Skip Navigation Links
Anasayfa
Radyo
Şair/Ses
Şiirler
Sesli Sözlük
Kayıt/Montaj
Seslendirme
Cıngıllar
Duyuru
İletişim
Skip Navigation Links
Günün Yıldızı
Haftanın YıldızlarıExpand Haftanın Yıldızları
Ünlülerden
Antolojimiz 2013
Bizden Biri
Makaleler
Etkinlikler
Video Şiirler
Anonsmatik
İngilizce Şiir
E-Posta/Kullancı Adı Şifreniz
 
 
   
 
Haftanın Şiirleri
1.
2.
3.
4.
5.
ŞAİRLER YILDIZLI
2
4,67
BİLMEDİNİZ
celalkeklikci
(4,64 /11)
4
4
5
3,86
YARIM
Yesil_Dus
ŞEHİT NİDASI ERDİ
guzgulu
(3,4 /5)
Her Kapı Gıcırtısı Anlatır Hikâyesini
Melekce
(3,5 /6)
KARAKIZ
M_Ali_Unsal
(3,67 /3)
BEKLERİM GÜNDÜZ GECE..!!
durak41
(3 /3)
Ağlama Deli Gönlüm
momoli
(1,67 /3)
Kaderime Bak...
ISIK_ARSOY
(3 /2)
nem kaldı
M_Ali_Unsal
(3,5 /6)
26
1
30
1
40
1
kaşlarını çatıp yüzün dönderme
bykara
Son Eklenen Metin Şiirler
BEKLERİM GÜNDÜZ GECE..!!
Ağlama Deli Gönlüm
ŞEHİT NİDASI ERDİ
Her Kapı Gıcırtısı Anlatır Hikâyesini
kaşlarını çatıp yüzün dönderme
Aktif : 18
Bugün :   2985
Toplam : 11781295
Toplam Üye: 5948
IP :   54.82.31.133
Başlangıç: 1 Mart 2011
 
 
 
Player yükleniyor...
Diğer Seslendirmeler
 
Şiir Adı Yazınız..
Y O L D A Ş
Yara değil YAR olurum ben sana,
Yoluna YOLDAŞ,sırrına SIRDAŞ,
Her yoluna BAŞ,gerekirse GARDAŞ,
Ölene kadar ARKADAŞ..!!


Ben varken sen üzülme hayatta, Çünkü ben varım ben varım yanında,
Bakarken uzun uzun yollarıma,
Duvarları,bentleri aşarak geldim ben sana..


Uzattım ellerimi ASLA çekmem geriye,
BU ÖMRÜMÜ sana verdim ölene dek SEVV diye,
SEN DE artık bakma asla geriye,
Yarınlar bizim,umutlar bizim diyorumki bil diye..


Sanmaki bırakır seni bu DELİYÜREK,
İsterki gülen gözlerini hep görmek,
Senin için en güzelini dileyerek,
Senindir senindir artık sonsuza dek,
BU YÜREKKKK !!

yasemin_yurtsever

Mesaj Gönder Arkadaş Ekle Favori Kişi Mail Gönder Bildir Şikayet Et Engelle

baharı beklerim
kuşlar misali
soğuklar bitince
gelirsin sandım


her gece ateşlerde
cayır cayır yanarken
baş ucumda seni
beklersin sandım

gecenin karanlığı
sararken tüm benliğimi
kör olmuş gözlerim
görmüyor sandım

gecenin ayazında
buz tutarken sokaklar
bakardım pencereden
perdeleri aralar

sabah uyanırdım
penceremde kuşlar
daha kaç sabah olacak
daha kaç yarınlar

daha kaç yıl
daha kaç sonbahar
kalkacak son trene
daha kaç var

Mehmet arif Baykara

...
Derme çatma sevdalar yaşadım bilmem kaç kere
Türlü türlü depremler atlattım da yıkılmadım
Sahte gülücüklere kandım,
Belki de inanmak istedim inandım.

Neşe, eğlence biraz da kahkaha
Evet belki çoğu sahteydi ama dedim ya bir kez inandım
Sevdiklerim olsun, sevmediklerim olsun
Oyunlar oynadı, pusular kuruldu.

Gittim, geldim artık Azrail le de dostum
Sonuçta hayatta yanlışları öğrendim
Sevilmelerim sahtede olsa ben gönülden sevdim
Laf olsun diye değil namusuma sevdim.

Şerefsiz de olsalar kahpe de olsalar
Sallansa da yıkılmadı tahtım
Halen tüm ihtişamımla ayaktayım
Şu hayatta tek doğruyum alayınız gelse de
Yerli yerimdeyim.

Hayatta ölümün varlığını da unutmadım,
Hatalar yapsam da yukarıya el açtım
Yalvardım yakardım ALLAH ıma
Ama sadece yukarıya boyun eğdim.

Bugün halen gözlerimde gülümseme varsa
Kalbimde saklı olan çocukluğumdandır
Çocukluğumu önemseme mezlik yapma
Ben hayatın sillelerini büyüyünce öğrendim

Sami Arlan..

...
Sözsüz bir meydan okuyuş var tüm hücrelerimde
Özüne ihanetin bozuk kimyası bu
Toz değil
Toprak değil
Çamur hiç değil
Ne alev ne duman
Sadece kül




...
Ne görmek istedim seni, ne de görmek gözlerinde kendimi

Ne de yormak seni bu kadar

Sevmek mi sevilmek mi?

İkisi de aynı çıkmaz

İkisi de hesapsız

Dudak kıvrımlarında çocuk küskünlüğünle kal

Kar içinde

Kor içinde

Hemhal olduğum buz gibi güzelliğini de al

Bir daha gelme dünyama

Ölüm gibi habersiz

Ölüm gibi zamansız





...

Bu dünyanın yükü belimi büktü
Sensiz taşıyamam geri dön kadın
Gör hayatım zindan geceler çöktü
Sensiz yaşayamam geri dön kadın...(21:15)


Biçare gezdiğim yollar yol değil
Sebepsiz kuruyan dallar dal değil
Baharı bilmeyen yıllar yıl değil
Sensiz yaşayamam geri dön kadın...


Dinmeyen sızılar içimde kordu
Bir de gidişinle yokluğun vurdu
Ne kötü kadermiş karşıma durdu
Sensiz yaşayamam geri dön kadın...


Gel artık ne olur derman kalmadı
Uykusuz geceler beni salmadı
Hiç senden sonrası gönlüm dolmadı
Sensiz yaşayamam geri dön kadın...


Sen ki şans verirsen anımız olur
Sevda limanında yönümüz olur
Bir ömür boyunca günümüz olur
Sensiz yaşayamam geri dön kadın...


