde 4 yılı beraber geçirdiğim sevgili hocama selam ve muhabbetlerimle


https://www.facebook.com/CemalAykacSair?ref=hl

...
Buram buram sılam tüter gözümde
Bu kadar acıyla yaşanmaz gurbet
Memleket hasreti herbir sözümde
....Derdi pazarında satıyom gurbet
....San-ki bir bana/mı bana/mı kelek ?

Selâm saldım Emmi Dayı Hala'ya
Yıllar var'ki hasret kaldım sıla'ya
Boyun büküp ağıt yazdım bala'ya
....Sardım acıları yatıyom gurbet
....San-ki bir bana/mı bana/mı kelek ?

Gurbet Kurusunda akmasın suyun
Görünmüyor dibi karanlık kuyun
Sana gelenleri yutmak mı huyun ?
....Hergün ardınsıra atıyom gurbet
....San-ki bir bana/mı bana/mı kelek ?

Tenimde kalmadı biryer yarasız
Boşa çabalarım kaldım parasız
Rehin aldın beni kapsız darasız
....Hep kendi kendime çatıyom gurbet
....San-ki bir bana/mı bana/mı kelek ?

Kambur'un sırtımdan bir türlü inmez
Yakar durur hasret özlem'ler dinmez
Oynasam gülsemde içime sinmez
....Iğradıkça daha batıyom gurbet
....San-ki bir bana/mı bana/mı kelek ?

Sılayı düşlerde gezer tozarım
Gündüz yaptığı gece bozarım
Düz yolunda bile inan azarım
Handan derki senden artık bi-zarım
....Hergün yeni bir-dert katıyom gurbet
....San-ki bir bana/mı bana/mı kelek ?

Durak YİĞİT
GönüllerinŞairi
KOCAELİ

...
Demek sen böyle salına salına bensiz gidiyorsun ey canımın canı.
Ey, dostlarının canına can katan,
Gül bahçesine böyle bensiz gitme istemem.

İstemem, ey gökkubbe, bensiz dönme
İstemem, ey ay, bensiz doğma.
İstemem, ey yeryüzü, bensiz durma
Bensiz geçme, ey zaman, istemem.

Sen benimle beraberken
Hem bu dünya güzel bana, hem o dünya güzel.
İstemem, bensiz kalma bu dünyada sen,
O dünyaya bensiz gitme, istemem.

İstemem, ey dizgin, bensiz at sürme.
İstemem, ey dil, bensiz okuma.
İstemem, ey göz, bensiz görme.
Bensiz uçup gitme, ey ruh, istemem.

Senin aydınlığındır aya ışığını veren geceleyin.
Ben bir geceyim, sen bir aysın madem,
Gökyüzünde bensiz gitme, istemem.

Gül sayesinde yanmaktan kurtulan dikene bak bir.
Sen gülsün, bense senin dikeninim madem,
Gül bahçesine bensiz gitme, istemem.

Senin gözün bende iken
Ben senin çevganın önündeyimdir.
Ne olur, öylece bak dur bana,
Bırakıp gitme beni, istemem.

O güzelle berabersen, sen ey neşe,
İstemem, sakın içme bensiz.
Hünkarın damına çıkarsan, ey bekçi,
Sakın bensiz çıkma, istemem

Bir şey yoksa bu yolda senden,
Bitik bu yola düş enlerin hali.
Ben senin izindeyim, ey izi görünmez dost,
Bensiz gitme, istemem.

Ne yazık bu yola bilmeden, rasgele girene!
Sen ey, gideceğim yolu bilen,
Sen ey yolumun ışığı, sen ey benim değneğim,
Bensiz gitme, istemem.

Onlar sadece aşk diyorlar sana,
Oysa aşk sultanı mısın sen benim.
Ey, hiç kimsenin düşüne sığmayan dost,
Bensiz gitme, istemem.