Her günün sonunda yandıkça yandım
Tükenmedi acılar bandıkça bandım
Hasretin kor alev andıkça andım
Sensiz yaşayamam geri dön kadın...(22:35)


Polat Tek
30.10.2014
KARALAMA ŞİİRLER...
...
Dinlemedin hiç beni yârim demiştim sana
Özlemler tavan yaptı beklerim gece gündüz
Al bakalım kanımı buyur iç kana kana
Özlemler tavan yaptı beklerim gece gündüz

Çıkıpta yâr gelmedin yâr diyerek yanıma
Attın kor alevleri tenimdeki kanıma
Nereden bilecektim kastın benim canıma
Özlemler tavan yaptı beklerim gece gündüz

Eş tutmuştum ben seni inan sümbülle güle
Sen beni muhtaç ettin sönmüş bir avuç küle
Dilerim ki düşersin sende ben gibi dile
Özlemler tavan yaptı beklerim gece gündüz

Bilmedin kıymetimi sana altın bir tastım
Geceler boyu beni sanki çarmıha astın
Hakir görerek beni çıkıp üstüme bastın
Özlemler tavan yaptı beklerim gece gündüz

Meyhaneler meskenim oldu inan ki yurdum
Sayende bak başımı taştan taşlara vurdum
Yeter artık ey zalım bittim ben de yoruldum
Özlemler tavan yaptı beklerim gece gündüz

Şu perişan hale bak kalmadı üste çulum
Yeter artık sevgilim ben de insan ve kulum
Hiç değerim yok imiş sanki gözünde pulum
Özlemler tavan yaptı beklerim gece gündüz

Der DURAK'ım gel artık ne olur beni dinle
Dar kalbini doldurma bu kadar kin nefretle
Başka uğraşın yokmu birazda beni dinle
Özlemler tavan yaptı beklerim gece gündüz

Durak YİĞİT
Gönüllerin Şairi
KOCAELİ
...
Ne karaymış benim bahtım,
Çarem yok mu soruyorum?
Yerle yeksan gönül tahtım,
Çilem yok mu soruyorum?


Dermansız bir derde düştüm,
Kahır veren ferde küstüm,
Kayıp olmuş yerde büstüm,
Bulan yok mu soruyorum?


Viran olmuş sabır evim,
Tiran olmuş obur devim!
Sevda benim zor ödevim,
Elem yok mu soruyorum?


Yoruldukça bocaladım,
Günler bitti geceledim,
Hislerimi heceledim,
Bilen yok mu soruyorum?


Erenlerden medet umdum,
Kahırlara hep göz yumdum,
Denizlerde serin kumdum,
Gören yok mu soruyorum?


Azaldıkça azalmışım,
Kayalardan tuz almışım,
Zor gönülden söz almışım,
Neşem çok mu soruyorum?


Yaşadıkça sevdiklerim,
Doğru kuldur övdüklerim,
Zor beladır savdıklarım,
Neden yok mu soruyorum?


Kederlerle azalırım,
Kara gözden haz alırım,
Yâr sevdikçe hız alırım,
Lüzum yok mu soruyorum?


Alptekin Yazar
...
Beş senedir görmüyoruz birbirimizi
Bir insan yıllarca görmediği birine nasıl,
Neden âşık olur, kalp işte
Hayallerimde hep sen vardın
Hep beraber yaşamayı mutlu olmayı
Düşündüm rüyalarımda
Başka şehirlerde, hayaller ile yaşıyoruz.

Sen bana karşı bir şey hissetmiyor olabilirsin
Ben ilk aşk duygumu senle yaşadım Gül/üm
Ne demişler ilkler unutulmaz
İlk sensin son olur musun bilmiyorum
Allahtan tek isteğim mutlu olman,
İleride bir kez bile olsa seni görüp
Duygularımı yüz yüze belirtmek isterim.

Biliyorum olmaz ama sen ölene kadar
Kalbimde yer alacaksın Gül/üm
Umarım kendine iyi bir eş iyi bir aile kurarsın
Allah umarım karşıma senin gibi birini çıkarır
Biliyorum aynı hissi vermeyecek
Daha bir kaç yıl öncesine kadar
Aşkın abartıldığını düşünen
Beni adeta aşk adamı yaptın
Zaten duygusal olan yapımı çökerttin
Bana bu duyguları yaşattın
Teşekkürler gizli sevdam Gül/üm benim.

Sami Arlan..

...
Karaj dağdan bir yel esti
Kolum kanadımı kesti
Ben ona böyle yanarken
O yar için bir hevesti

Değermiydi değermiydi
Aşkın keyfe kedermiydi
Kuru bir inat yüzünden
Başka bir yar severmiydi

Karaj dağda kar olaydım
Ayaza çekip donaydım
Senin bu yaptıklarını
Öleydimde duymayaydım

Dalda elma al olaydı
Petek petek bal olaydı
Benimle konuşan dilin
Başka yâre lal olaydı

Mehmet arif baykara
...
Uyku gelmez oldu, çaresiz gözler
Aklımda firarda dönmez neyleyim
Hayal meyal oldu tanıdık, yüzler
Eyvah yaşım gelip geçti neyleyim.

Yaş elliyi geçti durmaz, yerinde
Sevdamı bıraktım bende birinde
Dağı deldi Ferhat sevda derinde
Eyvah ömrüm gelip geçti neyleyim.

Yüzler unutuldu, tutulmaz sözler
İçten içe yakar, kor olan közler
Aşkına günlerce, ah çeker özler
Eyvah yaşım gelip geçti neyleyim.

Tahir GÖRENLİ.23.10.2014
...
Kalemi tükendi hep gere gere
Dertleri kaşıyıp taşıran adam
Şu kahpe hayatı hep yara bere
Ne yazacağını şaşıran adam...(19:32)


Yolunu kapayan dağları eşti
Umudu sönerken bağları eşti
Başına örülen ağları eşti
Ne kazacağını şaşıran adam...(19:43)


İçerim her gece üç büyük şişe
Zilzurnayım yine dört olur köşe
Sıralarım derdi düşmeden döşe
Ne dizeceğini şaşıran adam...(19:54)


Suçum bile yokken karşıma durdu
Yerden yere vurdu sebepsiz sordu
Çenesi düşüktü aklımı yordu
Ne sezeceğini şaşıran adam...(20:08)


Anlamadı beni tekrar sor dedim
Yanlış yola saptı hele dur dedim
Ya sırat köprüsü, inan dar dedim
Ne süzeceğini şaşıran adam...(20:22)


Bozuk mizan ile hakkı derdiler
Bıçağı bileyip gülü verdiler
Ayıkla bakalım keder serdiler
Ne yüzeceğini şaşıran adam...(20:40)


Polat Tek
29.10.2014
KARALAMA ŞİİRLER SERİSİ...
...




Gezip, durdum sahili, dalgaları dinledim.
Ahenk dolu seslere eşlik edip inledim.
Vefa yokmuş bu aşkta, geç olsa da anladım.
Ömrünü bu sevdaya, bağlama deli gönlüm.

Kararmış ufuklarda bitkin halimi gördüm,
Bu sevdayı başıma kendi elimle ördüm.
Kibir dolu güzele aldanıp hayal kurdum,
Sonu yalan bu aşka, ağlama deli gönlüm.

Hasretim yağmurlara, gelmez oldu şaşarım.
Yürekte yanan aşkla mecnun olmuş beşerim.
Bahar gelmiş neyime, ben, kışlarda yaşarım.
Ah! Edip ciğerimi, dağlama deli gönlüm.

Deli eserken poyraz, sahilde bir ben kalmış,
Ben geçmişim kendimden bu sevda aklım almış.
Bir hayal görür gibi gözüm engine dalmış,
Köpüren sular gibi, çağlama deli gönlüm.

Yalnızlık kader belki, ben suçumu bilirim.
Huzur dolu sahile dergâh diye gelirim.
Haram olsun başkası, o yar için ölürüm.
Kendini kıyılara, saklama deli gönlüm.


Mehmet Macit
15.02.2014
Samsun

...
Biz, bu dünyaya,
Ceza niyeti ile gönderildik.
Ve bu yüzden
Her insanın bir derdi var.
Ve her insan,
Kimseye belli etmeden yaşıyor.
Ben ise:
Kimseye belli etmeden ölüyorum.

...
BAHAR GÜNEŞİ GİBİSİN
BİR GÖRÜNÜP KAYBOLURSUN
BAHÇEDE AÇAN GÜLLERİ
KISKANDIRIP SOLDURUUSUN

UFUKLARDA DOLAŞIRSIN
HER GÖREMDE AH ALIRSIN
BU AHLARIM SANA KALMAZ
GÜN OLUR PİŞMAN OLURSUN

DALDA AÇAN ÇİÇEK GİBİ
UÇUŞAN KELEBEK GİBİ
KORKUYORUM EL UZATAM
KAYBOLACAK BİR DÜŞ GİBİ
MEHMET ARİF BAYKARA
...
Boyun büküp kuruyan gül
Söyle neden kurumuşsun
Rengin sararıpta solmuş
Söyle neden kurumuşsun

Gonca idin açılırsın
Türlü kokular saçarsın
Ömürde ise çok naçarsın
Söyle neden kurumuşsun

Dünya denen pazardasın
Hergün dünden zarardasın
Alın gitmiş beyazdasın
Söyle neden kurumuşsun

Nazarmı değdi rengine
Yoksa goncayı kıskandın
Zarar mı verdin kendine
Söyle neden kurumuşsun

Söyle neden boyun büktün
Kurumuş dalın yaprağın
Sonbaharmı gazel döktün
Söyle neden kurumuşsun

Baykara yım gülüm nerde
Başım saldın dertten derde
Düşmüşün kalmışın yerde
Söyle neden kurumuşsun

MEHMET ARİF BAYKARA
...

GÖKYÜZÜNÜ ÖPELİM

Hatırı ömürlük kahvenin
Sonsuzluğuna kurdum
Çilingir soframı

Söz olsun sohbet olsun muhabbet olsun
Sakın sarhoş olduğumu söyleme bana
Acılar kederler kapıda kalsın
Getir gece gözlerini bırak masama

Tılsımını bozmadan sihirli bakışların
Dağıtıp düşler dünyasını
Başımı dağ gibi omuzlarına yaslayım

Gayri meşru rüzgârlara inat
Ver nefesini yanaklarıma

Ve söyle
Kalkıp inen sineme
Nasıl sevdiğini söyle
Günleri uyutup
Nice hayaller kurduğunu söyle

Olmadı, avuçla saçlarımı
Ya çöz kördüğümünü
Ya da ör aşkın sonsuz mutluluğunu
Sevdanla sar titreyen ruhumu

Uzat parmak uçlarını
Gezdir dudaklarımda
Yakalım hasretin uyuşuk tablolarını

Teslim olup aşkın esaretine
Çıkartalım günahını
Yaşanmamış duyguların

Bir gökyüzünü öpelim
Birde gecenin ayyaş naralarını

Deniznas (S.E)


...
Şarkılarda soruyorlar ya biter mi diye
Bitermiş, geriye çok farklı,
Güzel ve bazı bazı çirkin bir duygu kalırmış
Nasıl bir şey olduğunu soracaksın,
Yok sorma
Cevabı bende değil.

Mesela gözlerimi kapattığımda
Açtığımda aklımdasın
Bunu konuşur dudaklarım
Gerisi de umurumda değil.


Bu geceyi de adadım sana
Olsan da, olmasan da
Koksan da, kokmasan da
Sarılsan da, sarılmasan da.

Sami Arlan..

...
Zannetmeyin vatanımız sahipsiz,
Vatan bize,biz Allaha emanet.
Belasını bulacaktır nasipsiz,
Vatan bize,biz Allaha emanet.

Bedava almadık güzel vatanı
Boş sanmayın yer altında yatanı
Söz vermek istersen tanı atanı,
Vatan bize,biz Allaha emanet.

Yer yarılsa,gök delinse korkmayız
Yaradandan başkasına tapmayız
Bu dünyada yanlış yola sapmayız,
Vatan bize,biz Allaha emanet.

Hainler ne bilir kendi yurdunu
Ergenekon yazmış hep bozkurdunu
Tarihlerde gördün şanlı ordunu,
Vatan bize, biz Allaha emanet.

Haçlı sürüsüne boyun eğmedik
Aman dileyene asla değmedik
Düşmanımız diye mazlum dövmedik,
Vatan bize,biz Allaha emanet.

Yiğitler çıkarsa birgün meydana
Sıra gelmez deme kahbe düşmana
Çok şehitler verdik aziz vatana,
Vatan bize,biz Allaha emanet.

Kılıçlar çekilir kınından bir gün
Bayrağa renk verir kanından bir gün
DOĞANAY can katar canından bir gün,
Vatan bize,biz Allaha emanet.

Kemal DOĞANAY

...
I

rivayet olunur ki
Doksan Üç Harbi zehiri zemheri
serhat şehri Silistre
ve kalesi Mecit Tabiye o gün
bir mütareke terekesi tevekkül
teslim olur Urus'a ağlıya ağlıya
ve yağız atlı süvarileri
çıkıp da Çayır Kapı'dan
çekilirken Uşumnu'ya
derler
breeey ağalar
zamanı mı ağlamanın?
tez olun
atların gözlerini bağlayın
kara gözlerde kara bezler kuzguni
süvari atları görmesin
görmesin bu matemi
bu hüznü
ve askeri mızıka durmasın çalsın
çalsın Tuna yalısında üzgün üzgün
"Kal selâmet kömür gözlüm."

II

rivayet olunur ki
bu bulutlar ezelden beri
kalkar da Tüter Kaya'dan duman duman
bizim Akpınar'da dururlar yağmura
ve biraz sonra
cami-i şerif'i içinden bir Ömer Usta
kırmızı gülün alı kulağında
kesme şekerler kuşagı arasında
her cuma namazı sonrası
mutlaka bir Osmanlı edası olmalı
yine şeker dağıtacak çocuklara...