Mevlana Celaleddin Rumi
...
YORULDUM
Son mevsime kalmış
Papatyalar kadar hüzünlü
Dalından kopan
Pusulasız sulara kapılmış
Yaprak kadar çaresiz
Meçhul rüzgârlarda
Savrulan her şey kadar yorgunum
Ve yoruldum…
Yalandan, yalanı sevmekten
Yalnızlıktan iyi olmaktan yoruldum…
Yoruldum…
Hayatın ahtapot kollarında depreşmekten
Yaşama tutunma çabalarımı
Umutlarımı ertelemekten yoruldum
Yoruldum…
Bin bir renkli içi boş
Dümeni devrik maskeli yüzlerden
Aşk ı iki dudağının arasında tüketen
Seviyormuş gibi yapan insanlardan
Yalandan, riyadan dünya kadar yoruldum...
Yoruldum…
Düşüp kalkıp
Tekrar, tekrar koşmaktan
Bir avuç mutluluğa
Bir ömrü koymaktan yoruldum
Yoruldum…
Hayal edip avunmaktan
Dipsiz düşüncelere dalmaktan
Ümit etmekten
Kendimi aramaktan
Kendim kadar yoruldum…
Yoruldum…
Kaç vakit kırık dökük
Aynalara gül takıp
Öylesine, gülümseyip geçmekten
Mutsuzluğa mutluluğu satmaktan yoruldum
Yoruldum…
İçimdeki dertlerimle dertleşmekten
Gözyaşımı yüreğimle bölüşmekten yoruldum
Güle niyet
Diken ile kanamaktan yoruldum
Gelme üstüme hayat
Ne gönlümde gönüllük kaldı
Ne bedenimde takat,
Ne dizlerimde hal kaldı
Bundan böyle
Anladım ki her şey boş
Her şeye benden pas
Sevmelere sevilmelere
Ne de yüreğimde yer kaldı
Yoruldum…
Selda Yılmaz...
...


İdam sehpasında öksüz bir aşk
Yüreğinden astı kendini
Bıçak kesti gözlerim
Kini kan tuttu acımasız
Buza döndü anılar
Ekmek kırıntıları köpüklerde kaldı
Sustu martıların çığlığı
Dalgalar hırçın, kıyılar korkak
Bugün ben İstanbul'a çok yakıştım
İstanbul benden ıslak

Vapurlar çalmadı ıslığını sanki yastaydı
Açmadı hanimelleri Piyer lotinin
Galata sustu
Tacizinde kız kulesinin

Dudaklarım da keskin bir ıslık
Hasretin sevinciyle el ediyor
Gözlerimin daldığı
O sessiz matemli sokak
Bugün ben İstanbul'a çok yakıştım
Gecelerin gözü kör
İstanbul benden korkak

Sonra, tepesinde gökkuşağı olmasa da
O bende, ben ondayım
İçimiz sıcak
Gündüzün kalbi dar
Şarabın kızılı vurmuş sahillerine
Gülleri yel çalıyor
Vermiyor aldığını tükenişler
Meşk hem çok yakın hem çok ırak

Arsızca gülerek bakarken
Koca şehir boyun büküyor cellâdına
Bugün ben İstanbul'a çok yakıştım
Ask kendini öptü sahilde
Yarı çıplak çingene dansı esliğinde
Titredi toprak

Yeter sus konuşma diyorum kendime
Niyetleri ben tuttum
Kıracağım kalemimi
Hoşçakalım bile duyulmayacak
Bugun ben İstanbul'a çok yakıştım
Her şey param parça ve kırık
İstanbul ne kadar zalim olursan ol
Kurtuluşun yok benden
Ben sana çok alıştım...

___DenizNas(S E)___
...
Bu derdin zehrini şerbet diyerek
İçirdin, içtikçe kandım a güzel
İmdada bekledim medet diyerek
Gelmedin gün be gün yandım a güzel

Hem aşkın oduna pervaz eyledin
Hem gönül hanemi maraz eyledin
Bilmem ki bana ne garaz eyledin
Ekmeğim ağuya bandım a güzel

Kırdığın dalımı saramazam ya
Öldürsen tek hesap soramazam ya
Menzilin neredir, varamazam ya
Adını beyhude andım a güzel

Zikrimi fikrime derdest ederek
Bir hicran eyleyip, bir mest ederek
Bakışın ne murad, ne kast ederek
Yüreğin bendedir sandım a güzel

Hani ya sevdaydı, aşktı hevesin
Şimdi uzaklardan gelmede sesin
Sorarım ne ahval, nasıl, nerdesin
Hani ya ben sana candım a güzel

...
Dünyayı sarmışken bu Aşk'ın ünü
Unutmadım koyup gittiğin günü
Yoktur hasretiyin arkası önü
İncitip kırdıysam bağışla beni

Kul olmaz hatasız esastır bilmek
Yâr'inin gözünden yaşını silmek
Aradan küslüğü kaldırıp gülmek
İncitip kırdıysam bağışla beni

Her insan Yâr için duygu besliyor
Gelsin diye onu candan sesliyor
Yâr'e olan aşkı düşler süslüyor
İncitip kırdıysam bağışla beni

Sakınırım sana kem söz diyemem
Hasret urbasını daha giyemem
Zehr/oldu ekmeğim sensiz yiyemem
İncitip kırdıysam bağışla beni

Geçirtme ömrümü kederle gamla
Korkarım düşecek Yâr bana damla
Yarışır yaşlarım sel ile anla
İncitip kırdıysam bağışla beni

Durak'ım der çık gel düş gerçek olsun
Gönüller sevgiyle neşeyle dolsun
Bütün mutluluklar Yâr bizim olsun
İncitip kırdıysam bağışla beni

Durak YİĞİT
GönüllerinŞairi
KOCAELİ
https://www.youtube.com/watch?v=BrkTzFH5D9c&feature=youtu.be
...
Gönlüm bir meyhane sarhoş dostuyum
Cehennemlik sırlar taşıyorum ben
Tövbe kapısında eşik postuyum
İçerimde volkan üşüyorum ben

Hayırsız keyfini çıkartır mertten
Sevdalandım yolum geçti namertten
Bazı an sitemden çok zaman dertten
Kadeh diplerine düşüyorum ben

Özü adam olan başvurmaz kine
Sadık kalır söz verdiği yemine
Yaptığım yanlış mı delirdim mi ne
Kırk yıllık aklımı boşuyorum ben

Gelincik papatya kırmızı ak gül
Perdeden sayılmaz mahremdeki tül
Aşkın meydanında şah olan gönül
Sığmıyor Kabına taşıyorum ben

Meleksin diyorlar amma beşerim
Zararım kendime gürler eserim
Derince bir çukur en son ki yerim
Arada bir, bazen şaşıyorum ben

Kabir künyesinde mezar başında
Taş da kabuk döker vaktin peşinde
Şu Ömür törpüsü dünya işinde
Bir garip yolcuyum koşuyorum ben

İnsanım insanca ömür dokuyan
Kör kütük sızıdan gözlerim uyan
Yürek acısına meydan okuyan
Keskin şarap gibi yaşıyorum ben

Zaman yok ediyor, gün sayasında
Ölüm yokmuş gibi can havasında
Dünya ataşında hak tavasında
Yanıp kavrularak pişiyorum ben



...
Bunca gam tasa
Birde gel ayrılık yaşa
Olmadı kırıl dagil
Birde üstüne üstlük
Sonra yan yakıl
şansına hep kuş ki
Gülüşlerin kaybolsun
Gülüşleri Güzel
Gülüşü Güzel yarım


Kadere hesap sorulmaz
öyle bir hayat ki
Nerde nezaman beli olmaz
Yıllar sonra bile olsa
Karşı karşıya gelirsek
Gülüşlerinde anılarımı sakla
ve ben olayım sıcaklığında
içten gülmesemde
Güzel gülüşlerinin
Gamzelerimde tebessümlerim var
Gülüşleri Güzel
Gülüşü Güzel yar