çocuklar büyüdüler,büyüdüler neredeyse
güneş altında,sel yollarında
Ömer Usta öldü
öldü Ömer Usta
kırmızı gülün alı kulağında
kesme şekerler kuşağı arasında...

III

rivayet olunur ki
ana baba Bulgar doğumlu
bir Nikola Osmanlılı soyadlı
şehri Silistre ve pazarı şahanede
bir şeyler satar olmalı
ve bin dokuz yüz seksen beş yılı
bir vaka-i şer-î mucibince
"soya dönüş" gereğince
sicilinde Osmanlılı soyadını silmedikçe
Silistre pazarında mal satması haramlı
hasbelkader ana baba Bulgar doğumlu
bir Nikola Osmanlılı soyadlı
yasaklı...

IV

rivayet olunur ki
şu ecdat diyarı
Küçük Kıpçak Bozkırı Dobruca'da
başında güneş
ayağında deniz Balçık şehrinde
Kırım'dan dönerken türkülerin Sinan'ı
bir Kırım Muharebesi sonraları
Ortadoks Urum ve Bulgar cemaatler arası
dini kavgalar sinsi sinsi
Urumlar'ın yıktığı o Bulgar kilisesi
Devlet-i Âliyye-i Osmaniye yüce fermanı ile
acilen inşa edilir yeniden
aynı ebatta
aynı yerde denize yakın
külli masrafı karşılanır hazineden
ve bugün Balçık müzesinde
mermere kazınmış o fermanın levhası
anlatırken bize geçmiş günleri şahane
Hakk'a devşirir bir Osmanlı sedası
kiliseden yayılan hazin çan sesinde...

Galip Sertel
...
Ne suç işledim ki karşıma durdu
Alnıma çakılmış kaderime bak
Hem de ta doğarken damgayı vurdu
Alnıma çakılmış kaderime bak...(19:20)

Diz çöktürdü hayat çok sevdim diye
Belimi hep büktü çok övdüm diye
Feleği kapımdan çok kovdum diye
Alnıma çakılmış kaderime bak...(19:50)


Sırtımı verdiğim yârenler kayıp
O yemin edenler sözünden cayıp
İçime atmışım hatırdan sayıp
Alnıma çakılmış kaderime bak...(20:12)


Bir lokma ekmekti inan ki çabam
Olmadı hiç yuvam kalmadı obam
Şu fâni dünyada yanmadı sobam
Alnıma çakılmış kaderime bak...(20:26)


Bir gece ağladım yar diye diye
Kanıyor bak yaram sar diye diye
Her gün bekliyorum var diye diye
Alnıma çakılmış kaderime bak...(20:50)


Yaşasam ne fayda dertle dolmuşum
Kimin umrundayım her gün solmuşum
Azrail görmüyor zaten ölmüşüm
Alnıma çakılmış kaderime bak...(21:02)


Polat Tek
28.10.2014
KARALAMA ŞİİRLER
AKTIĞI KADAR...
...
Gurbet Şairi Kemalettin KAMU’nun Mezarı Şairtürk Tarafından Restore Ettirildi.

Ankara Cebeci Asri Mezarlığı'nda yatan Gurbet Şairi Kemalettin KAMU'nun mezarı ŞAİRTÜRK tarafından restore ettirildi. 2014 Kurban Bayramında ziyaret edilen Kemalettin KAMU'nın mezarına o yıllarda üç blok halinde konulan taşlar ve üstündeki toprak göçmüş, mezar taşlarındaki yazılar silinmişti. ŞAİRTÜRK Gurbet Şairi'nin gurbette yalnız ve kimsesiz kalmış gömütünü orijinalini bozmadan restore ettirdi, göçük mezar üstüne toprak takviyesi yapıldı, her zaman yeşil kalması kaktüs türü bitkiler dikildi.

……………….

Kemalettin KAMU gurbet şairi olarak bilindi. "Bingöl Çobanları" adlı şiiri çok sevildi. İstanbul'un işgali sırasında GURBET adlı şiiri yazdı. Yıldırım GÜRSES tarafından bestelenen bu şiir şöyledir:

Gurbet o kadar acı
Ki ne varsa içimde,
Hepsi bana yabancı,
Hepsi başka biçimde!

Eriyorum git gide,
Elveda her ümide,
Gurbet benliğimi de
Bitirmiş bir içimde!,

Ne arzum, ne emelim,
Yaralanmış bir elim,
Ben gurbette değilim,
Gurbet benim içimde!

Kemalettin KAMU 25 yaşında aşık oldu, kavuşamadı. Kahretti. Hayattı boyunca yalnız yaşadı. O yüzden akrabaları da hayattan çekilince mezarına uğrayan pek olmadı. 47 yaşında 1948 yılında hayata gözlerini yummuştu. Ankara Cebeci Asri Mezarlığı'na gömülmüştü.

Üç dönem miletvekilliği yapan Kemalettin KAMU'nun mezar taşında ERZURUM MİLLETVEKİLİ KEMALETTİN KAMU, DOĞUM: 15.08.1901 ÖLÜM: 06,03.1948 yazıları iki taraflı olarak okunur hale getirildi. NUR İÇİNDE YATSIN.

...
DAĞLARA ÇÖKTÜ KARANLIK

DAĞLARA ÇÖKTÜ KARANLIK
UMUDUM TÜKENDİ ARTIK
KESTİ YOLU ZALIM FELEK
YAMAN YERDE AKŞAM ETTİM

TUZ EKMEĞE KATIK ETTİM
YARADANA ŞÜKÜR ETTİM
YEDİRMEDİ ZALIM FELEK
YAMAN YERDE AKŞAM ETTİM

DAHA NEYDİKİ YAŞIM
DERTLERDEN KURTULMAZ BAŞIM
TÜKENDİ EKMEĞİM AŞIM
YAMAN YERDE AKŞAM ETTİM

mehmet arif baykara
...
DELİ GÖNLÜM

Ahhh ahhhh
Bilirim ben seni
Vazgeçme gönlüm
Sakın ola söz dinleme
Yol et ayakuçlarına doğrularını
Soldurma çiçeklerini
Dökme yapraklarını
Bahar da sen hazan da sensin
Asla gam tutma

Ah çeksen de
Çıkart aklından acının çivilerini
Bağla dileklerini umutlara
Buğulansa da gözlerin
Kahkahalarla teselli et kendini

Kalkma gidenin sahurlarına
Gecenin sonunda sabah
Bulutların ardında güneş var unutma

Cebinde yarınların
Dilinde şarkıların
Kalbinde dalgasız dans eden
Deniz gibi bir adın
Baharına aşk cemreleri düşen
Çocuğusun minik mutlulukların
Ve sevgilisisin
Kocaman aynaların

Aldırma sen gönlüm
Ateşi nasıl ağlattıysak
Şiirleri de yakarız
Şu saf yanım var ya
En az senin kadar berrak
Olmadı beraber yanarız

Atsalar da martılara hayallerini
Uğrama sahte limanlara
Deliliğinle akrabayken
Akıllanma sakın ha
Akıllanıp da başıma dert açma
Bugün yaşadıkların arife
Yarın bayram ola.