Yollarım sana idi
Bekledim..,
Hayatım sana idi
Bak hiç Gitmedim,..,
Bu can sana idi..,
Ben ölmedim..,
Herşeyim feda idi.,
Veda bile etmedim
Gülüşleri Güzel
Gülüşü Güzel yarım

Bir söz verdim
Yollar tıkandı
Bir söz verdim
Hayat karardı
Sözüm söz oldu
Yüreğim hep Yasta
Özüm sen oldu
Dünyam tepe takla
Anla güzelim anla
Toprağım sensin
Anla güzelim anla
Mezarım sensin
Gülüşleri Güzel
Gülüşü Güzel yar
...
Beni böyle Mecnun sen'sin edenim
Ara'ki bulasın YÂR bundan sonra
Haz almaz yaşamdan yanar bedenim
Ara'ki bulasın YÂR bundan sonra

Sen bana yaşattın bu Mecnun hali
Yükleyip omzuma bütün vebali
Görenlerde diyor divane deli
Ara'ki bulasın YÂR bundan sonra

Koymadın başımda tel siyah saçım
Yıllardır huzura sevgiye açım
Kalmadı gidecek bir'yerim kaçım
Ara'ki bulasın YÂR bundan sonra

Uzak tutan ben'le neden arayı ?
Bu hasretlik derin eder yarayı
YİĞİT güzel sever namert parayı
Ara'ki bulasın YÂR bundan sonra

Gezdiriyon Kerem gibi elleri
Sel edip çağlattın gözden selleri
Bir Mecnun misâli susuz çölleri
Ara'ki bulasın YÂR bundan sonra

Dönüştü hazana sevda dağları.
Virane eyledin o şen bağları
Unuttu DURAK'ım geçen çağları
Ara'ki bulasın YÂR bundan sonra

Durak YİĞİT
Gönüllerin Şairi
KOCAELİ
Kırılası elim kalemi tutmaz
Can boğazdan gelir lokmayı yutmaz
Akılsız şu başım sözümü tutmaz
Ara'ki bulasın YÂR bundan sonra
https://www.youtube.com/watch?v=Ya-DRe5icjg
...
Yeşil yaprak döndüğünde gazele
Yazın ardı güz görünür sevdiğim
Ayrılırken kaşım çatmam güzele
Belki acı söz görünür sevdiğim

Bilir misin sevda neden turnanın
Diyarından kaçıp giden turnanın
Yükseklerden uçup giden turnanın
Sinesinde köz görünür sevdiğim

Nazar eyler enginlerden yüceler
Garip gönlüm simdi neyi heceler
Çoban yıldızına hasret geceler
Bu sevdalar az görünür sevdiğim

Dağı yaran göğü ağlatan vardır
On sekiz bin rengin cümlesi yardır
Varlığın yokluktur yokluğun sırdır
Her zerresi toz görünür sevdiğim

Sefai’yem gecelere hilal et
İster cemal eyle ister celal et
Bir lokma ekmeğin yedim helal et
Ölüm bize tez görünür sevdiğim!
...

Güzel günlerimizin bile hatri yokmuş meğer...
Tabi ya yalan sevdalar böyle sonlanır...
Hiç yaşanmamış gibi unutulur herşey...
Bir yabancı gibi olacağımız hiç aklına gelirmiydiki...???

Unutma hayat bitirdiğin an başlar...
Zaten neyi anladın ki beni anlayacaksın...
Açken aşkı sefil ettin rezil ettin ya...
Hiç şaşırmadım, şaşırtmadın beni...!!!

Artık herşey SoN anlıyorum...
Artık ayrı yollarda yürümek yakışır bize...
Sana Yeni bir başlangıç'da mutluluklar dilerim...
Zaten SeN ve Ben hiçbir zaman BiZ olamadık...!!!

Ben artık tebessümlerimi gamzelerinde sakladım...
Sanki yıllar yüzümde bir ayna.. Kaybettim kendimi...
Söz dinletemiyorum herdaim SeN diyor yüreğim...
Kalbim ömrüm boyunca sana ait kalacak...
Sadece Bil istedim...!!!

Sustum artık, ne desem boş hikaye gibisin...
Kalsın yüreğimde bıraktığın ne varsa geride senden...
her an soluğumdasın bu yüzden sessiz kalıyorum...
Sustum ve gamzelerinde uyuyorum...!!!

Belki Birgün uyanırım bu derin uykudan...
Ben artık hiçbiryerdeyim Bil istedim...
Zaten SeN ve BeN hiçbir zaman BiZ olamadık...
Bil istedim...!!!
...
Kaderde senden ayrı düşmek te varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim..
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum.

Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Her şeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanı başımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasam da olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim tek aydınlık

Bir nefeste benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Dudaklarım öpülmek istiyor
Anlamalısın.

Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok.
...
'Kal' deseydin, kalırdım. Demedin oysa...
Kuru bir 'Bitmesin'den başka hiçbir şey demedin.
Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki, ondaki anlam!
Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma?
Savunmayacak mıydın sevgimizi?
'Kal' diye haykırmayacak mıydın ardımdan?

Düşündüğüm bu değildi...
Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden,
Mücadele beklemiştim oysa...
Yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım...
Kıyıya ulaştırırsın sanmıştım...
Oysa, onu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun...
Bu kadar yıpratıcı olamazsın...
Oysa, bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda!
Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı.
Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı.
Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin,
Geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı.
Duygularımızın bir anlamı olmalıydı.

Yüreğimdeki tüm martıları uçurdun şimdi...
Hangi yöne gittiler bilmiyorum,
Geri dönerler mi bilmiyorum.
Dünya boşaldı mı ne!
Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam,
Neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde?
Neden artık rüzgar esmiyor,
Her şey seninle mi kaldı yoksa?
Mantığım... Mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var.
Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var!
Evet! Ben istedim ayrılığı, çıkmaz yollara yönelen bendim,
Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim...
Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum.
Ve senin buna nasıl göz yumduğunu...
Tıpkı balkondaki akasyaları sularken,
Fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi...
Su, onun için hayat olmalıydı oysa...
Ve... Sen de benim tutunacak dalım!

Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun,
Olmaması gereken ama daima varolan.
Farklı uçlardaydık seninle,
Farklı mevsimleri seviyorduk, farklı zamanlarda....
Sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum..
Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen,
Daha doğrusu öyle sanıyordum...
Binlerce yıldız arasında,
Ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım...
Yıldızları söndürmekti... Sorunları yok etmekti...
'Bitti' deyişim öylesine bir şeydi, öylesine, sıradan, şakacıktan...
'Hayır' demeliydin!
Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde,
Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye.
Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye...
Beni yolumdan alıkoymalıydın...
'kal' demeliydin... Defalarca 'kal' demeliydin...
Oysa, demedin...

Belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben
Akasyaları kışın yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim...
Belki böylesi daha iyi oldu...
'Kal' deseydin kalırdım... Hem de seve seve kalırdım.
Martılarla kalırdım. Yakamozlarla kalırdım.
Demedin oysa!
Bilir misin?
Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken...
Bilir misin?
Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek...
Bilir misin?
Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek...
'KAL' desen kalacaktım...
DEMEDİN OYSA! !
...


·٠•●Ö Z L E D İ M●•٠·



sanma senden sensiz geçerim
sanma ki bu nehir, sensiz, uzak bir deniz
sanma ki, unuturum o güzel gözlerini
biraz ıslağım ama,
ben buluta hasret
ben gökyüzüyle, yağmuru özlerim..