Deniznas (S.E)
...



Her mevsimin baharı, bir yazı, bir kışı var;
Bak şu güzel yüzlere; hem gözü, hem kaşı var.
Kimsesizin kimsesi, kiminin yoldaşı var;
Yoksulun taşı kaynar, varlıklının aşı var.

Bir âlem ki ol âlem, sende yok terazisi,
Nice canlar tanıdım, kuma çıkmamış izi.
Öyle namertler gördüm bir kuş kadar mazisi,
Her zamanın kurusu, gör ki bir de yaşı var.

Zaman çok şey yaşadı; Firavunlar, Nemrutlar,
Kimi sandığa girdi, çoğu toprak oldular.
Dünyaya nizam koyan tiran, ya da sultanlar;
Sor öğren, hangisinin senden fazla yaşı var?

Dünya ibret aynası, bir görecek göz gerek;
Susmak açmaz gerçeği, söylenecek söz gerek.
Yürekler mangal olsun, bu ateşe köz gerek,
Söylenenler doğru da; aramızda şaşı var! ..

08.11.2013 Fatih-İST.

Enver Özçağlayan
...
Hakkâri sokakları kan gölüne dönüştü,
Yerde yatan üç'fidan vatan için can verdi,
Kahrolası düşmanlar kıs,kıs edip gülüştü,
,,,Yerde yatan üç fidan vatan için can verdi,
,,,Allah'ın huzuruna şehit nidası erdi.

Doktorlar saramadı askerin yarasını,
Devlet baba bulmadı bu işin arasını ,
Ana'sımı yazmıştı anlına karasını ,
,,,Yerde yatan üç fidan vatan için can verdi,
,,,Allah'ın huzuna şehit nidası erdi.

Konya ,Artvin, Bingöl de gözlerden seller aktı,
Anne,Baba son bir kez oğlun yüzüne baktı,
Çekilmiş fotoğrafı göğsün üstüne taktı,
,,,Yerde yatan üç fidan vatan için can verdi,
,,,Allah'ın huzuruna şehit nidası erdi.

Cengiz topel caddesi nefer 'e mezar oldu,
Tomurcuk'tu gülleri açmadan birden soldu,
Buna yürek dayanmaz içime dertler doldu,
,,,Yerde yatan üç fidan vatan için can verdi,
,,,Allah'ın huzuruna şehit nidası erdi.

Ülkeye şivan düştü,iç sızlatır beyit'ler
Hakka yürüdü ansız o gencecik yiğit'ler
Gülşen'im diyor şimdi yeter it'oğlu it'ler
,,,Yerde yatan üç fidan vatan için can verdi,
,,,Allah'ın huzuruna şehit nidası erdi.

Gülşen Sarıoğlu
GüzGülü
26.10.2014 İzmir
...
Dün gece...
Sanki sel olup,yüreğime akmıştı,gözyaşlarım.
Artık kurudu...en kurak mevsimine girdi göz pınarlarım...
Unutmakmı..?
Cok denedim ama,onu hic yapamadım,
Ben istemesemde,hep senin ismini sayıkladı,dudaklarım..!

Oysa dün gece....
Senden bana kalan anılardan..elime ne geçtiyse...
Belki,yüreğimin acısını soğuturum diye,
Savurdum rüzgarlara,savurdum, ölü toprağı niyetine,

Artık...
Hep cevapsiz kalacak,
Mişli geçmiş zamanla sorduğun soruların,
Kimbilir daha kimleri boğacak,
Gözlerinden akan o sahte göz yaşların..!
Kimler dinleyecek masalını,gözlerinin içine bakarak,
Mehtaplı gecelerde....kayıp giden yıldızların..

Ben..
Nereden bilebilirdimki,
Bakır renkli bir Eylül akşamının...
Koynunda,
Senin ihanetini,benden gizliyeceğini..!
Nerden bilebilirdimki..
Senin ruhunun derinliklerinde,
Yosmalığın kol gezdiğini..!

Hadi geç oldu artık...
Sen boş ver beni,
Git sen git...bekletme yolunu gözleyenleri..!
Istersen...
Bir tatlı gülüsünle,dünyamı altüst ettiğin yere bırak beni,
Yakomozların,yıldızların ihanetine isyan ettiği,
Bu sessiz gecede...
Seninle ilk defa,günahlara girdiğimiz,
Cehennemden önce,
Ateşlerde yanıp,lime lime eridiğimiz
O kuytudaki,yosun kokulu,ıssız köşeye..! .
Sen bırak beni..

Bırak beni.. yine hüzünlü gecelerin koynuna,
Ben,kendi ateşinde eriyen fersiz bir mum gibi,
Usul usul tükeneyim....eriyip.....biteyim
Yok olayım...!
Bilinmez bir yola doğru çekip gideyim....!




Mahmut M.Özdemir
...
Hep iyi kilerimin toplamısın diyordum
Nasıl keşke lerimle yok olduğunu düşünüyorum
Sana karşı hem bu kadar Nötr iken
Gözlerim nasıl dolmayı başarıyor bilmiyorum
En en güzel günlerimizi düşünerek
İçimde ölen seni kurtarmaya çalışıyorum
Sonra boş ver deyip aklımdan çıkarıyorum
Sonra Ne oluyor biliyor musun?
Yine bir şekilde sana dönüyorum.

Bazen bir şarkı sözüyle bazen bir isimle
Bugün için hayatımda olmadığını anlayacağım
Tek gün demiştim, daha önce gerçekleşti
Evet, sen yoksun, olmayacaksın, olmamalısın
Arada kalbime söz geçse ya da sözlerime
Artık seni ne suçlamak istiyorum
Ne suçlanmak istiyorum, sadece
Kabullenip yas tutmak istiyorum.

Seni çok sevdim, içimdeki seni kazırken
İyileşmeyecek bir yara açarak
Sana veda ettim, bugünün özelliğini de
Yok, sayamam boş veremem
Çok kez ayrılıp barıştık ama biz dört yıl boyunca
Hiç kopmadık, bir tarafımız hep birlikteydi
Bir yandan nefret ederken
Diğer taraftan sevmesini başaran bir çifttik
Biz o yüzden dolu dolu geçen dört yılımız
Kutlu olsun, bana çok şey öğrettin
Çok öğüt verdin, sabrı, sevgiyi öğrettin
Her şey için teşekkür ederim Gül/üm.

Sami Arlan..

...
NEM KALDI
BU SEVDA YOLUNDA YOLUM KESTİLER
AŞKIMI SEVGİMİ BENDEN ALDILAR
BENİ DE BİR ISSIZ DAĞA SALDILAR
BENDE YOL BULACAK AKIL MI KALDI

UMUDUMU BİR BİR SUYA ATTILAR
ÖNCE AŞKIM SONRA BENİ YAKTILAR
UFAK YUVAMI BAŞIMA YIKTILAR
BİR DAHA YAPACAK GÜCÜM MÜ KALDI

DİLLERİM SUSMUŞ KULAKLARIM SAĞIR
BU İŞ BİLDİĞİN DEN DAHADA AĞIR
GÜCÜNÜN YETTİĞİ KADAR BAĞIR
SENİ DUYACAK BİRİSİMİ KALDI

ÇÖZÜLDÜ DİZ BAĞIM ARTIK YÜRÜMEZ
İÇİMİN EZİGİNİ KİMSE GÖRMEZ
HAKKI HAKİKATI HERKES GÖREMEZ
HAKKI GÖSTERECEK BİRİMİ KALDI

BU BENİM GÖNLÜMDE BOŞA YORULDU
GİDE GİDE BİR KÖTÜYE VURULDU
BY.KARA NIN KALBİNE KİLİT VURDU
BAŞKADA SEVECEK KALBİMMİ KALDI

MEHMET ARİF BAYKARA 1974
...

Sokaklar; dizilmiş teşbih tanesi
Sabır taşlarının nefesi gibi
Yaralı kuşların camsız hanesi
Rüzgârı, ağlayan su sesi gibi

Sokaklar; bir adım bin yılık yokuş
Kahırdır gölgenin yere varışı
Yalnızlıkta çokluk içte yok oluş
Parke taşlarının her yalvarışı

Sokaklar; ümidin cenderesidir
Münzevi dünyanın ışık gecesi
Ateş ile buzun penceresidir
Sırdadır sorduğu her bilmecesi

Sokaklar; şakakta ağaran saçım
Çileye muallim aşka talebe
O bana ben ise ona muhtacım
Yetimin annesi korkuya gebe

Sokaklar; ruhumun bergüzâr hâli
Belki söylenmedik dertleri saklı
Hüzünlü bakışı mahzun sevgili
Bu yüzden bakarken alıyor aklı

Sokaklar; söyleyin neden bu hüzün
Yağmur ince ince öperken sizi
Bir eşi değil mi aşkta gündüzün
Yorganı çekmeyin kaybolur izi

Sokaklar; yalnızlık alın yazınız
Yoldaki yolcuyu bekleyen hancı
Kıvrık dudaklarda gizli sızınız
Yine de vuslatın sizde inancı

Sokaklar; bensiniz benzim ve betim
Sanki Makberî’nin sine duvarı
İçimden dışıma olan diyetim
Gelin terk edelim biz bu diyârı

_________________Makberî
...
Çalı, çırpı, kırıntı, döküntü, pislik,

Havlama, miyavlama, hırlama;

Bir de hislerimle duyduğum sessiz ve derin ağlama…

Bahçedeki yığıntının üzerinde onlarca nazar,

Tecessüslerini akıtıyor sanki azar azar.



Tüyleri yerlerde;

Fırlamak için minicik bir hareket bekleyen,

Huyu bakışlarında gizli köpek dışında,

Birkaç solgun çiçek vardı

Bu bahçede birinin varlığını seslenen.



Ne derse desin adına yüreğim

Ve kabına sığmayan merakım,

Daha sık dolaştırdı beni solgun otlara;

Gezdirdi gözlerimi derin gizlere.



Beklediğim oldu;

Gıcırtıyla açıldı kapı.

Köpeğinin bakışlarına yakın

Soğuk bir bakıştan önce gelen,

Ağır bir kedi kokusu,

Ardından uzun, sıska bir adam…



Dikkatini nasıl çeksem ki?

Konuşmak istiyordum oysa!

Azarlayabilir, kırabilirdi çarpan kalbimi de…

-Olsun-



Bakışı acıttı,

Gözyaşı selinde boğuldu ruhum.

Sevgili gibiydik!

Acıyan yerde takılı kalan,

Acının üstüne basıp kanatan…

Soluğum kesildi.

Kelime yok, ses kayıp, bakışım kaçak…

Ağlamak nedir ki?



Şimdilerde ben;

Onun kapısını gıcırdamadan açmasına sebep,

Onu çok seven kızı…

Artık O;

Benim sonradan görmeliğime katlanan,

Hatta “Şımar” diye haykıran babası…



Sevmek bir ihtiyaçsa etrafına bak!

O kadar çok sevgiye aç var ki;

Güç, para, mevki de ne?

Senin kapın gıcırdıyorsa hepsi hikâye!
...
Ne yaşattın ki bana her günümü zehrettin
Kör kuyulara ittin yapma dedim kaç kere
Çok hesapsızca vurdun canımdan bile ettin
Gör açtığın yarayı, yapma dedim kaç kere...


Aldın başını gittin dinlemedin sen beni
Mecnun ettin çöllerde anlamadın sen beni
İnan sevgim büyüktü tınlamadın sen beni
Sakın! yanlış yollara, sapma dedim kaç kere...


Bağrıma ateş düştü dermanı olamadın
Sersefilim burada sevginle dolamadın
Kalbimi söküp verdim yine de kalamadın
Şu gönül limanımdan, kopma dedim kaç kere...


Bunun mahşeride var sırtın kime dayalı
Sanma ettiklerin kâr, beni hiçe sayalı
Hâlâ sesin çıkmıyor derdi bana koyalı
Fâni olan dünyaya, tapma dedim kaç kere...


Yaşayan bir ölüyüm alıştım artık vurma
Nefesini tüketip kendi kendini yorma
Bir gün ölürsem eğer mezarım nerde sorma
Hep yeniden şans verdim, tepme dedim kaç kere...


Polat Tek
27.10.2014 -20:13 / ANTALYA
KARALAMA ŞİİRLER...
...
Akşamları hüzün çöker şehrime,
Yıldızlar da sensiz ağlar burada.
Seslendim sevgili nazlı yarime,
Haberi yok sanki yalnızım burada.

Sabah mihricanı vurmada beni,
Ölmeden görseydim ne olur seni,
Bir kahvenin kırk yıl hatırı hani?
Haberi yok sanki yalnızım burada.

Hatıranı yazdım roman oluyor.
Kötü kader beni neden buluyor?
Nefesim rüzgarla seni soluyor.
Haberi yok sanki yalnızım burada.

Hava bulutlandı, karıştı renkler,
Gönlüm bir umutla hep seni bekler,
Bütün kabahati felek bana yükler,
Haberi yok sanki yalnızım burada.

Zahiri'm sabırla bekler dururum,
Aşkını kalbime yazıp korurum,
İstersen senin de kölen olurum,
Haberi yok sanki yalnızım burada.

Tahir GÖRENLİ.26.10.2014
...

Dört harfli iki ırkın kardeşliği üstünde dört mevsim çiçekler aç Zerya!