·٠•●●•٠·


akşama karanlık yakındır
yine seni tüttüreceğim burnumda
yine sen uçacaksın sigaramdan
yazdığım mektupların her satırında
yine senden bahsedeceğim
yine seni anlatacağım uçan kuşlara
kanıma dokunan uzaklığınla
zemheri günlere çekildi kalbim
ay gibi geceyi özledim..


·٠•●●•٠·


soğuk yılların habercisiyim
üşüten yalnızlığımla dost
ağlatan yollar ile sebepsizim
bir nedeni yok, buz gibiyim
suskun dillerim titreyen ellerim
ben aslında
kış gibi yazına hasretim..


·٠•●●•٠·


bazende güneşi anlattım sana
kor gibi kavrulmuş ateşi
yakıp da geçen gözlerini
temmuza anlattım, sıcak günleri
seninle yazdım yıkık şehrimi
ah be gözüm, ateşten yüreğim
ben aslında yaz gibi
kışını özledim..


·٠•●●•٠·


kaybolan sokakların ardından
bir hançerdi gidişin
dağ gibi yükseldi hasretin
suyum, toprağım, yaşama sevincim
ellerimi tutan ellerini özledim
sıcak bir nefesttin
hayattı varlığın,
isyandı yokluğun
ben aslında dağların arasından
bana bakan kalbini özledim..


·٠•●●•٠·


duyamadığım bir serzeniştin
anlatamadığım duyguların nihayetinde
keskin bir yoldun kapanan
tüm çağrışımlarımın çaresizliğinde
tükenen bir umuttun yüreğimde
bunu bile bile beni sevmeni
bana adımla seslenmeni özledim


·٠•●●•٠·


tüm hatıraların kimsesizliğinde
sessizliğini

yetim duygularımın pençesinde
gözlerini

geceyle gündüzün savaşıyla
hasretini

bir mevsim ağırlığında
karlı bir dağda

unuttum sandığın
yüreğini özledim..


·٠•●●•٠·


şimdi varsın bu dünya, benim olsun
varsın bu dünya diz çöksün kalbime
parayla pulla altına bulansın hayat
sen sevdiğim!
ah be gözünü sevdiğim!
sen! sen varsın diye içimde
yalnızlığı bile seninle sevdim
ben içimdeki zenginliği değil……
seninle giden fakirliği özledim……….

·٠•●●•٠·

Mawish




[ /iceri ]
ÖZLEDİM - Mawish Şiirleri
...
BABAMIN NASİHATİ

Ne zaman karışsam hayatın içine
Aklımda hep babamın nasihati
Bu yüzden düşünmeyi unutmuşumdur kendimi
Bütün heveslerimi koymuşumdur bir kenara
Kenarsız bir yaşantım da olmadı ya!

Hayat adam olanları sevmese de
biz adam olmayı sevdik,
baba nasihati bildik
ve hep dedik ki
“Varlığımız bir damla su
ve damla olmayı bilenin,
denizden olmaz korkusu!”

Çocuktum
Delice severdim oynamayı ama
Misketlerimi oyunlarda kaybetmedim hiç
Hep kendi ellerimle verdim diğerlerine
Yenilmek nedir öğrendim de
Yenmek nedir öğrenemedim, öğrenemeyeceğim de

Paylaş demişti babam, paylaş oğul
Paylaşmak güzeldir!
Mesela;
Düşünüp bir fakiri
İçtiğin suyu, yediğin ekmeği
Umudunu, hatta korkunu
Döktüğün terini,
Sevincini, mutluluğunu, neşeni
Acını, inancını
Her şeyini paylaş oğul,
Paylaştıkça arınacaksın
Paylaştıkça insan olacaksın…

Sonra devam etmişti
Bir tek öfkeni paylaşma oğul
Çünkü
Öfke hırsın sesi
Şeytanın nefesi
Mağlubiyetin çıkılmaz kafesidir…
Unutma!
Öfkesini yenenin mağlubiyeti galibiyet
Öfkesine yenilenin galibiyeti mağlubiyettir
Ve unutma oğul!
Paylaştığın her öfke,
hem insanlığa, hem de kendine eziyettir

Şiir: İhsan Turhan
Seslendiren: Mehmet Bilecen
...
İyi ve kötü günde, hayatın her anında,
Sağlık camiasının gülüdür hemşireler.
İyilik timsalidir, şefkat vardır kanında,
Allah’ın en hayırlı kuludur hemşireler.