Mürekkep başı bekleyen, leğen kemikleri örselenmiş yaşlı kadınların avazından zılgıtlar çaldım sana
Ey Zerya!
Ölülerin dudaklarında yaşayan bir nefeslik hasreti taşıdım kollarımla
Dilleri söz kesiğinden suskunluk akan nehirlere düştüm
Çatır çatır kırıldım ses oldum dimağımda
adın battı us'uma
ruhum acıdı
bağırdım seslice



Kanatlarında düş taşıyan serçeleri ben vurdum
tek el çırpışımla
Su üstünde yürüyen dervişlerin tesbihini çaldım
la notasında
Kuruyan nefesimle küf kustum kar küreyen izbe yeşilliklere
Şehâdet parmağımın iziyle incittim
dikenli tellerin katı kalplerini
Çapraz birleşen ayaklarımdan su yakarışı ağıtlar içtim
Bağdaş kurdum yüzümü toprağa
ve ağladım içlice



Sis çöken dağların kaçak nefesini çekip damarlarıma
Kucağımda beyaz kefenlere sarılmış çocukları özgürleştirdim
Rüzgâr telaşına düşmüş pencere yalakası dallardan salınarak
Gözlerimin perdesinde flemenko gülüşler sahneledim
Kapı dışarı kovulan bir damla su ile hayat bulup
et ve tırnak yazıldım kaderine
Kara şapkalı bulutların üşüttüğü
güneş yanığı kelimelerinin
"Aç"ırkına barış emziren memesini
Aç Zerya!


Bak!
İ ş t e b e n g e l d i m


Muharrem KÜÇÜK
...
Kur saati
sevdalı yüreklerin kor kalbine
ritmi uyarsa gönlümüze
birlikte uyanırız sevdanın sesine...

//

- Gözleri Işıldayanlar -

Öylesine güzel ki...

gözleri yanık türkü tadında
sevdayı çağırıyor

Ahhh!

Bir tutsam ellerini
gök yarılır orta yerinden
çığlık çığlık sevda yağar
aşka susamış kaldırımlarıma...

Mavi gözlerine kenetlenip
yangınlara atılıyorum umarsızca
ve sevda yanıyor
düğümlenen dudaklarımda...

- Kalbi Sevgi Çağıranlar -

Yıldızlara birlikte bakabilseydik
duygu dolu mektuplar yazılırdı
aşka susamış yalnız yüreklere...

ve bütün dilekler seni doğururdu
anne olmaya hazırlanan bir kadın şevkatinde...

Teninin kokusu,
rüzgarla vals yapan saçların,
ve bir de masumiyet çağlayan gülüşün
yüreğimin titreyen sesinde birleşiyor

Alemlere çığlık çığlık yankılanıyor
Sevdam...

Seni...
Sev...
...

Masumiyet şehrimin sevgilisi
Seni seviyorum

- Yüze düşen ilk çizgiler -

Hayatın orta yerine oturup
ardımda bıraktıklarıma tebessüm ettim...

En güzel günler...

Sevdaların tazeliğini koruduğu,
Çocukların sesinde filizlenen mutluluklar,
Genç aşıkların köşe bucak kaçışları,
Yaşlı bir çiftin kol kola attıkları ağır adımlar,
Bizi ardında bırakan insanlar,

Akıp gitti zihnimin sokaklarından...

Şimdilerde
Boyumu aşan evlatların varlığına sığınıp
dar vakitlerde harcayabileceğim
mutluluklar biriktiriyorum...

- Vakitsizler -

Üç beş gün ya var ya yok...

Hayata sığıntı kaldım sanki
zamandan kaçıp zamansızlığa göç başladı
yüzümdeki derin çizgilerle...

Yorgun bedenim
takatini yitirmiş elleriyle sarmalıyor
hayatı...

Bir kez daha aşık olsam dar zamanda
ve vaktim yettiğince secde etsem aşka...

Bir kez daha gülümsese hayat
geçmişimde hatırladığım
o genç kızın koynunda

Sonra...

Vakitsizliğimin son vaktinde
son defa
ferini yitirmemiş adamın gözleriyle baksam
göç yollarından aşka...

...
değişti herşey en önce değişti insan
güller bülbüller masallaştı bir an
tarih oldu edep aranır oldu haya
oldu alın teriyle yoğrulmuşluk ziyan

yok oldu bahçedeki son fidan
unutuldu yanıbaşındakine selam
makinalar söyleşti sustu insan
daha fazla söylenir oldu yalan

eğer unutulmuşsa gece çekirge sesleri
insanlar çekirdeğin içine hapsolmuşsa
kabak tadı vermisse güzelim hıyar
kadırgaların yerini sarmışsa denizaltıları
insan ah ederek eski günleri anmışsa
orhan’ın dediği gibi batsın bu dünya

...
KAŞLARINI ÇATIP YÜZÜN DÖNDÜRME
BUGÜN YARALIYIM SİTEM GÖNDERME
GÖZLERİM YAŞLIDIR SELE DÖNDÜRME
EĞER GİDER İSEM DÖNMEM BİR DAHA

ZÜLÜFLERİ İKİ YANA AYIRMA
GİZLİ SIRLARIMI ELE DUYURMA
AĞARMIŞ SAÇLARIMI YOLDURTMA
EĞER GİDER İSEM DÖNMEM BİR DAHA

GİDER İSEM YOLUM ASRİ SAADET
MENZİLE VARILMAZ ÇEKMEDEN ZAHMET
BAYKARA DA HAKKIN ÇOKTUR HELAL ET
İŞTE GİDİYORUM DÖNMEM BİR DAHA

MEHMET BAYKARA
...
Cumhuriyet Ve Bayramı İçin

Ulusal Bayramların ulusu Cumhuriyet
Onda demokrat yaşam,onda gerçek hürriyet.

Kurulması kadar güç yaşatabilmek onu
Kaybeder isen gelir mutlu yaşamın sonu.

Korumak baş görevdir yedisinden yetmişe
Gençlikse tek güvendir odaklanmış bu işe.

Kaybolunca kıymeti bilinen sıhhat gibi
Üstüne titreyelim,çünkü biz tek sahibi...


Alper Kürük
...
On gün sonra bir sene olacak tı
Bir sene bir senede ne olabilir ki
Çok kısa bir zaman gibi değil ama
Bu bir sene benim bir ömrüm oldu
O kadar çok yaşandı her şey yasandı.

Bu sana buradan yazdığım ilk ve tek şiir
Bir daha şiir yazmayacağım
Gerçek değildi sana göre gerçek değildi
Değil mi değil her şey gerçekti
Yanında değildim hiç olmadım yanında
Buna rağmen yanındaydım
Her an her gün her gece
Sözler vermiştin hiçbirini tutmadın
İçenden gelmediyse tutmamışsındır ne diyebilirim
Şimdi birine âşık olduğunu soyluyorsun
Aşk mı iki gün sonra her şey değiştiğinde
O aşk sandığın şey
Bittiğin ihtiyacın olduğunda aklına geldiğimde
Yine ben yanında olacağım.

Söylüyorum ya her şey gerçekti
Sen burada olmasan ne olacak
Orada olsan ne fark eder
Sevgi âşk, böyle bir şey işte.

Sami Arlan..

...
Bilmediniz
Anadolu’nun bir köyünden
Sessiz sedasız yollara düştüğümüzü
İçimizde vatan aşkı henüz filizlenirken
Gençliğimizi emanet ederken
O nazlı hilâlin gölgesine
Sevdiklerimize kısık bir sesle elveda derken
İçimizde bir volkan gibi yükseliyordu
Bir memleketin aşkı

İki satır bir mektubun içine
Ya da mahalledeki bir duvara
Elveda yazıp
Kimi zaman gözü yaşlı bir eş
Kimi zaman bir anne ya da baba
Kardeş, bacı, yâr bırakarak
Arkamıza bile bakmadan düştük yollara
Yeşil bir elbisenin altındaki
Kudretimiz titretirdi dağları
Sesimizdeki gürlüğümüz
Yakınkılanırdı dağlarda

Ayak seslerimizle yer gök inlerdi
Yüzümüzden akan terle sulanırdı toprak
Ağzımızdan çıkan tek bir söz
"Vatan canım sana feda"

Gece yarıları
Çıkılan görevlerde
Sırtınızı bir kayaya yaslayıp
Seyrederken gökyüzünü
Uyku ağırlaşırken gözlerinizde
Karlar içindeki ayağınızı hissetmeden
Tutulan nöbetlerde
Sevdiklerinizin sesiyle irkilirsiniz bir an
Çepe çevre sarmıştır kahpe bir pusu
Mermiler yarasalar gibi üşüşürken üzerinize
Çığlık sesleri silah seslerine karışırken
Göğüs göğüse çarpışırken
Deli bir fişek
Koparır sizi en sevdiğinizden

Öyle bir candır ki sizden koparılan
Kucağınızda gözlerinizin içine bakarak can verir
Yırtılır gözünüzdeki karanlık bir an
Ilık bir damla gözyaşı süzülür yanaklarından
Bir tatlı tebessümdür gördüğünüz o an
"Yer yarılsa da ben girseydim" derdiniz

Çivilenip kalıyorsunuz sanki olduğunuz yere
Can pazarı kuruluyor figânsız gecelere
Ütünüzde ağır bir vebal
Her yer barut ve kan kokuyor
Telsizlerde yükselen sesler bir biri ardına
Sonra gecenin izlerini silen
Hafif bir alaca karanlık
Güneş yükselirken tepelerden
Her yer darmadağınık

Ya sonra
Bayrağa sarılı bir tabutu uğurlarken
Meçhul bir memlekete
Bir annenin feryadı sanki kulaklarınızda
Ya da öksüz bir yetimin öylece bakakalışı
Sonra boynu bükük bir uğurlama
İçinizde açılan
Kapanmaz iyileşmez bir yara
Şimdi kalkıp sözde barış diyorlar
Ben mi başlattım bu savaşı
Kalanlara selâm olsun....
VATAN SAĞOLSUN..!

...
Kırların bağrındaki gülçiçeğim
Bugün bir hal var sende karakız
Yapraklar coşmaz sular taşmaz
Yüzlerin solmasın bana karakız

Benim sevgim sığmaz öyle dağlara
Ver elini, tutayım elinden karakız
İstersen kapatma sürme gözlerini
Solmasın gönül gözümde karakız

Bak zaman ne çabuk geçti yanında
Gün ışımış kapat lambayı karakız
Kırgınca bakma yüzüme ne olur
Aç pencereyi girsin sevgi karakız

Sensin benim baharımda kışımda
Sensin dalımdaki yeşeren yaprak
Sensin yerde toprak, gökte bulut
Damarımdaki kanımsın karakız

İnan artık gönlümdeki sevda kızı
Hadi sevdamı kabul et anla sızımı
Sanki ateş gibi sardın gönül yazımı
Görmezmisin ağlıyor gönlümün kızı
...

 

 
     
Şiir : Şiir Adı Yazınız..
Şair : yasemin_yurts...
Okunma : 1
Şiir Yıldızı : 1 1 kez
Tarih/Saat : 31.10.2014 / 13:2
Gönderen : yasemin_yurts...
Kategorisi : Aşk
İndirilme/Yorum : 0
Şiir Yıldızı
Haftanın Seslendirmeleri
1.
2.
3.
4.
5.
Seslendirenler YILDIZLI SESLER
Savruluyor Düşlerim
mustii67
( 4,67 / 12 )
Bilmediniz
celalkeklikci
( 4,64 / 11 )
Tamara-1
Dogan.Bilge
( 4,43 / 7 )
Hz.Muhammed
bilalbutun
( 4,36 / 11 )
Sana Yeminliyim
ISIK_ARSOY
( 4,14 / 7 )
Koza
DENIZUZUNER
( 4 / 4 )
Gençliğe Hitabe
Fuatinan
( 3,89 / 9 )
Karakız
M_Ali_Unsal
( 3,67 / 3 )
Nem Kaldı
M_Ali_Unsal
( 3,5 / 6 )
Her Kapı Gıcırtısı Anlatır Hikâyesini
Melekce
( 3,5 / 6 )
Şehit Nidası Erdi
guzgulu
( 3,4 / 5 )
Beklerim Gündüz Gece..!!
durak41
( 3 / 3 )
Kaderime Bak...
ISIK_ARSOY
( 3 / 2 )
Alnı Öpülesı Kadın,A
yalnizefe
( 2,5 / 2 )
Ağlama Deli Gönlüm
momoli
( 1,67 / 3 )
Maralım
aldemir
( 1 / 1 )
Yok Olmak.!
RomanticA
( 1 / 1 )
Son Eklenen Sesli Şiirler
BEKLERİM GÜNDÜZ GECE..!!
Ağlama Deli Gönlüm
Her Kapı Gıcırtısı Anlatır Hikâyesini
Yarım Kaldı Her şey.!
Vj Bülent | Gürkan Beşer | Düet Şiir
HANGİ SUÇUN CEZASI..?
MEHMET NALBANT İMZA VE RADYO SEMİNERİ
SENİ SANA TERKEDİYORUM
HASRETİN BİR BAŞKA BUGÜN
KAÇ YEMİN KAÇ TÖVBEMİ BOZDUM SENİN UĞRUNA
DÖNMEDİN SEVDİĞİM GİTTİĞİN YERDEN
Bu vatan hepimizin değil mi?...
TURNAM NAZLI YÂR!DEN HABER GETİRİN..3..
Biliyorum Sevdiğim Saat Geç Oldu
Site kurallarını okumak için tıklayınız Her Hakkı Saklıdır© 2010 web:iletisim@serkanweb.com

Üye Olarak Giriş Yapmalısınız..