Hayallerini süsler Ayşe’nin ve Fatma’nın;
Özveriye, emeğe yüreğini katmanın.
İnsanlığa hizmetin, insanı yaşatmanın,
Sırrına ulaşmanın yoludur hemşireler.

Tebessümü yüzünde, ruhunda hicran taşır.
Canını hiçe sayar, hep zamanla yarışır.
Gün olur ki, gecesi gündüzüne karışır;
Sevgiyle, merhametle doludur hemşireler.

Onlar ilham kaynağı, şair ve ediplerin;
Dert ortağı, sırdaşı, dert ehli gariplerin…
Bilgisiyle umudu yeşerten tabiplerin,
Şifa olup uzanan koludur hemşireler.

Neler görürüz neler; hayatın akışında,
Doğan ile ölenin; ilk ve son bakışında;
Sevincin, gözyaşının hem de yanı başında,
Dünyada meleklerin elidir hemşireler.

Sıhhatli yaşamanın biçilir mi fiyatı?
Dünyaya adım atan, bizle tanır hayatı.
Bizde tecelli eder, Hakk’ın “Şafi” sıfatı;
Azmin ve mutluluğun dilidir hemşireler.

Halil GÜLŞEN
Alaca Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin Hemşireler günü kutlama programı için, aynı lisede öğretmen olan eşimin ısrarı üzerine kaleme aldım.

Alaca Sağlık Meslek Lisesi öğrencileri Nisanur ve Taha'ya seslendirme için teşekkür ediyorum.
...

 

 
     
Şiir : uygunsuz siir (sitemim sanadir)
Seslendiren : yalnizefe
Dinlenme : 23
Şair : Lemide
Okunma : 27
Ses Yıldızı :
Tarih/Saat : 30.07.2015 / 10:54
Gönderen : yalnizefe
Kategorisi : Şiir / Şair
İndirilme/Yorum : 0 / 0
Ses Yıldızı
Haftanın Seslendirmeleri
1.
2.
3.
4.
5.
Seslendirenler YILDIZLI SESLER
Hazan Gibiyim
Dogan.Bilge
( 4 / 5 )
Zülal...
sevdayeli
( 3,75 / 4 )
Söz Meclise Meclise..!!
durak41
( 3,67 / 3 )
Son Eklenen Sesli Şiirler
uygunsuz siir (sitemim sanadir)
SÖZ MECLİSE MECLİSE..!!
NEYİNİ SEVELİM DÜNYA..?
DAHA'MI FARKINA VARAMIYORUZ..?
Beni Ben Yapan Yalnızlığıma
GÜL'ZAR İDİK DÖNDÜK BİR VİRAN BAĞ'A
Bayramsa Senin'de Bayramın Mübarek Olsun...!!!
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
RABBİM BANA YARDIM ET
Bir bilen Gerek Bize…
SEN DAĞLARI SEYRET BEN GÖZLERİNİ
Yaşama isteği yitirmiş kuru bir dal
Farkında mısınız Acaba?
BÖYLEMİ SEVMİŞTİN..?
KARA GÖZLÜ YİĞENİME
Kaderimin Yazıldığı Gün...!!!
MUTLU TÜRKİYE İÇİN
ACINACAK OLSANDA BAKMAM
ŞİİRLERİM MÜSAİT AYRILIĞA
Site kurallarını okumak için tıklayınız Her Hakkı Saklıdır© 2010 web:iletisim@serkanweb.com

Üye Olarak Giriş Yapmalısınız..